Bartu Soral : Türkiye bu krize hazırlıksız yakalandı.Kriz ülkeyi teğet değil delip geçiyor

Bartu Soral:Vatandaşına; “aç ve sefil geziyorlar” diyen bir Cumhurbaşkanı bu ülkeyi yönetemez.

Bartu Soral : Türkiye bu krize hazırlıksız yakalandı.Kriz ülkeyi teğet değil delip geçiyor
Yayınlama: 05.06.2022 13:49
A+
A-

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Eski Müdürü,Kalkınma Ekonomisti yazar Bartu Soral yaşanan ekonomik krize çözüm yollarını madde madde açıkladı.

Bartu Soral sosyal medya hesaplarından “Ekonomik Krize Çözüm Programı” başlığıyla yaptığı paylaşımda Dünya çapında şiddetini arttıran ekonomik kriz yüksek oranlı fiyat artışları ve gıda kıtlığı ile yaşamı zorluyor.” derken Türkiye’nin krize hazırlıksız yakalandığını söyledi. Soral Kriz ülkeyi teğet değil delip geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Bartu Soral açıklamasının sonunda Anayasa Mad. 2 –Türkiye Cumhuriyeti(…) insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Vatandaşına; “aç ve sefil geziyorlar” diyen bir Cumhurbaşkanı bu ülkeyi yönetemez.” dedi

Soral’ın açıkladığı “Ekonomik Krize Çözüm Programı” şöyle:

  1. Dünya çapında şiddetini arttıran ekonomik kriz yüksek oranlı fiyat artışları ve gıda kıtlığı ile yaşamı zorluyor. Türkiye bu krize hazırlıksız yakalandı. Kriz ülkeyi teğet değil delip geçiyor.

Türkiye son 30 yıldır dahil olduğu kumarhane kapitalizminden kurtulmak zorundadır.

İlk önce yapılacak iş gıda ve su güvenliğini sağlamaktır.

Türk köylüsü zarar ettiği için ekimi bıraktı.

Çiftçi, köylü, “dön” deyince toprağına dönmez. Türkiye çapında ürün verimlilik haritası ve ihtiyaç planı hazırlanacak. Teşvikler bu planlama doğrultusunda belirlenecek.

Fiyatları düşürmek için girdilere yüzde 50 devlet desteği ve teşvikli ürünlere alım garantisi verilecek.

Verimli tarım arazileri sadece tarım yapmak için kullanılacak ve boş tutulmayacak. Bunun için arazi birleştirmesi, kamulaştırma, mecburi kiralama gibi düzenlemeler ve ilgili kanunlar devlet tarafından süratle hayata geçirilecek

  1. Hayvancılık sektöründe maliyet % 70 oranında yemdir. Et fiyatlarını düşürenin yolu maliyetleri düşürmekten geçer. Maliyet düşer, hayvancılık kar eder, üretim artar, etin ve sütün fiyatı düşer.

Meralar hayvancılık için doğal ve bedava beslenme imkanıdır. Meralar ıslah edilip hayvancılığa kazandırılacak. Yem bitkileri için, doğru coğrafi ve mikro iklimler saptanarak, özel teşvikler getirilecek.

Yerli ırk günde 8-10 kg süt verirken ithal ırklar 25 kg süt veriyor. Yerli ırklar için ıslah çalışması başlatılacak, yerli ırkların verimliliği artacak. İthal hayvan almaya gerek kalmayacak.

Yılda 600 bin canlı hayvan ithal ediyoruz, 650 bin buzağımız ise ölüyor çünkü barınaklarımız bakımsız, çiftçi eğitimsiz, ithal hayvanla gelen hastalıklar çok ve veteriner atamaları eksik. Tarım baştan sona ve aynı anda makro planla yönetilecek.

  1. Gıda, benzin, mazot, elektrik ve ev kiraları yaşamı imkansız duruma getiriyor. Milyonları bulan işsizler, emekliler, gençler ve dar gelirliler yoksunluğa ve yoksulluğa mahkum edilemez.

