“Karşı Devrimin Yeni Anayasasına Geçit Yok!” – Laiklik Meclisi’nden Topyekûn Direniş Çağrısı

“Karşı Devrimin Yeni Anayasasına Geçit Yok!” – Laiklik Meclisi’nden Topyekûn Direniş Çağrısı
Yayınlama: 24.05.2025 17:07
A+
A-

Laiklik Meclisi, 10 Mayıs 2025 Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirdiği toplantının ardından yaptığı açıklamayla, Türkiye’de derinleşen karşı devrim sürecine karşı kapsamlı bir uyarıda bulundu. Meclis, altı aylık dönemde yürüttüğü çalışmaları değerlendirdiği toplantıda, yeni anayasa girişimini laik Cumhuriyet’i ortadan kaldırmaya yönelik son hamle olarak tanımladı.

Açıklamada, anayasal hakları için meydanlara çıkan milyonların bu girişimi boşa çıkaracak güçte olduğuna dikkat çekilirken, özellikle üniversiteli gençlerin bu direnişin öncü unsuru haline geldiği vurgulandı. 2010 ve 2017 referandumlarıyla temelleri atılan “yeni hukuk” düzeninin, 19 Mart 2025’te yaşanan sandık darbesiyle birlikte istibdat rejiminin kurumsallaşma sürecine evrildiği belirtildi.

Laiklik Meclisi, mevcut siyasi iktidarın yargı, ordu, akademi gibi tüm devlet kurumlarını boşaltarak dönüştürdüğünü; yurttaşlık hukukunun parçalandığını ve en temel insan haklarının, yaşam hakkı da dâhil olmak üzere gasp edildiğini ifade etti. Bu çerçevede gündeme getirilen “yeni anayasa”nın, mevcut iktidarın hukuki zemin kazanma girişimi olduğu ve bu sürecin emperyalist politikalarla doğrudan ilişkili olduğu kaydedildi.

Suriye’de HTŞ’ye (Heyet Tahrir el-Şam) alan açılması, Alevi yurttaşlara yönelik provokatif söylemlerin artması ve KKTC’ye gerici düzenin ihraç edilmeye çalışılması gibi gelişmelerin, yalnızca iç politik değil, aynı zamanda bölgesel ölçekte bir karşı devrim programının parçası olduğuna işaret edildi. Laiklik Meclisi, Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye’den taşınan “külliye açılışları”na halkın tepkisinin açıkça bastırılmaya çalışıldığını ve KKTC’deki laiklik karşıtı yasa ve uygulamaların dayatıldığını belirtti.

Açıklamada, laik Cumhuriyet’in tasfiyesini hedefleyen siyasi iktidarın “barış ve demokrasi” söylemiyle toplumu yanıltmaya çalıştığı, şeriat özlemlerini içinde barındıran bu gerici ve piyasacı rejimin, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’nin (BOP) bir uzantısı olduğu vurgulandı. Lozan Antlaşması’nın hedef alınması, çözüm süreci adı altında laik Cumhuriyet karşıtı çevrelerle uzlaşı aranması ve Suriye’de kurulan garnizon devlet yapılarının meşrulaştırılması da bu sürecin parçaları arasında gösterildi.

Laiklik Meclisi, “yeni anayasa” girişimini gayrimeşru ilan ederken, muhalefet içindeki bazı kesimlerin bu süreci yalnızca teknik ve hukuki bir çerçevede ele almasının, karşı devrim sürecini örtülü biçimde meşrulaştırmak anlamına geldiği uyarısında bulundu. Tüm barolar ve hukukçular laik hukuk düzeni için mücadeleye çağrıldı. Cumhuriyet devrimlerine yönelik yürütülen tartışmaların, tasfiye sürecine zemin oluşturduğu, bu nedenle bu yaklaşımların reddedilmesi gerektiği ifade edildi.

Emekçilerin laiklik mücadelesinde kilit rol oynadığı belirtilerek, laikliğin yalnızca bir anayasal ilke değil, toplumsal eşitliğin, çağdaş yaşamın ve onurlu bir geleceğin teminatı olduğu hatırlatıldı. Yerel düzeyde laiklik meclislerinin kurulacağı ve örgütlü mücadelenin ülke geneline yayılacağı da duyuruldu.

Laiklik Meclisi, gençliğin ve toplumun tüm ilerici kesimlerinin laik Cumhuriyet için safları sıklaştırması gerektiğini belirterek, laikliğe karşı topyekûn saldırıya karşı topyekûn mücadele çağrısı yaptı.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi