20 Temmuz 1974 …
Bugün gibi hatırlıyorum çocukluğumun ilk savaş günlerini. Aydın’ın Söke ilçesi ve bir karartma gecesinde yaşananları.
Hoparlörde bir ses ”sığınaklara ! “
İnsanlar bulabildiği araçlara yatak döşek yüklüyor.
Bir telaş var , belli, bes belli ama çocuk aklımla çözemiyorum olanı biteni.
Öte yandan sokakta, evimizin kapı önünde oturmaktayız. Tam karşıda kahvehane ve televizyon açık .
Ekranda görüntüler .
Diyor ki sunucu ” Kahraman Türk paraşütçüleri adaya indi “
Bir alkış kopuyor aniden hepimizde , bir heyecan .
Mehmetçik gökten yağmur gibi yağıyor …
Çocuk yüreğimle seviniyorum ben de .
Çok seviniyorum.
Annem göçü bilir Bosna’dan .
” Bir yere gitmem der toprağımdan .”
Kararlı…
Giden gidiyor , kalan kalıyor konu komşudan. Biz ailecek o Rum ninenin evi önünde korkusuzca oturuyoruz .
Sirenler , karartmalar ,koşuşturanlar…
Söke yakındır sahile , Yunan gelecek diyorlar.
Babam ” gelirlerse gelsinler , biz buradayız ” diye iki laf ediyor ,hatırlıyorum …
Mehmetçik ve babam o gece gözümde en büyük kahraman.
Sabahı buluyoruz kapı eşiğinde.
Gün ağırıyor,haberler sıcak .
“Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak” diyor televizyon ,daha da heyecanlanıyoruz .
Hatırlıyorum , mendilden paraşüt yapıp oyunlar icad ediyoruz çocuk aklımızla. Kahraman Mehmetçik oluyoruz arkadaşlarla …
Yıl 2017 …
Kıbrıs , o uğruna şehitler verdiğimiz vatan toprağı , o kanla yazılan yazgı ,şimdilerde anavatanda olduğu gibi bir oldu bittiyle gözden çıkarılma çabasında.
Anavatan ve yavruvatan zor günlerde siyaset feleğinin çarkında. İşte o geceyi hatırlıyorum her 20 Temmuz’larda.
Hani o paraşütçü asker ağbilerin destansı görüntülerini.
Kıbrıs vatandır, Kıbrıs tehlikededir diyen kahramanca haykırışlarını büyük amcaların televizyonda.
Karaoğlan’mış adı.
Bir de hoca amca.
Mehmetçik’in bir Anadolu kartalı gibi Beşparmak’a süzülüşlerini izliyoruz.
Bugün ,
Kıbrıs Barıs Harekatının 48.yıldönümünü kutluyoruz . Kutluyoruz dediysem,TV lere tek bir haber yok . Tek tük işte.
Bir ” tek millet ” zihniyeti, Cumhuriyetimizi yutma planlarında Kıbrıs’ı da unutmamış olacak ki, medyasıyla,siyaseti ve siyasetçisi ile “ver kurtul”uğraşında.
Hatırlatırız elbette.
Ölmedik daha .
Yıl 1974 ve Türk siyasetinin içeride ve dışarıda saygın olduğu günler,o günler.
Türk’ün süngüsü parlıyor,dosta ve düşmana .
Ve her zaman o meşhur söz geliyor aklıma :
” … Sevgili kardeşlerim; biz milliyetçiliği; sokak duvarlarına değil,
kıbrısın topraklarına,egenin deniz yataklarına yazmışız !!!
Biz milliyetçiliği batı Anadolu’nun haşhaş tarlasına yazmışız. !!! ” diyor devlet baba.
Yıl 2022.
48 yıl sonra.
Gün de,hesap da dönüyor bizim
oğlanlarda .
” Yes be annem ile yetmez ama evet kardeşliği ” hem anası hem de yavrusunda ince, ince planlarda.
Ayşe’nin hali mi sevgili dostlar ?
Bugünlerde hiç sormayın.
Ayşe’nin başı gözü bağlandı.
Yunan Ege’ye nam saldı, yani mavi vatana.
Her şeye rağmen.
Bugünlere yani.
Ey Türk ulusu !
Ey dünya !
Kıbrıs Türk’tür,Türk kalacak,sonsuza kadar !
Sonsuza !!!
Şehitlerimize ve gazilerimize dua, şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve saygıyla !
Atatürk ile kalın.
Selam ile…

