Erdoğan’ın Uzayı | Mine Bay Yazdı

Erdoğan’ın Uzayı | Mine Bay Yazdı
Yayınlama: 19.01.2024 18:08
A+
A-

SpaceX Dragon uzay aracı Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. Fırlatmadan önce Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı ile video konferans aracılığıyla görüştü.

“Uzay görevi icra eden ilk vatandaşımız sen olacaksın. Hazır mısın?” dedi.

Alper Gezeravcı ise gözleri yaşartan şu cevabı verdi:“Alnımızın akıyla bu görevi icra edecek şekilde hazırız. Gelecek nesillerimize hayallerimizi sınırlandıran bu perdeyi açmaya vesile olduğunuz için size minnettarız.”dedi.

Bizim uzay aracımız yok. Erdoğan yirmi yıl daha yaşasa ve her seçimi mucizevi bir şekilde kazansa bile uzay mekiği yapacak teknolojiye sahip olamayız. Tutup parasıyla alsak aracı fırlatacak merkezimiz yok.

Yolculuğun parasını verdik, elli beş milyon dolar ödedik, havalı olsun, ciddi hatta kurumsal gözüksün diye Türk Hava Kuvvetleri’nde askeri pilot olan bir adamı gönderdik.

Parasını verdikten sonra ne fark ederdi. Biraz eğlenmek biraz heyecan yaşamak içinMilli Piyango’dan çekiliş yapabilir, uzaya gidecek talihliyi belirleyebilirdik.

Gerçi talihlinin Kolombiya’dan çıkma riskini ne yapardık bilemiyorum. Ya da Sayın Cumhurbaşkanımızın damatlarından, oğullarından biri de gidebilirdi.

Aslında konu uzay muzay değil. Söz konusu AKP’nin icraatları, AKP’nin propagandası olunca adeta bir mizansen sahnelendi. Seçimin yaklaştığı şu günlerde adım adım planlandı, tanıtım yapıldı, biz uzaya çıktık, hem de bunu AKP başardı dendi.

***

Kaldırıma fırlatılacak ucuz çürük meyve sebze kasasını kollayan, bir saniye bile durup maaşım-gelirim yüksek enflasyon karşısında kuşa döndü niçin, diye düşünmeyen, hâline binlerce kez şükreden insanlar var.

Bunlar alnı secdeye değen cumhurbaşkanı olsun da kâğıttan olsun hatta ben acımdan öleyim önemi yok, diyen insanlar.

Uzatılan mikrofona işsizlikten yakınan gençleri görünce öfkeden köpürür, hemen yanaşıp “Çıkar telefonunu göster ne açsın ne açıkta!” diye kükrer, dakikalarca konuşur, iktidarı över, sonra arkasını dönüp o bahsettiğim çürük çarık kasadan birbirinin elinden meyve sebze kaparlar.

İşte parasını bastırıp bu insanlar için uzaya yolcu gönderdik.Akşam olup iktidar medyasının ana haber bültenini açacak, önce Filistin’in başına gelen felaketle uyuşacak, ardından yoksulluğun, geçim sıkıntısının,çürük kasadan ucuz portakal kovalamanın öfkesini İsrail’e kusup rahatlayacak.

Sıradaki haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat uzaya gönderdiği ilk Türk’ü görüp gururlanacak. Bu Erdoğan var ya ne kadar büyük adam,diyecek.

Önceden yol mu vardı iz mi vardı, tüp kuyruklarında beklerdik, Amerika’yı dize getirdik, Almanya bizi kıskanıyor, diyecek.

İstese de diyecek istemese de.Malum yirmi iki yıldır iktidar medyası bunları söylüyor, o da yirmi iki yıldır her günbunları tekrar tekrar dinliyor, izliyor, okuyor.Karnı guruldarken beyni nerden nereye geldik diyor. Elindeki elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini düşünürken, bir yandan daSuriyeli hasta yoğunluğu sebebiyle randevu alamasa bile hastanede sıra beklemediği aklına gelip seviniyor.

Şimdi mi, oğlu üniversiteden mezun, markette kasiyerlik yapıyor fakat o gözlerini gökyüzüne dikip Reis uzaya adam gönderdi,diyor. Ve dudaklarından,“Allah bizim canımızdan alsın Erdoğan’a versin.”Sözcükleri dökülüyor.

1976 Sivas doğumludur. Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi veİdari Bilimler Fakültesi İşletme mezunudur. Yazmak dışında herhangi bir işle meşgul olmamıştır. İlk romanı “Kasaba” 2017 yılında yayımlanmıştır. Roman 1980 ihtilalinden bugünün Türkiye’sine değin geçen süreyi hikâye eder. Yer yer büyülü gerçeklik unsurları ile yer yer distopik bir evren gözlenir. İkinci romanı “Eşikte” 2019 yılında yayımlanmıştır. Tipik bir post modern romandır. Konusu sosyal medyada çocuk tacizidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğini almış, yüz kütüphaneye dağıtılmıştır. Üçüncü romanı “Kesit” 2020 yılında yayımlanmıştır. Tarikat yaşamını hikâye eder. İlk ve tek öykü kitabı “Kestane’nin Düşü” 2022 yılında yayımlanmıştır. Toplamda yedi öyküden oluşur. Öykülerin konusu; yaşlılık, yalnızlık, yozlaşmış gelenekler, siyasi iktidarın toplumsal baskısı, işsiz öğretmenler, cemaate teslim edilmiş fakir öğrenciler, ölüm ve kabul ediliş biçimidir. Son kitabı, siyaset araştırma ve inceleme konulu “Ulak” 2023 yılında yayımlanmıştır. Kitapta ülke siyasetinin yanı sıra kitap analizleri, gezi, anı ve denemeler de yer almaktadır. Çeşitli gazetelerde gündem ve siyasete dair köşe yazısı yazmaya devam etmektedir.