Bartu Soral “Türkiye’nin Son 40 Yılındaki Ekonomik Sistemi” madde madde açıkladı

Bartu Soral “Türkiye’nin Son 40 Yılındaki Ekonomik Sistemi” madde madde açıkladı
Yayınlama: 30.07.2022 19:04
A+
A-

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Eski Müdürü,Kalkınma Ekonomisti yazar Bartu Soral Türkiye’nin Son 40 Yılındaki Ekonomik Sistemi madde madde açıkladı.

Bartu Soral sosyal medya hesaplarından “Türkiye’nin Son 40 Yılındaki Ekonomik Sistem” başlığıyla yaptığı paylaşımda  Türkiye’de son 40 yıldır her iktidar, değişik biçimlerde rant yaratarak kendi yandaşlarına servet dağıtıyor. Herkes kapitalizm uygulandığını sanıyor. Bu rekabete dayalı kapitalizm değil eş-dost kapitalizmidir (crony capitalism). Asalak yandaş yaratır. ifadelerini kullandı.

Bartu Soral’ın açıklaması şöyle:

Türkiye’nin Son 40 Yılındaki Ekonomik Sistem

📌Türkiye’de son 40 yılda üretim üzerinden değil RANT üzerinden, yandaşların ve siyasetin nemalandığı bir bölüşüm modeli uygulandı. Gelir dağılımı ve vergi adaletsizliği had safhaya ulaştı.

📌1980’lerde Özal kamu arazilerini peşkeş çekti. Papatyalar ortaya çıktı.

📌1990’larda Türkiye dış borç ile tanıştı. Çiller, borçlanma sistemini bankacılık üstüne kurdu. Yandaş iş adamları, hatta “yeğenler” banka kurdu. O dönem kurulan bütün bankalar 2001 krizinden battı!

📌2002’den sonra AKP inşaat rantıyla yandaşlara Lale Devri yaşattı!

 Son 40 yıla üretim üstünde oluşan piyasa rekabeti değil, Neo-liberalizm, özelleştirmeler ve kumarhane kapitalizmi damgasını vurdu!

📌Son 40 yılda Türk Milletine ait olan KİT’ler, ÖZELLEŞTİRME adı altında Çok Uluslu Şirketlere (ÇUŞ) peşkeş çekildi.

📌Ekonomik büyüme reel sektör ve sanayi üzerinden değil, dış borç, finansal sektör ve bankalar tarafından yapılan işlemlerle sağlandı.

📌Bu rekabete dayalı kapitalizm, üretim ekonomisi değil kumarhane kapitalizmiydi, finansal neo-liberalizmdi.

📌Türkiye planlı kalkınma, sanayi, teknoloji ve eğitim yatırımlarına gereken önemi vermedi. Bu sebeple küresel pastadan aldığıpayı büyütemedi.

Son 40 yıldır Türkiye’yi yandaşlara ve Çok Uluslu Şirketlere rant cenneti yapan bu sistemin iki önemli dayatması daha vardı

📌Devlet piyasalar üstündeki denetleme ve düzenleme fonksiyonunu yapmayacak. Böylece örneğin kendi ülkesinde ağaç kesemeyen Kanadalı şirket Türkiye’de siyanürle bir dağı yok edebilecekti.

📌Devlet yatırım yapmayacak. Ülkenin geleceğini, yatırımları, yol haritasını planlamayacaktı.

📌Ekonomi tamamen uluslararası finansal piyasaların istediği biçimde gelişirkenbize sadece faiz indir faiz çıkart tartışması kalacaktı.

📌Reel sektör (üretim) ise hafif ve montaj sanayine yönelecek. Onlar da uluslararası tröstlerle rekabette zorlanacağı için büyük markaların küçük tedarikçileri konumunda kalacaktı.

📌Hepsi oldu! 2015’te “Tünelin Sonu Kriz” demiştim

İşte Türk ekonomisinin son 40 yılık modeli budur. Bu modelle Türkiye kalkınamaz. Uluslararası rekabette yer alamaz. Küresel ekonomiden aldığı payı arttıramaz. Tek çözüm var

📌Türkiye sanayi, tarım, teknoloji ve eğitimde kısa, orta ve uzun vadeli planlarla geleceğine yön verecek.

📌Planlar özel sektöre yol haritası çizerken, onları teşviklerle yönlendirecek; kamu içinse emredici nitelikte olacak. Devlet eğitim, ağır sanayi, Petro-kimya, savunma sanayi ve teknoloji geliştirmede doğrudan sorumluluk alıp, özel sektörün girmediği alanlarda yatırım yapacak.

📌Türkiye sanayileşecek. Tarımda her karış toprak verimli kullanılacak. Teknoloji üreten, girişimci genç beyinler yetişmesi için eğitim bir numaralı yatırım alanı ilan edilecek.

📌Serbest rekabetin sağlanabilmesi için devlet denetleme ve düzenleme rolünü etkin biçimde kullanacak. Piyasada rekabeti bozucu, monopol/oligopol yapılara engel olunacak.

📌Bankacılık asli görevi olan reel sektörü, Ziraat Bankası gibi sektör uzmanlığı olan bankalar da kendi sektörünü desteklemeye dönecek.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi