Zülâl Kalkandelen’den MEB’in Ramazan Genelgesine Sert Tepki
Cumhuriyet yazarı Zülâl Kalkandelen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla okullara gönderilen “Ramazan Ayı Etkinlikleri” yazısının Anayasa’nın laiklik ve eşitlik ilkelerine açıkça aykırı olduğunu belirterek, uygulamadaki “izleme ve değerlendirme” formlarının öğrencileri ve aileleri fişleme tehlikesi yarattığına dikkat çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okulöncesinden liseye kadar tüm kademeleri kapsayan “Ramazan Ayı Etkinlikleri” programı, eğitimde laiklik ve ayrımcılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gazeteci-yazar Zülâl Kalkandelen, Cumhuriyet gazetesindeki son köşe yazısında MEB’in ve YÖK’ün eğitimi “medreseleştiren” adımlarını masaya yatırdı.
Okulöncesine “Dua” Fotoğrafı, İlkokula “Cami Gözlem Formu”
Kalkandelen’in aktardığına göre; Bakanlığın başlattığı programda 4-6 yaş arası okulöncesi çocuklardan aileleriyle “Ramazan hazırlığı yaparken ya da dua ederken” fotoğraf çektirip okula getirmeleri isteniyor. Fotoğraf getiremeyen çocukların ise sınıfta bu konuyla ilgili resim çizmesi talep ediliyor. İlkokul grubundaki öğrencilere ise “cami ziyareti gözlem formu” doldurtulacak.
“Gönüllülük Kılıfı Altında Fişleme Tehlikesi”
Sürecin “gönüllülük esasına” dayandığı iddia edilse de, Zülâl Kalkandelen bu durumun yaratacağı tehlikeye şu sözlerle dikkat çekiyor: “Bu uygulamaya katılmayanlar, doğrudan din düşmanı, milli ve manevi değerlere karşı gibi gösterilecek. Ayrıca öğretmenlerden her haftanın temasına ilişkin etkinlikleri ‘izleme ve değerlendirme formu’ işlemeleri isteniyor. Bu da öğrencilerin ve ailelerin fişlenmesi tehlikesini yaratabilecek bir düzenlemedir.”
Anayasa’ya ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na Aykırı
Uygulamanın Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2., 4. ve laikliği esas alan 12. maddeleri ile Anayasa’nın eşitliği düzenleyen 10. maddesine açıkça aykırı olduğunu belirten Kalkandelen, MEB’in zorunlu din dersleri dışında hazırladığı bu programla belli bir inanca ve mezhebe ayrıcalık tanıdığının altını çizdi.
Bakan Tekin’e Muharrem Ayı Sorusu
Yazıda, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Eğitim Sekreteri Serkan Bebek’in tespitlerine de yer verildi. Türkiye’de milyonlarca Alevi, Şii ve Bektaşi yurttaş olduğunu hatırlatan Bebek, “16 Haziran 2026’da başlayacak Muharrem ayı ve 12 günlük Muharrem orucu için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 81 ile benzer bir genelge gönderip göndermeyeceğini” sordu. Kalkandelen, kamusal eğitimin tüm öğrencileri kapsamak ve hiçbir ayrımcılığa yol açmamak zorunda olduğunu vurguladı.
“YÖK’ün Genelgesine Karşı Kamu Davası Açılmalı”
MEB’in yanı sıra YÖK’ün üniversitelere gönderdiği “Cuma namazı” genelgesini de eleştiren Zülâl Kalkandelen, bu talimat sonrası üniversitelerde ders saatlerinin değiştirildiğini ve personelin cuma günleri işten bir saat geç çıkmak zorunda kaldığını belirtti. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin konuyu yargıya taşıdığını ancak ana muhalefet partisinden ses çıkmadığını ifade eden usta yazar, yazısını tarihi bir çağrıyla noktaladı: “Genelgelerle yapılan bu düzenlemeler, laik devlet ilkesine açıkça karşıdır. Okulların ve üniversitelerin medreseleştirilmesine karşı daha güçlü bir ses çıkarılması gerekiyor!”
Yazının Tümünü Okumak İçin: CUMHURİYET








