Ülkede Kimin Yüzü Gülüyor? – Hatice Topçu Yazdı

TÜSİAD gönüllü bir iş dünyası kuruluşudur ve 4 bin 500 şirketi temsil etmektedir. TÜSİAD’a patronlar kulübü da denilmektedir.
Patronlar Kulübü’nün Başkanı Orhan Turan Genel Kurul Toplantısı’nda: “Hem sanayici mutsuz hem çalışanlar. Hem büyük işletmeler zorlanıyor hem KOBİ’ler. Hem Batıdaki girişimciler yakınıyor hem Doğudakiler. Peki kimin yüzü gülüyor?” gündeme damgasını vurdu.
Peki, bugüne kadar neredeydiler?
Ya da onlar gerekli raporları hazırladılar, gerekli uyarıları yaptılar da biz mi duymadık?
TÜSİAD’ın Perspektif 2025 Raporu’nda önemli başlıklar ve tespitler var. Rapor 11 başlıktan oluşuyor. Bunlar: Hukuk ve Demokrasi, Enflasyon, Mali Politikalar, Adil Paylaşım, Yatırım Ekosistemi, Küresel Dönüşüm, Nitelikli Eğitim, Kadınların eşit katılımı, Sanayi Dönüşümü, Dijital Atılım, Yeşil Dönüşüm.
Bu başlıklar ve somut verilerle açıklanan geldiğimiz yerin tespiti iç karartıcı. İlk başlık Hukuk ve Demokrasi. Bu başlık altında rapor, hukukun üstünlüğüne vurgu yapmış ve güvensizliğin olduğu bir ülkede yatırımların tehlikede olduğuna ve yabancı sermayenin yatırım için gelmeyeceği tespiti yapılmış.
Ancak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç öyle düşünmüyor.
Tunç, konuya ilişkin : “Türkiye eski Türkiye değil. Hiç kimse, hiçbir kuruluş kendisini milletin iradesinin ve hukukun üstünde göremez. Yargıyı ve siyaseti yönlendirme çabaları, demokrasinin ruhuna ve hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı” açıklamasını yaptı ve sonrasında da beklenen oldu.
TÜSİAD başkanı ve TÜSİAD YİK (Yüksek İstişare Kurulu) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında soruşturma başlatıldı.
Soruşturma ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan geliyor. Gerekçe: “Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayma.”
Peki, gerçek ne?
Gerçek TÜSİAD’ın raporunda açık ve net olarak aktarılmış. Genel Kurulda Gerek TÜSİAD başkanı ve gerekse TÜSİAD YİK Başkanı konuşmalarında durumu özetlenmiş.
Orhan Turan’ın “kimin yüzü gülüyor?” sorusu ve YİK Başkanı Aras’ın ülkede yaşananlara yönelik anlattıkları nerede olduğumuzu görmemiz bakımından önemli.
Tablo ağır. Enflasyon yüksek, fiyatlar dur durak bilmiyor. Asgari ücretlinin ve emeklinin hali perişan. Buğday da dahil her şeyi dışardan alıyoruz. İnsanın hiçbir değeri kalmamış. Depremlerde, yangınlarda, salgınlarda, sağlık sisteminin açmazlarında ya da parasızlık ve açlıktan, yeterli beslenememe sebebiyle insanlar ölüyor. Gençler geleceksizlik yüzünden intihar ediyor. Ormanlar, denizler, madenler ranta kurban ediliyor… Bu tabloyu gündeme taşıyanlar hakkında ise soruşturma başlatılıyor.
Gazeteciler, düşünce özgürlüğünü kullanmak isteyenler, siyasiler hakkında soruşturma açılıyor, ya da tutuklanıyorlar. Muhalif belediyelere kayyum atanıyor. Rakip görülenler ifadeye çağrılıyor. Bütün bunlara rağmen adalet bakanı demokrasinin ruhu ve hukukun üstünlüğüne aykırı diyerek ülke sorunlarını gündeme taşıyanlara soruşturma açılmasını gerekçelendiriyor.
Keşke TÜSİAD Başkanı ve YİK üyesi konuşmalarında ülkede yüzü gülenlerin kimler olduğunu da açıklayabilmiş olsalardı.
DEĞİŞEN DÜNYA VE TÜRKİYE
Öte yandan ABD’de değişen başkan ile birlikte sınırların değişmesine yönelik müdahaleler hız kazandı. Başkan her gün yeni ve çılgın bir gündeme imza atıyor.
İngiltere sessiz ama onun da arka planda planları var belli. Çünkü İngiltere tarihsel süreçte hep oyun kurucu olmuştur.
Asıl soru Avrasya bu tablonun neresinde?
Bütünü görmek ve oradan bakmak gerekiyor. 2003 yılında Condoleezza Rice tarafından kaleme alınan makale, “Ortadoğu’da Türkiye de dahil 22 ülkenin sınırları değişecek” başlığını taşıyordu. Planı tıkır tıkır işliyor.
TÜSİAD’ın tespiti sistemin çürüdüğü yönünde!
Peki, bu acımasız küresel planlar dünyasında çürümüş bir sistem ile ülkemizin geleceği nerede?
Avrasya’yı iyi okumak lazım.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








