Zülâl Kalkandelen Yazdı: Üç Kelimeyle Özetliyorum, Gaflet, Dalalet ve Hıyanet

Zülâl Kalkandelen Yazdı: Üç Kelimeyle Özetliyorum, Gaflet, Dalalet ve Hıyanet
Yayınlama: 06.07.2025 17:07
A+
A-

Cumhuriyet gazetesi yazarı Zülâl Kalkandelen, bugünkü köşesinde ABD’nin Suriye politikası, HTŞ lideri Colani’nin geçmişi ve Türkiye’nin dış politikadaki tutumunu mercek altına aldı. Kalkandelen’in dikkat çektiği gelişmeler arasında en çarpıcısı, eski ABD Şam Büyükelçisi Robert Ford’un 1 Mayıs 2025’te Baltimore Uluslararası İlişkiler Konseyi’nde yaptığı konuşma oldu. İnternette dolaşan konuşma kaydında Ford, HTŞ lideri Colani’nin ABD ve İngiltere tarafından desteklenip eğitildiğini açıkça itiraf etti. Colani’yi eğiten ekipte kendisinin de yer aldığını söyleyen Ford, İngiltere’nin talebiyle Şam’da iktidarı ele geçirmesi için Colani’yi yönlendirdiklerini, HTŞ’nin Suriye’deki en organize grup olarak Esad’dan iktidarı devralmak üzere uluslararası çevrelerin onayıyla tercih edildiğini ve Colani’nin eğitim ekiplerinin büyükelçiler, İngiliz istihbaratçıları, CIA mensupları ve strateji uzmanlarından oluştuğunu aktardı.

Bu açıklamaları bugüne dek “kravat takan teröristi devlet başkanlığına hazırlıyorlar” diyerek emperyalist düzeni eleştirenlerin haklılığını ortaya koyan birinci elden kanıt olarak değerlendiren Kalkandelen, “akılcı dış politika” adı altında Suriye’de emperyalist projelere destek verenlerin gerçek niyetlerini deşifre etti.

Yazının devamında Türkiye’ye yeni atanan ABD Ankara Büyükelçisi Thomas J. Barrack’ın Osmanlıcı açıklamaları masaya yatırıldı. Göreve gelir gelmez NTV’ye konuşarak Lozan Antlaşması’nı 1916 tarihli Sykes-Picot gizli anlaşmasıyla bir tutan Barrack, ardından Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte Osmanlı’daki millet sisteminin farklı grupların merkezi sistemdeki varlıklarını yüzlerce yıl sürdürmesine imkân tanıdığını belirtti. Kalkandelen’e göre, Türkiye bağımsızlığını tam anlamıyla koruyabilen bir ülke olsaydı, bu açıklamalara gerekli diplomatik tepki derhâl verilirdi. Ancak AKP iktidarının ümmet temelli yapıyı meşrulaştırmaya dönük yaklaşımı nedeniyle bu açıklamalar iktidar nezdinde rahatsızlık değil memnuniyet yaratıyor.

Yazının üçüncü bölümünde DEM Parti’nin yurt dışı temasları ele alındı. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan’ın Londra’da Chatham House’daki toplantıya katılması, Lordlar Kamarası’nda sempozyuma konuşmacı olarak davet edilmesi ve burada Avrupa Birliği ile İngiltere’ye övgüler düzerek 1921 Anayasası’nı idealize edip 1924 Anayasası’nı kaosun kaynağı ilan etmesi, Kalkandelen’in dikkat çektiği diğer başlıklardan biri oldu. Bakırhan’ın Berlin temaslarında Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle, SPD milletvekili ve Devlet Bakanı Nils Schmid’le, Heinrich Böll Vakfı ve Türk-Alman İş İnsanları Derneği ile görüşerek Türkiye’nin iflas ettiğini, bölgesel güç olamadığını, Avrupa’da itibarının bulunmadığını ve devletin dönüşmek zorunda olduğunu savunması, yazıda sert ifadelerle eleştirildi.

Zülâl Kalkandelen, bu temasları “emperyalist projelerin karar merkezlerinde barış arayan bir anlayış” olarak tanımlarken, Chatham House gibi geçmişi emperyalist projelerle dolu bir yapıya güvenmenin Irak, Afganistan ve Suriye’de yaşananlardan sonra ancak tarih bilmezlikle açıklanabileceğini ifade etti. Yazısını daha fazla söze gerek duymadan, sadece üç sözcükle özetleyen Kalkandelen, Suriye’deki gelişmelerden Türkiye’nin dış politikasına, ABD ve DEM ilişkilerinden AKP’nin ideolojik yönelimine kadar tüm tabloyu “gaflet, dalalet ve hıyanet” olarak tanımladı.

Yazının Tümünü Okumak İçin: CUMHURİYET

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi