Halkımız Dinde Reform Gerçekleştirdi – Mine Bay Yazdı

Halkımız Dinde Reform Gerçekleştirdi – Mine Bay Yazdı
Yayınlama: 25.04.2024 18:35
A+
A-

Bugün kimi sığ kafalar dinde reform lafını duyunca küplere biniyor. Sanıyorlar ki reform demek dinsizlik demek, reform demek kâfirlik demek. Bu insanlara bir şey anlatamaz, kemikleşmiş ezberlerini bozamazsınız. Zaten onları kazanmak, ikna etmek gibi bir derdim yok.Onlar geçmişin örümcek bağlamış tozlu rafları. Onlar her devirde her toplumda başa belalar. Öyleyse şimdiye ve geleceğe bakmalı.

Tam da dibe vurmuşken, tam da yozlaşmanın, ahlaksızlığın erdem sayıldığı, alkış topladığı şu günler dinde reform için en uygun zaman. Çünkü reformu uygulayacağımız kanallar hiç olmadığı kadar çeşitli. Tutup neredeyse tüm ortaokulları ve liseleri imam hatiplere dönüştürdüler. Krizi fırsata çevirme lafını çok duymuşsunuzdur. Toplumsal ve eğitim alanındaki krizimiz imam hatipler ve yine fırsatımız da onlar.

İmam hatiplerin müfredatı değiştirilerek bu reform son derece etkin ve kolayca gerçekleşir. Yine devlet içinde devlete dönüşmüş, devasa bütçeye ve çalışan sayısına sahip diyanet vasıtasıyla bu reform gerçekleşir. Başımızdaki iktidar buna yanaşmaz doğru. Onlar şu günlerde kan kaybettikleri için can derdinde. Zaten gericilikten en çok faydalananlar da onlar. Gitmeleri, iktidardan düşmeleri yakın. Kokuşmuş düzenden yakınan başa geçecekler derhal bu projeyi hayata geçirebilir, ardından yıllara yayarak kademeli şekilde imam hatipleri olması gereken sayıya, diyaneti olması gereken büyüklüğe indirebilirler.

Gelelim reforma ve nasıl gerçekleştirileceğine. Bu sözcüğün yüzü soğuk. Anadolu insanının aklına gavur icadı, günah, haram, dinsizlik hatta peygamber değişikliği bile gelir. Reform demeyin, mümkünse hiçbir şey demeyin. Az konuşup çok iş yapın, vakit geldiğinde hemen harekete geçin. İmam hatiplerin kitaplarında, ders programlarında kadının toplumdaki yerini en baştan ele alın.Şu an yaşanan ve olması gerekeni koyun. Müftülüğü arayıp “İslam’da kadın dövmenin yeri var mıdır?” diye sorana. “Baş kaldırmasından korktuğunuz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın.” demeyin. Kadın dövülmez deyin, kadın da senin gibi insandır, senin kölen ya da işlerini gören hizmetkarın değildir deyin. Sen kadından üstün bir yere sahip değilsin. Onunla yan yana yürüyen hayat arkadaşısın deyin.

İmam hatiplerde elbette miras konusu Kur’an’da geçtiği şekilde öğretilecek. Çünkü bu çocuklar teoloji okuyor. “Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli miras vermenizi emreder…”

Ardından bunun günümüzde uygulanamayacağını öğretin. Şer’i düzene övgüler düzenleri okullara sokmayın,laik hukuk sistemini benimsetin. Hiç yaşamadıkları, ne olduğunu bilmedikleri Şer’i düzene sempati beslemesinler.Faiz’in günümüzde niçin haram olmadığını, ekonominin zaten haram denilen şey üzerine kurulduğunu anlatın. Haramdan kasıt tefeciliktir deyin.

Uzatmak istemiyorum. Modern yaşamda geçerliliğini yitirmiş, bin beş yüz yıl önceki toplumsal hayatın şartlarına uygun kuralların, düzenlemelerin artık işlerliği kalmadığını, Müslümanın bugünkü düzene uygun şekilde yaşaması gerektiğini anlatın, öğretin.

Atla deve değil, reform denilen şey budur. Çoğunluk vatandaşın yaşadığı hayata dair istikrar, toplumsal barış. Siz bunu yapmadığınızda ne oluyor biliyor musunuz?Cehaleti sistematik şekilde yayıp öğretmeye çalışıyorlar. Kendi pisliğimizde boğulacak hâle geldik.

Cahil istiyor ki herkes bana benzesin, istemekle kalmıyor, çabalıyor cahilliği anlatıyor özendiriyor. Aydın istiyor ki benden başka kimse bilmesin, gerek de yok zaten. Oturduğum yerden cahile söverim, okurum, kimseye değmeyecek şekilde yazarım, çiçeklerden, böceklerden, asil duygulardan bahsederim.Gezerim tozarım, olabildiğince medeniyetin tüm nimetlerinden faydalanırım. Bir ben bir kendim, etliye sütlüye dokunmadan tatlı tatlı yaşarım, gerisi de beni ilgilendirmez.

Siz dinde reform yapmakta geciktiğiniz için halk bunu kendi kendine yaptı. Ortaya çıkan şeyi her gün görüyor, tecrübe ediyor, lanetliyoruz. Başı kapalı mahrem yerleri açıkta kadınlar türedi. Muta nikahı deyip İslam’ı fuhuşa alet edenler türedi. Faiz haram deyip bankaya para yatırmayan, güya günaha girmeyen fakat evlatları arasında maddi manevi her şekilde ayrım yapan anne babalar türedi. Dam başında saksağan, dindar olduğunu sanan, soysuzlaşmış insanlar türedi. Evet, bunlar hep vardı fakat şimdilerde daha kabul edilemezler, tuhaflar ve kendilerinden eminler. Doktor dövüp Cuma’ya gidiyor, banka faizi yemeyip ülkeyi talan ediyorlar. İşte buna vatandaş usulü dinde reform diyoruz.

Siz dinde reform yapmakta geciktiğiniz için ne oldu biliyor musunuz? Din siyasete alet edildi. “Bir Müslüman olarak nas neyi gerektiriyorsa onu yapacağım.” deyip faizi indiren siyasetçi hem ekonomiyi batırdı hem de oy topladı. Oy verenler,“Senin mantığınla faizin hiç olmaması gerekir, düşük faiz demek düşük günah mı demek? O zaman tüm bankaların da kapatılması lazım. Maaşımızı develere yüklediğin tuzla mı ödeyeceksin, öyle şey olur mu, bu nasıl bir saçmalık?” diyemedi.

Tüm bu yazdıklarımdan sonra vardığım sonuç şu: Dinde yapılacak reform, o çok şikâyet ettiğimiz balçıkta debelenen toplum ahlakını yükseltecek. Atatürk’ten sonra hiçbir şey başaramadık, olumlu hiçbir değişim ve gelişim gerçekleştiremedik. İnanmak başarmanın yarısıdır. Neden Atatürk olmayalım, neden bunu başarmayalım. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

1976 Sivas doğumludur. Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi veİdari Bilimler Fakültesi İşletme mezunudur. Yazmak dışında herhangi bir işle meşgul olmamıştır. İlk romanı “Kasaba” 2017 yılında yayımlanmıştır. Roman 1980 ihtilalinden bugünün Türkiye’sine değin geçen süreyi hikâye eder. Yer yer büyülü gerçeklik unsurları ile yer yer distopik bir evren gözlenir. İkinci romanı “Eşikte” 2019 yılında yayımlanmıştır. Tipik bir post modern romandır. Konusu sosyal medyada çocuk tacizidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğini almış, yüz kütüphaneye dağıtılmıştır. Üçüncü romanı “Kesit” 2020 yılında yayımlanmıştır. Tarikat yaşamını hikâye eder. İlk ve tek öykü kitabı “Kestane’nin Düşü” 2022 yılında yayımlanmıştır. Toplamda yedi öyküden oluşur. Öykülerin konusu; yaşlılık, yalnızlık, yozlaşmış gelenekler, siyasi iktidarın toplumsal baskısı, işsiz öğretmenler, cemaate teslim edilmiş fakir öğrenciler, ölüm ve kabul ediliş biçimidir. Son kitabı, siyaset araştırma ve inceleme konulu “Ulak” 2023 yılında yayımlanmıştır. Kitapta ülke siyasetinin yanı sıra kitap analizleri, gezi, anı ve denemeler de yer almaktadır. Çeşitli gazetelerde gündem ve siyasete dair köşe yazısı yazmaya devam etmektedir.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.