Türkiye siyasetinde uzunca süredir konuşulan, tartışılan, kimilerince üstü örtülmeye çalışılan ve zaman zaman manipülasyonlarla yönü değiştirilen bir süreç artık geri dönülmez şekilde tescillenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan “Mutlak Butlan” süreci bugün yalnızca siyasi bir tartışma olmaktan çıkmış, hukuki zeminde karşılığını bulan bir gerçeklik haline gelmiştir. Ve hak yerini bulmuştur. Nitekim...
Bu memlekette bir süredir akşam olmuyor. Güneş batıyor belki… Sokak lambaları yanıyor… Ama akşam olmuyor. Çünkü genel olarak huzur problemimiz var ve hanelere huzur girmiyor. Bir ev düşünün… Mutfaktaki tencerede et değil, dert kaynıyor. Salonda televizyon açık ama insanlar keyifle değil, zihnini dağıtsın diye bakıyor. Baba susuyor. Anne susuyor. Çocuklar,...
16 Mayıs 1919… İstanbul esaret altında… Payitahtın üstüne çökmüş ağır bir sessizlik var. Sokaklarda esaretin yorgunluğu, insanların yüzlerinde tarifsiz bir endişe dolaşıyor. Limanda demirleyen düşman gemileri yalnızca bir şehri değil; bir milletin onurunu da kuşatmış durumda. Osmanlı Devleti fiilen çökmüş… Ordular dağıtılmış… Silah depolarına el konulmuş… Millet yorgun, memleket bitap…...
Melih Demirel yazısında, CHP’de peş peşe gelen itiraflar, karşılıklı suçlamalar ve mesaj skandalları üzerinden partide yaşanan tablonun artık siyasi kriz değil, açık bir çözülme olduğunu savundu. Demirel, “Sorun dışarıda değil, içeride” diyerek istifa çağrısı yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde artık siyaset yapılmıyor, siyasetin cenazesi orta duruyor… Adeta çözülme izleniyor. Öyle böyle...
Bugün size bir hikaye anlatacağım, nitekim çok tanıdık gelecek… Mahallenin en eski eviydi o ev… Avlusunda nice bayram sabahları kurulmuş sofralar, nice cenazelerde kaynatılmış kazanlar vardı. Duvarları çatlamıştı belki ama hafızası dimdik ayaktaydı. Herkes o evi tanırdı; çünkü o ev, yalnızca bir yapı değil, bir mahallenin vicdanıydı. Fakat ne olduysa,...
12.05.2026 19:30
Katranı Kaynattık Olmadı Şeker… – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Siyaset yalnızca söylemlerle değil, aynı zamanda hukuki zeminle ayakta duran bir müessesedir. Bu zemin sarsıldığında, yalnızca bir parti değil, o partinin temas ettiği tüm alanlar etkilenir. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi özelinde tartışılan “mutlak butlan” meselesi, artık yalnızca bir iç mesele olmaktan çıkmış; siyasal ve ekonomik düzlemde karşılığı olan bir gerçekliğe...
08.05.2026 12:37
Bu Kiri Mutlak Butlan Temizler! – Prof.Dr. Duran Bülbül&Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Melih Demirel,6 Mayıs’ın 54. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı; ailelerinin tanıklıkları, bitmeyen acıları ve “Tam bağımsız Türkiye” idealine verilen sözle andı. Bugün 6 Mayıs… Üç fidanın ardından “Tam bağımsız Türkiye ideali” taşıyan bizlerin de yüreklerimizi yağlı urganlarda bırakışımızın tam 54. yılı… İkinci kurtuluş mücadelesi için Mustafa Kemal...
Prof. Dr. Duran Bülbül ve Melih Demirel, CHP’de yaşanan tartışmaları sıradan bir siyasi kriz değil, ahlaki çöküş ve kurumsal çürüme olarak değerlendirerek arınma, hesap verme ve yüzleşme çağrısı yaptı. Siyasetin kirli sularında yüzmeyi ustalık, hatta meziyet sayanların çoğaldığı bir dönemdeyiz. Kavramların içinin boşaltıldığı, kelimelerin anlamını yitirdiği, doğruların eğilip büküldüğü bir...
04.05.2026 19:30
Yere Batsın Siyaseti, Mesele Artık Ahlakı!- Prof.Dr.Duran Bülbül&Melih Demirel için yorumlar kapalı
1
Prof. Dr. Duran Bülbül ve Melih Demirel, metaforlarla örülü bu çarpıcı yazıda; ihanet, ikbal ittifakları ve adaletin kaçınılmaz dönüşünü “çınar” hikâyesi üzerinden anlatıyor. Bir ülke düşünün… Cenderelerden geçmiş, yoklukla yoğrulmuş, bedel ödeye ödeye var olmuş bir yurt. Kolay kurulmamış, kolay korunmamış. Her karış toprağı bir hatıranın, her hatırası bir fedakârlığın...
28.04.2026 15:41
İhanet ve İttifak – Prof.Dr. Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
1
Melih Demirel, son dönemde artan nefret dili ve hedef gösteren söylemler üzerinden Türkiye’de toplumsal ayrışmanın derinleştiğini vurgulayarak sert uyarılarda bulunuyor. Bir ülkenin dili, onun vicdanıdır. O dil kirlenirse, vicdan da kararmaya başlar. Bugün bazı ‘’sözde’’ gazeteci müsveddelerinin ağzından dökülen sözlere bakınca, meselenin sadece bir siyasi tartışma olmadığını; doğrudan bir zihniyet...
Melih Demirel, CHP içindeki tartışmalı süreçleri ve skandallara karşı gösterilen tutumu eleştirerek parti yönetimine sert sorular yöneltiyor. Siyaset bazen tiyatrodur derler… Ama bizde sahne çoktan gazinoya döndü, kulisler otel odasına, figüranlar da belediye kadrosuna karıştı. Şimdi soralım: Bir siyasi parti, kendi içindeki eleştiriye karşı refleks gösterirken hız rekoru kırıp, aynı...
24.04.2026 19:46
Devletin Pavyonu Olur mu? Oldu – Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Melih Demirel, 23 Nisan’ın doğuşunu anlatırken Kahramanmaraş’ta yaşanan acıyı da hatırlattı: “Bu bayramın içinde artık bir sızı var.” 23 Nisan’dan bir gün önce… Takvim yaprakları 22 Nisan 1920’yi gösterirken, Ankara’da sıradan bir gün yaşanmıyordu. O gün, bir milletin kaderi henüz yazılmamış bir cümlenin başında bekliyordu. Ne saraylar vardı ortada, ne...
22.04.2026 15:05
Bir Asır Evvel, Bir Nisan Gecesi…-Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
0
Melih Demirel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları üzerinden toplumdaki derin çürümeye dikkat çekerek, “Bu bir günde olmadı” diyerek sistemsel sorunlara işaret etti. Evet. Ben bu yazıya bir isim bulamadım; ne söylesem muhakkak bir şey eksik kalacak, birinin ötekinde hakkı kalacaktı. O yüzden takdiri siz sevgili okurlara bıraktım… Geçtiğimiz hafta...
“Pandora’nın Kutusu, Yunan mitolojisinde Zeus’un, ateşi çalan Prometheus’tan intikam almak için insanlığa gönderdiği ilk kadın Pandora’ya verdiği ve asla açılmaması gereken, içinde kötülüklerin bulunduğu kavanozdur (kutu olarak yayılmıştır). Merakına yenilen Pandora’nın kutuyu açmasıyla dünyaya hastalık, acı ve keder yayılmış; kutuda sadece “umut” kalmıştır.” Prof. Dr. Duran Bülbül: Pandora’nın Kutusu, yalnızca...
17.04.2026 21:33
Pandora’nın Kutusu -Prof.Dr. Duran Bülbül ve Melih Demirel Yazdı için yorumlar kapalı
1
Türkiye’de siyaset, iktidarın yorgunluğu ve muhalefetin yetersizliği arasında sıkışmış durumda. Melih Demirel, iki tarafın da çıkmazını sert ifadelerle analiz ediyor. Bildiğiniz, deneyimlediğiniz; yer yer heyecan duyduğunuz, yer yer küfür ettiğiniz ancak bolca saç baş yolduğunuz üzere ülkemiz, siyasetin, daha doğrusu siyasetsizliğin adeta dibini sıyırıyor. Gelin taraflara değinelim… Bir yanda: Metal...
15.04.2026 20:11
Ben Kadıya Derdimi Anlatıyorum Ama…- Melih Demirel için yorumlar kapalı
1
Onlar, çağrıldığında gelen, gönderildiğinde giden… Ama unutulduğunda bile onurundan vazgeçmeyenler. Melih Demirel, “bozkırın çocukları” üzerinden Anadolu’nun sessiz hikâyesini anlatıyor. Anekdot… Baldıran zehiri (Conium maculatum), coniine adlı güçlü bir alkaloid içeren, özellikle solunum sistemini felç ederek ölüme yol açan son derece toksik bir bitki özütüdür. Antik Yunan’da (Sokrates örneği) idam yöntemi...
Melih Demirel, “melanet hırkası” metaforu üzerinden hakikati eğip büken, kavramları kirleten ve toplumu yönlendirmeye çalışan anlayışı sert bir dille eleştiriyor. Bazı yükler vardır; omuzlara değil, vicdanlara biner. Bazı hırkalar vardır; bedeni örtmez, ruhu kirletir. Ve bazı insanlar vardır ki, o hırkayı giymek için sıraya girer… İşte buna “melanet hırkası” denir…...
CHP yönetimine yönelik eleştirilerin “ihanet” olarak damgalandığını savunan Melih Demirel, muhalefetin “kutsallaştırıldığı” bir yapıya dönüştüğünü ileri sürdü. Eleştirilemez, sorgulanamaz, dokunulamaz… Öyle ki, kendini mevcut gerçeklerden paralel bir Ütopyada konumlandıran, hatalarını tartışma konusu bile yaptırmayan, en küçük eleştiriyi dahi “ihanet” sayan bir anlayış… İşte karşınızda Söğütözü – Silivri Menşeili bir icat...

