Temel gıda malzemeleri için sübvansiyonlu gıda ürünü satan Tarım Satış Kooperatiflerini hemen oluşturacağız. Bu satış kooperatifleri üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturacak. Üretici kazanacak tüketici ucuza yiyecek.

İşsizlere insanca yaşayacakları işsizlik ödeneği bağlanacak. Emekli, memur, işçi ücretleri 2 ayda bir güncellenecek. Kiralık evlere yapılacak yıllık zam oranı sabitlenecek. Ev sahipleri kiracıları tehdit edemeyecek.

  1. Gelir dağılımında adaleti sağlamak ve zor durumda kalan vatandaşlar ile zengin sınıflar arasındaki gelir uçurumunu kapatmak için vergide adalet sağlanacak.

Dolaylı vergiler adaletsizliktir. Benzin, mazot ve her türlü akaryakıttan alınan KDV ve ÖTV sıfırlanacak. Buna karşılık milyon dolar kar eden bankalar, finansal kazançlar ve tüm rantiye kazançları yaygın ve adil biçimde vergilendirilecek.

Toplam vergi gelirleri içinde doğrudan vergilerin payı artacak.

Dünyaca ünlü ihale zenginlerinden kriz sebebiyle, toplumsal dayanışma adına bir defalık servet vergisi alınacak.

  1. Teknoloji geliştiren beyinlerin yetişmesi, lise öğrencilerimizin uluslararası sınavlarda (PISA) 40. sıralarda kalmaması, en az 3 üniversitemizin dünyadaki en iyi 100 üniversite arasına girmesini sağlamak için eğitim sistemine büyük yatırım yapılacak.

Ülkemizde orta ve yüksek teknoloji ile üretim yapan tüm sektörler dış ticaret açığı yaratmakta yani dış dengede zarar vermektedir. Türkiye sadece emek yoğun sektörlerde dış ticaret fazlası vermektedir. Türk sanayisinin teknoloji açığı vardır.

Temel bilim dallarına uzmanlaşan liseler Türkiye’nin her il ve ilçesinde açılacaktır.

Türkiye’de her çocuk aynı eğitimi alacaktır.

Özel lise ve üniversiteler kapatılacaktır.

Öğretmen ve öğretim üyeleri maddi manevi tatmin edilecektir.

  1. Ağır sanayi kapsamında büyük dış ticaret açığı verdiğimiz ve bizi dövize bağımlı kılan Petro-Kimya ve Demir-Çelik sektöründe küresel ölçekte rekabete girebilen iki dev tesisi kurulacaktır.

2010-2020 arası Petro-Kimya ve Demir-Çelik sektörüne 400 milyar doların üstünde para ödedik.

Yüksek katma değerli üretim yapan, küçük sanayilerin kuruluşunda lokomotif görevi üstlenecek bu iki sektörde dev, entegre, ölçek ekonomisinde üretim yapan iki tesisi kurularak Türkiye’nin döviz bağımlılığı bitirilecektir.

Bu sayede Türkiye para ve maliye politikalarında ipleri eline alabilecek bir duruma gelecektir.

  1. Cumhuriyetin plancı, kalkınmacı, karma ekonomik modeli geri gelecek. Devlet piyasalarda rekabeti arttıracak her türlü yatırımı, düzenlemeyi ve denetlemeyi yapacak, geleceği planlayacaktır.Neo-liberalizm talanında elimizden çıkan kamu işletmeleri kamulaştırılacaktır.

Türk toplumu Çok Uluslu Şirketlerin, bankaların, rantiyenin elinde oyuncak olmayacak.

Türkiye son 30 yıldır artan oranda dahil olduğu kumarhane kapitalizminden çıkıp planlı üretime geçmelidir.

Neo-liberalizmi ülkemize dayatan ülkeler kendi ülkelerinde tek bir ağaç bile kesmezken bizim ülkemizde kaz dağlarını talan edebilmiştir.

Bankacılık sistemi proje bankacılığı, yatırım finansmanı, tarım veya sınai gibi sektörel desteklemeler, kısaca ana görevi olan üretimi desteklemeyi bırakmış, tüketici kredileri ve kredi kartlarından kar eden bir işlev üstlenmiştir. Tekrar asli görevine dönecektir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi