Yeni Anayasanın Şifresi – Melih Demirel Yazdı

Yeni Anayasanın Şifresi – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 30.05.2025 18:14
A+
A-

Malumunuz, siyasetin iç kargaşalarının kıyısında ‘’DEM’lene DEM’lene’’ ilerleyen bir süreç var: Yeni Anayasa!

İktidar cenahının son günlerde her iki söyleminden birisi: “Gelin şu anayasayı değiştirelim.” Peki asıl soru şu: Halkın talebi bu işin neresinde? Bu iş halk ile mi yapılacak, yoksa halka rağmen mi yapılacak? Halkın tam olarak ana gündemi bu mu?

Halkın tam olarak merkezinden birisi olarak söyleyeyim:

Halkın belirli bir kesimini oluşturan emekli yurttaşlar, yeni anayasadan evvel 14 bin küsur lira olan ve kara kara düşündüren maaşlarının akıbetini daha çok önemsiyor. Yeni anayasa; maaşlarını insani bir düzeye getirecek mi, kirayı ödeyecek mi, maddi imkânsızlıklardan gidemedikleri memleketlerine götürecek mi, bunu merak ediyorlar.

Halkın belirli bir kesimini oluşturan asgari ücretli yurttaşlar, yeni anayasadan evvel 22 bin küsür lira olan ve ceplerine girmeden vergisi peşin peşin alınan, bırakın ay sonunu haftasonunu çıkartmayan bu sefil ücretle hayata tutunmayı, yeni anayasadan daha çok gündemlerinde tutuyorlar, tutmak da zorundalar.

Halkın belirli bir kesimini oluşturan öğrenci yurttaşlar, yeni anayasadan evvel okulları bitince diplomalı işsizler ordusunun kaç numaralı üyesi olacaklarını merak etmekle birlikte, Avrupa ülkelerinin konsolosluklarında uzun kuyruklar oluşturup, gitmek istedikleri ülkelerin “anayasalarını” ezberliyorlar.

Halkın belirli bir kesimini oluşturan köylü ve çiftçi yurttaşlar, yeni anayasadan evvel tarlasında heba olan, beş kuruş etmeyen mahsulünün akıbetini düşünüp, dışa bağımlı hale gelen tarımsal faaliyetlerin derdine yanıyor. Çıkar yol bulamayınca da tası tarağı toplayıp köyden metropole akın ediyor. Kıssadan hisse; çiftçinin haciz edilen traktörünün borcunu yeni anayasa öder mi, merak ediyorlar.

Halkın belirli bir kesimini oluşturuyor: Atanamayan, mülakat mağdurları… Ve merak ediyorlar: Mevcut olanı çare olmadı da, yenisi mi olacak diye. Hukukçular mesela, onlar da halkın belirli bir kesimini oluşturuyor. Soruyor büyük çoğunluğu: Eskisine uyuyor muydunuz da, yenisine ihtiyaç duyuyorsunuz diye?

Mesela 70 yaşındaki Fatma Teyze merak ediyor: Anayasa değişirse, yaşına ve ağrıdan tutmayan dizlerine rağmen merdiven silmekten kurtulur muyum diye…

Mesela 10 yaşındaki Berke merak ediyor: Anayasa değişirse, Avrupalı akranlarının ekmeğe ulaşır gibi kolayca ulaştığı PlayStation’a, babasının cebini yakmayacak  şekilde o da rahatça ulaşabilecek mi diye…

Mesela Nihat Amca da merak ediyor: Anayasa değişirse, enflasyon tek haneye düşecek de ete, süte rahatça ulaşacak mıyım diye…

Kıssadan hisse, halktan kopmayan herkesin bilip yaşadığı ve sonu olmayan meselâlar ve meseleler bunlar…

Şimdi karar verin: Bu anayasa halkla birlikte mi, halka rağmen mi yapılacak?

Ne diyorlar bir de adına? “Sivil ve özgürlükçü” bir anayasa…

Bu bende ne çağrıştırıyor biliyor musunuz? Tavuk restoranları zinciri olan KFC’nin tavuk hakları bildirisi yayınlaması gibi bir şey işte…

Peki yurttaşın hakiki gündem sıralamasında, etten ve dertten kendine yer bulamayan bu anayasanın en önemli şifrelerinden birisi nedir?

Yenisi ile birlikte eski dönemin tarihe karışarak, “o o zamanda kaldı” denerek, Cumhurbaşkanlığı seçilme sayacının sıfırlanmasıdır. Bu süreç yeni yeni “Yetmez ama EVET” lere gebedir.

Diyeceksiniz ki, mevcut  CHP varken olmaz bu iş.

Derim ki, usta Nazım’ın “Ellerinize ve Yalana Dair” şiirinin özellikle “İnsanlar, ah benim insanlarım” kısmından sonrası, “ Mevcut CHP varken olmaz bu iş” söylemine cevabımdır.

Kalın sağlıcakla.

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı