Merhaba.
Her şey bir merhaba ile başlıyor, elbet içten olur ise.
Benim ve benim gibi düşünenlerin, içinden geçilen bu süreçte benim ve benim gibi döşeğinde uyku tutmayanların ve yine “kurtuluş kuruluştadır” diye, benim ve benim gibi ter döken, emek verenlerin, yazarı, çizeri ve okuru ile bir araya gelenlerin bu vatan sathında yazılarımız ile görüş alış verişinde bulunacağız.
Diyor ki Telgrafhane şiirinde Melih Cevdet Anday;
“Uyumayacaksın.
Memleketinin hali
Seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o sen değilsin
Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin Durmadan sesler alacak
Sesler vereceksin
Uyuyamayacaksın.
Düzelmeden memleketin hali
Düzelmeden dünyanın hali
Gözüne uyku giremez ki…
Uyumayacaksın.
Bir sis çanı gibi gecenin içinde
Ta gün ışıyıncaya kadar
Vakur metin sade
Çalacaksın… ”
Şairin dediği o sis çanı benzeri sesler alıp sesler vereceğiz, yeniden merhaba.
Bakalım yine başımız derde girecek, yine başımız ağrıyacak mı?
Vatan sağ olsun!
Atatürk ile kalın.
Selam ile…

