Meral Akşener’in ilgi merakı – Mine Bay Yazdı

Meral Akşener’in ilgi merakı – Mine Bay Yazdı
Yayınlama: 12.06.2024 15:06
A+
A-

2024 Yerel Seçimlerde İYİ Parti hezimete uğrayınca Meral Akşener tepkilere, yükselen seslere karşıOlağanüstü Kurultay kararı almak zorunda kaldı ve genel başkan adayı olmadı. Başkanlığa Müsavat Dervişoğlu seçildi. O günden sonra da kendisinden haber alamamıştık. İlk olarak Özer Uçuran Çiller’in cenazesinde şöyle bir gözükmüştü.

Ve bir sabah kalktım, Meral Akşener saç rengini değiştirmiş, Erdoğan’la tokalaşırken gülücükler saçıyor. Çok tuhaftı. Hanımefendiden bu şekilde haber alacağımı tahmin etmezdim.

Elbette siyasette her şey mümkündür fakat kabul edin ki manzara gerçekten çok acayipti. Kendisi niçin böyle bir görüşme yaptığına dair açıklamada bulunmadığı için pek çok şey söylendi. Erdoğan’dan oğlu için büyükelçilik istiyor, bu yüzden ayağına gitti dendi. Yeni bir parti kuracak dendi. Tüm bunlar yazılıp çizilirken, TV programlarında tartışılırken buyurun, oturup kalkıp beni konuşun, gündemi saçımla başımla, görüşmemle işgal edeceğim dercesine kendince bu gizemi devam ettirdi.

Hanımefendi bizimle muhatap olmadı. İYİ Parti Milletvekili Burak Akburak onun yerine açıklamalarda bulundu. Oğlu ile ilgili söylenenlere çok kızıyor, bu doğru değil, yeni parti kurmayacak, devlet için göreve hazır,dedi.

Dünya turnesine çıkmış,Amerikalı pop starlar ve onların menajerleri aklıma geldi. Akşener kendini unutturmamak, silinip gitmemek, gündemde kalmak için böyle bir pazarlama taktiğini uygun gördü, diye düşündüm. Gerçi kabalaşmanın lüzumu yok, pazarlama değil de PR (halkla ilişkiler) diyelim.O da medya, basın, mobil uygulamalar ve sosyal medya aracılığıyla insanların zihninde markanızla ilgili olumlu düşünceler yaratma sanatıymış.

Gelişen olaya ve seyrine bakın, heyecandan tırnak yediren Brezilya dizisi. Akşener yıllarca savaştığı, alaşağı etmeye çalıştığı Erdoğan ile görüşüyor. Üstelik bundan partisinin haberi yok. Ülkede yaşamayan biri,bizim siyasilerin üstün ahlakını, ilkeli duruşunu, dürüstlüğünü, asaletini bilmeyen biri ağzındaki çekirdek kabuğunu aceleyle tükürüpder ki:“Peki partisi ne yapmış ne demiş?”

Koray Aydın uzun bir yazı kaleme aldı. Yazının bir kısmında şu satırlar yer alıyor:

“…Kamuoyu, görüşme yapılacağını ilk kez İYİ Parti kaynaklarından değil, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan duyuru ile öğrendi.

Yeni seçilmiş olan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’na bir “hayırlı olsun” ziyareti dahi yapılmamışken, Sayın Akşener’in ziyaretini “İYİ Parti Eski Genel Başkanı” sıfatıyla yapması İYİ Parti kurumsal kimliğini görüşmenin doğrudan tarafı yapmıştır. 

Çünkü Sayın Meral Akşener, İYİ Parti’nin Kurucu Genel Başkanı olmasının ötesinde halen İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve dolayısıyla İYİ Parti üyesidir…”

Koray Aydın bu görüşme ile ilgili Akşener’den açıklama istedi. Fakat az önce söylediğim gibi Akşener açıklama yapmadı, başkasına, Burak Akburak’a yaptırdı. Ve dün ilk kez birinci ağızdan,Akşener’in kendisinden bir açıklama okuduk.

Metnin başında “Meral Akşener” italik fontile yazılmış. “M” harfinin uzayan kuyruğunda sarı oklar var. Aklıma yine PR çalışması geliyor. Bu havalı girişten sonra siyasilerin karşı çıkacakları konudan önce sakız gibi çiğnemekten hoşlandıkları, uzattıkça uzattıkları devlet, millet, demokrasi söylevini okuyoruz. Allah’ın emri zaten,olmazsa olmaz. Demokrasiden, etikten, basın özgürlüğünden, hukuktan yani içi boşaltılmış hatta ırzına geçilmiş tüm değerlerden bahsediyor. Katıla katıla gülmek istiyorum.

Okuyup bitirdikten sonra aslında bu açıklama falan değilmiş. Keşke İsmail Saymaz’ı arayıp derdini anlatsa, kamuoyunu meşgul etmeseymiş, dedim. Hanımefendi gazeteci İsmail Saymaz’ın söylediklerine kızmış o kadar. Yine Erdoğan ile ne görüştü, hiçbir bilgi yok.Devletteki görev nedir onu da bilmiyoruz. Fakat Erdoğan’ın devlet olmadığını çok iyi biliyoruz. Kendisi de biliyordur, ne de olsa milliyetçi fakat aynı zamanda “devlet için, millet için, görev, kanımın son damlası…” gibi sözcüklerin kendi mahallesinde geçer akçe olduğunu da iyi biliyor.

Akşener gündemde kalmak, ilgiyi üzerine toplamak, beni unutmayın demek için her şeyi yapacak.

Sayın Akşener, giriştiğiniz bu iş ve PR çalışması sizi gözden düşürdü. Değer katmadığı gibi değersizleştirdi. Bilin isterim.

Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme mezunudur. Yazmak dışında herhangi bir işle meşgul olmamıştır. İlk romanı “Kasaba” 2017 yılında yayımlanmıştır.1980 ihtilalinden bugünün Türkiyesine değin geçen süreyi hikâye eder. Yer yer büyülü gerçeklik unsurları ile yer yer distopik bir evren gözlenir. İkinci romanı “Eşikte” 2019 yılında yayımlanmıştır. Tipik bir post modern romandır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğini almış, yüz kütüphaneye dağıtılmıştır. Üçüncü romanı “Kesit” 2020 yılında yayımlanmıştır. Tarikat yaşamını hikâye eder. Tek öykü kitabı “Kestane’nin Düşü” 2022 yılında yayımlanmıştır. Toplamda yedi öyküden oluşur. Siyaset araştırma ve inceleme konulu “Ulak” 2023 yılında yayımlanmıştır. Kitapta ülke siyasetinin yanı sıra kitap analizleri, gezi, anı ve denemeler de yer alır. Deprem konulu son romanı “Toz” 2024’te yayımlanmıştır. Medya Siyaset Kanalı’nda kitap analizi programı yapmaya, çeşitli gazetelerde gündem ve siyasete dair köşe yazısı yazmaya devam etmektedir.