Milli Egemenlik Platformu’ndan tarihi uyarı: Yeni anayasa, milletin iradesine ve yemine aykırıdır

Milletin oyuyla yasama ve yürütme görevine gelmiş, geçmişte Meclis ve hükümette çeşitli görevlerde bulunmuş devlet adamlarının oluşturduğu Milli Egemenlik Platformu, TBMM’de gündeme gelen “yeni anayasa” tartışmalarına karşı kapsamlı ve sert bir açıklama yaptı.
Platform, milletvekillerinin görevlerine başlarken ettikleri yemini hatırlatarak, “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma” diye başlayan anayasal andın altını çizdi. Bu yeminin sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir bağlayıcılığı olduğunu vurgulayan platform, anayasa değişikliği girişimlerinin bu sorumluluğa aykırı olduğunu belirtti.
Mevcut TBMM’nin kurucu meclis olmadığına dikkat çekilen açıklamada, milletvekillerinin yeni bir anayasa yapmak üzere seçilmediği, anayasa değişikliklerinin yalnızca mevcut anayasanın öngördüğü usullerle ve halkın geniş mutabakatıyla yapılabileceği ifade edildi.
Milli Egemenlik Platformu, son yerel seçim sonuçlarının ve kamuoyu araştırmalarının, TBMM’deki iktidar blokunun çoğunluk iddiasıyla çeliştiğine dikkat çekerek, şaibeli vekil transferleriyle oluşturulacak oy çoğunluğunun meşru bir anayasa değişikliğine dayanak olamayacağını net biçimde ortaya koydu.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi hatırlatılarak, bu egemenliğin sadece anayasal yetkiler çerçevesinde ve millet adına kullanılabileceği, hiçbir şekilde etnik veya dinî grupların, zümrelerin bu iradeye ortak edilemeyeceği vurgulandı.
Platform açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; bu temel niteliklerden hiçbir şekilde vazgeçilemeyeceği açıkça ifade edildi. Vatanın Türkiye olduğu, milletin ise anayasada ve Atatürk’ün tarifinde yer alan “Türk Milleti” olduğu belirtilerek, bu kavramların tartışmaya açılmasının devletin birliğini ve milletin bekasını tehdit edeceği kaydedildi.
Açıklamada, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin yürütmeyi kişiselleştirdiği ve kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldırdığı belirtilerek, bu rejimi daha da pekiştirecek anayasa değişikliklerinin ülkeyi dönüşsüz bir yola sokacağı uyarısı yapıldı.
Yargının siyasi muhalefete karşı bir sopa gibi kullanıldığına, adalet duygusunun zedelendiğine ve toplumsal ayrışmanın derinleştiğine dikkat çekilen açıklamada, halkın gerçek ihtiyacının “yeni anayasa” değil, adil yönetim, hukuk devleti ve güvenilir yargı olduğu vurgulandı.
Milli Egemenlik Platformunun açıklaması, şu net cümleyle son buldu:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”








