Gazi meclisin sayın vekilleri yorgun mu, değil mi? – Yusuf İpekli Yazdı

Gazi meclisin sayın vekilleri yorgun mu, değil mi?  – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 17.08.2026 19:59
A+
A-

Son zamanlarda bir kaç saat önce tukaka dediği partiye bir kaç saat sonra transfer olan vekillerin çoğunlukta olduğu Gazi Meclis tek kelimeyle ve ne yazık ki çok ama çok yorgun hale ge(tiri)ldi.

Aldığı oyun niteliğini bir kıyıya koyun kimliğini ve kişiliğini inkar ederek on, on beş günde iki üç parti değiştiren vekil, vekil değil halkın deyimiyle kırpık kekildir kırpık kekil…

Bakınız bu konuda parti ayrımı filan yapmadan diyorum ki, vekillik çok ulvi bir görevdir. Halk vekilini seçerken diyor ki, bu vekil derdime çözüm bulsun, siyasi düşüncelerimi her platformda dile getirsin, üniversite mezunu çocuğumu anlasın…

Peki ne yapıyor vekil, ilk yıl meclise el ense çekiyor, ikinci sene kürsüye tohum ekiyor, üçüncü sene cilalı resti çekiyor, aynı yıl bitmeden gemisini esip gürlediği limana çekiyor.

Ve transfer!

Kime?

En sağdan en sola.

Sonra!

Soldan liberal sola.

Eee…

En sağdan en sola, en soldan liberale, liberalden sağın en sağına…

Kimlik yok!

Kişilik yok!

Nitelik yok!

İlke yok!

Kural yok!

Seçmene saygı yok!

Kendine saygı yok!

Aileye saygı, hiç yok!

Mesele ne biliyor musunuz?

1) Bir kere daha seçilmek.

2) Dünkü yediği hurmaların, anlarsınız ya bugün…

3) Liyakatsiz çoluğunu, şımarık çocuğunu vekil, başkan, bürokrat yapmak.

4) Vekil olmasa bile başkanlık sözü…

Değer mi?

Asla!

Bu vekiller başka ne iş yapıyor?

1) Parmak kaldırıp parmak indiriyor.

2) Gökteki rüzgarı dindiriyor.

3) Halka vergi bindiriyor.

4) Elbette seçmeni sindirdiğini anlıyoruz da, şu bel altı işleri anlamıyoruz.

Yahu sen 600 vekilden biri ol, bel altı işlerle uğraş, eşini aldat; saygı, sevgi, aşk bitsin, vekilsin ya vur tekmeyi gitsin.

Ey gazi mecliste töreyi umursayan vekil yorgun değil çok yorgunsun, seni de senin çirkin hayatını da is-te-mi-yo-rum.

Çünkü senin aklın bel altında. Bel altında veya yeni dönemde ya da cüzdanda kalan aklından ne sana hayır gelir ne de senin çıkardığın kanuna.

Yorgunsun artık anla,

Beş para etmezsin uyansan bile tanla…

Başka bir şey denir mi denmez, sofraya gelen bal olsa da yenmez, yal olsa da…

Neden?

Yorgunsun da ondan sayın vekilim başka neden olacak…

Yorgunsun, çooookkk ama çok yorgun!

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

1964 yılı Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen Somut Olmayan Kültürel Varlıklar kapsamında HALK ŞAİRİ ünvanı sahibi. Eserleri 1.Çığlığa Çağrı (Şiir) 2.Sensiz Akşamların Yorgun Geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne Kafa Tutan Sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli (Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman) 8.Köşeli Yazılar I (Köşe Yazıları) 9.Köşeli Yazılar II (Köşe Yazıları)