İlahiyat ordusuyla dinde reform – Mine Bay yazdı

İlahiyat ordusuyla dinde reform – Mine Bay yazdı
Yayınlama: 28.06.2024 20:00
A+
A-

“-Dünyada ne kadar hayvan çeşidi bulunduğuna dair tahminler 20-100 milyon arasında değişiyormuş.

-Dünyada 400 bin civarında bitki türü olduğu tespit edilmiş.

-Denizlerde 15000 çeşit balık olduğu tespit edilmiş.

Bu canlı ve bitki türlerinin araştırılması lazım değil mi? Bunları araştıracak uzman lazım değil mi? Demektir ki binlerce, on binlerce, yüz binlerce bitki ve hayvan uzmanı lazımdır değil mi?

Oysa biz, gece gündüz İLAHİYATÇI, HADİSÇİ, TESFİRCİ, HAFIZ, KELAMCI, TASAVVUFÇU, TARİKATÇI, İMAM HATİPÇİ, İMAM MÜEZZİN yetiştiriyoruz değil mi? Ha bir de bol bol İslamcı ve milliyetçi yetiştiriyoruz değil mi?

Türkiye’deki ilahiyatçılar, diyanetçiler ve imam hatipçilerin sayısı biyoloji, kimya, astronomi ziraat, tıp, botanik, denizcilik ve veterinerlik uzmanlarından kat kat fazla. Yani ülke halkı kaderini ve safını açıkça tayin etmiş. Halkın yolu bizim yolumuz değildir.”

Bu satırlar hem entelektüel hem de fotoğraf sanatçısı Harun Anay’a ait. Temelsiz bir iddia değil, burnumuzun dibindeki gerçek.

Yakın zamanda YouTube’da beş milyon kez görüntülenen bir program yapıldı. Programda Asrın Tok şeriatı savunurken, Diamond Tema karşıt görüşte yer aldı, aynı zamanda HZ. Muhammet’in,HZ. Ayşe çok küçük yaştayken onunla evlilik yaptığını, bu bilginin sahih hadislerde yer aldığını söyledi. Bu arada sahih aslına uygun, gerçek demek. Hadis ise HZ. Muhammet’in sözleri, fiilleri ve tasvip ettikleridir.

Ardından kıyamet koptu hâlâ da yankıları devam ediyor. Diamond Tema gibi biri, yıllar yılı sayılarını artırarak yetiştirdiğimiz ilahiyatçı tayfanın dikkatini çekmezdi. Hatta bu genç adamı görmezden gelir, adam yerine dahi koymaz, ismini zikrederek ona cevap vermeye tenezzül etmezlerdi. Ne de olsa dünya gösteri dünyası. Ne kadar izlenirseniz o kadar değerlisiniz, ne kadar izlenirseniz o kadar önemlisiniz. İlahiyat ordumuz derhal harekete geçip şeriatı savundu, savunurken de kıvırmaktan, kelime oyunu yapmaktan geri kalmadı. Kimi şeriat İslam değildir diyerek, kimi İslamşeriattır ama… diyerek…

Saatlerce konuşup yazdı, beyanat verdi fakat hiçbir şey söylemediler. Sözleri bir sonuca ulaşmadı, işe yaramadı. Şeriattı, İslamdı derken kavram karmaşası yaratıp zihinleri bulandırmaktan başka şey yapmadılar.

Madem yirmi ila yüz milyon arasında değişen hayvan, dört yüz bin civarı bitki türüne karşılık zoolog ve botanikçi, semada parlayan yıldızlar için fizikçi ve astronom yetiştiremiyoruz, bol bol İslamcı yetiştiriyor, ilahiyatçı ordusu besliyoruz, bu ordu niçin işe yaramıyor?

Misal şikâyet ettikleri hadislere niçin ele almıyorlar? Niçin bir araya gelip manifesto vermiyorlar?Aynı çatı altında bu hadisler üzerinde çalışmıyorlar?“Evet,Buhari’nin hadisleri için sahih deniliyor fakat bunlar kabul edilemez, şunlar çıkarılmalı, bunlar yok sayılmalı. Miadını doldurmuştur, zaman ve topluma uymamaktadır hatta toplumu aşağı çekenlerin elinde silah gibi kullanılmaktadır.” demiyorlar.

Bu ordu böyle bir çalışma yapsa diyanet dediğimiz siyasi yapı önünde durabilir mi? Ne zamana kadar direnebilir? O da bir müddet sonra bu çalışmayı kabul edip tanıyacak, resmileştirecek.

HZ Muhammet’in ölümünden yaklaşık iki yüz yıl sonra yazılan hadislerin toplamda kaçı sahih?Akla mantığa ve ahlaka ters olanları yok mu? Acaba hiç düşünmemeli, sorgulamamalı, şüphe duymamalı, bin yüz elli dört yıl önce yaşamış bir adamın (Buhari) ve onun gibilerin yazdığı her şeyi doğru kabul edip yolumuza devam mı etmeliyiz?

Bugün bu öğretiler altında modern hayattan kopamayıp dindar şekilde yaşamaya çalışırken iki yüzlü, sahtekâr, bir öyle bir böyle diyen, yalan söylemek zorunda bırakılan, sinsi karakterde insanlar türedi. Ben bu insanlara kızamıyorum, bu şekle dönüşmek zorunda bırakıldılar.

Katıldıkları TV programlarında koltuğa yayılarak oturan, kasım kasım kasılıp parmak sallayarak kadını aşağılayan,modern yaşama uymayanyasakları sıralayan ilahiyatçılarımız. Tatlı hayatlarınızdan feragat edip zora girmenin zamanı gelmedi mi? Birbirinin aynı bilimsel makale yazmaktan, aslında hiçbir şey üretmemekten sıkılmadınız mı? Evet evet farkındayız, pek çoğunuz Arapçayı da bilmiyor.

Gösteri dünyasında gözler tam da size dönmüşken harekete geçin, lütfen hadisleri temel alarak dinde reform hareketi başlatın.

Benimkisi hayal, elbette kılınızı kıpırdatmazsınız. Vatandaş belki yüz yıl daha ilahiyat ordusu beslemeye devam edecek.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme mezunudur. Yazmak dışında herhangi bir işle meşgul olmamıştır. İlk romanı “Kasaba” 2017 yılında yayımlanmıştır.1980 ihtilalinden bugünün Türkiyesine değin geçen süreyi hikâye eder. Yer yer büyülü gerçeklik unsurları ile yer yer distopik bir evren gözlenir. İkinci romanı “Eşikte” 2019 yılında yayımlanmıştır. Tipik bir post modern romandır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğini almış, yüz kütüphaneye dağıtılmıştır. Üçüncü romanı “Kesit” 2020 yılında yayımlanmıştır. Tarikat yaşamını hikâye eder. Tek öykü kitabı “Kestane’nin Düşü” 2022 yılında yayımlanmıştır. Toplamda yedi öyküden oluşur. Siyaset araştırma ve inceleme konulu “Ulak” 2023 yılında yayımlanmıştır. Kitapta ülke siyasetinin yanı sıra kitap analizleri, gezi, anı ve denemeler de yer alır. Deprem konulu son romanı “Toz” 2024’te yayımlanmıştır. Medya Siyaset Kanalı’nda kitap analizi programı yapmaya, çeşitli gazetelerde gündem ve siyasete dair köşe yazısı yazmaya devam etmektedir.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.