CHP ve Keçiören Örneği – Yusuf İpekli Yazdı

CHP ve Keçiören Örneği – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 12.02.2026 20:00
A+
A-

CHP…!

Cumhuriyeti kuran, devrimleri gerçekleştiren, ülkemizi dünya standartlarının üzerine çıkarmış, çok partili hayat gibi, köy enstitüleri gibi, hıfzıssıhha enstitüleri gibi hemen her alanda büyük hamleler yaparak Anadolu halkının refah ve mutluluğunu yükseltmiş, tarımdan sanayiye kadar bacaları tütütmüş tarihi önemi büyük köklü bir parti.

En köklü parti olmasına karşın halkın teveccühüne bir türlü mazhar olamamış da bir parti.

Hep yüzde yirmilere, yirmibeşlere sıkışmış, bir türlü iktidar yüzü görmemiş müzmin muhalefet.

Bu CHP öyle bir CHP ki, halkın bir kısmı solcu olduğu için oy vermiyor bir kısmı sağcı olduğu için oy vermiyor.

Peki bu CHP nasıl bir CHP?

1) Kadroyu dışarıda arayan bir parti. Bu yüzden süreklii sağdan transfer yapan, yaptığı transferlerden bile oy alamayan parti. Örnek mi, onlarca yüzlerce binlerce…

2) Demokrasi demokrasi deyip demokrasinin d’sini uygulamayan bir parti. Dar kadrocu. Halkta karşılığı olsun olmasın genel başkan ve yakın çevresinin has adamları ya milletvekili ya belediye başkanı ya da il / ilçe başkanı. Hani nerede ÖN SEÇİM?

3) Bu CHP, programı da olmayan bir parti. Hangi soruna hangi yöntemle nasıl çözüm bulacağı belli değil. Kurucusu olan Atatürk’ün, “Yurtta barış dünya barış!” ilkesi gün gibi ortada iken belirgin, somut, gerçekçi bir dış politika önerisi, çözümü yok.

4) Rakiplerini tanımayan, ülke gerçeklerinden uzak en önemlisi güven vermeyen bir parti CHP.

Emekliye vereceğiz, nereden? Köylüye vereceğiz, nereden? Kredi faizlerini sileceğiz, açık nasıl kapatılacak? O da olacak bu da olacak… İyi de sen devleti tanımıyorsun, kadrolar militanlaştırıldı. Gençlik genç değil, güvenlik sıfır. Genel müdür, vali, il / ilçe müdürü, başhekim, emniyet müdürü, ordu komutanı, müfettiş yapacak kadron yok.

Doğru CHP dün olduğu yerde değil. Baykal’dan da, Kılıçdaroğlu’dan da yüzlerce kilometre ileride. Özgür Özel’in enerjisi taktire şayan. Mitingler katılım anlamında dolu dolu.

Peki, mitinglerin içeriği. Söylemler, öneriler, vaatler ve vaatlerin inandırıcılığı.

İşte, bütün mesele burada. CHP’nin üst yönetimi kiminle muhatap olduğunun bile bilincinde değil.

O zaman Özgür Özel liderliğinde CHP’nin yerel seçimlerde elde ettiği o büyük başarıya ne oldu? İki üç hamle ile yekle yeksan oldu değil mi?

Elbette rakiplerin yapacağı akıl ve mantık dışı hamleler bilinçli, kasten, bilerek, isteyerek yapılan hamleler.

Bu tespit çok doğru da ancak herkes işine bakmalı, siyasi hamleyi anlık, günlük, haftalık değil uzun erimli yapmalı. Nereden kar nederen zarar geleceği iyi hesap edilmelidir.

Yoksa yarın bugünden çok daha karanlık olacaktır.

Zira CHP’nin önünde bir ABD engeli var, bir AB engeli var, Ortadoğu pusuda. Rusya elini oğuşturuyor. Ege kaynayan kazan. İsrail diş biliyor.

Çünkü yukarıda saydığım unsurlar CHP’ye güvenmiyor. Bu elbette CHP için övünçtür. Ancak bu övünç CHP’yi tembel kılmaktadır, enerjiye dönüşmekten oldukça uzakta tutmaktadır.

Düşünüyorum da Baykal iktidar olmamak için her şeyi yapıyordu. Kılkçdaroğlu mühürsüz oyların hesabını hala vermedi, vermeyecek, veremeyecek.

Neymiş efendim açılım… Sağa açılım.

Sağa açılım gerçekleşti mi, evet. Sonuç başa alınan bela…

Bakınız iddalarımın en büyük dayanağı Keçiören.

Yani CHP ve Keçiören örneği…

Keçiören belediyesinin sağdan ithal başkanı istifa etti. Hem de istifa mektubunu mayınlarla döşeyerek.

Başkan seçildiği gün kafasına istifayı koyan belediye reisi uygun zamanı kolladı ve CHP genel başkanına ikinci büyük golü attı. Yakında üçüncü büyük golü de bu adam atacak.

Henüz bu başkan için transfer gerçekleşmedi. Nutuk atıp selam duran vekile bile tahammül edenler bu başkanı şimdilik kabullenmek istemiyor. Neden biliyor musunuz? Olmayan iftira dolu itirafları alıp önce Ankara’ya el atacak sonra istinafta bekleyen mutlak butlana zemin oluşturacak.

Bakınız bu CHP sıkıntı yaşıyor değil mi?

Kim yaşatıyor?

Tepeden inen bürokrat Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün şahsi meselem diyerek vatan toprağı yaptığı Hatay’a tepeden indirilen transfer başkan Lütfü Savaş, Keçiören’in sağcı başkanı, Aydın’ın sağcı aileden gelen topuklayan efesi.

Bakınız bu isimler güya CHP’li yapılıp CHP’nin başına bela olan isimlerdir. Gerçi bu isimlere ihtiyaç olmadan bir Özgür Özel hepsine bedel ya…

Neden?

1) Mezar başında rakı içtiği için,

2) Kim olursa olsun birinin anasına, ailesine aleni küfür ettiği için…

Bu küfür önemli. Anadolu halkı küfürü sever. Hem de karın dolusu küfreder ki, kimi sadece küfür etmekle kalmaz o anı doya doya yaşar, yaşatır. Örneğin rahmetli babamın ağzına küfür çok yakışırdı.

Ancak Özgür Özel’e küfür hiç yakışmadı. Çünkü o sıradan bir partinin genel başkanı değil. Çünkü o bir eş, baba, evlat. Sorarım size küfreden o genel başkan hukukçu olan kızının, öğretmen olan anne babasının yüzüne nasıl bakacak? Diyebilirsinizki hakketti. Olmaz,  Anadolu’da cinayetlerin bir önemli nedeni de küfürdür biliyorsunuz değil mi!

Ne yapmalı?

CHP özüne dönmeli. Atatürkçü yapıya sahip çıkmalı. Parti emekçilerinin önünü açmalı. Genel üye katılımıyla mutlaka ön seçim yapmalı. İthal adayla halka mesaj verme yerine somut projelerle iktidara yürümeli.

Çünkü tarih bize sağcıdan solcu olmadığını solcudan her zaman iyi bir sağcı olduğunu defalarca gösterdi.

Olursa olurun, olmazsa CHP’nin suyu çıkar, iktidar göbeğini kaşırken CHP’liler çok uzaktan geçen trene bakar da bakar.

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

1964 yılında Ankara İli Kalecik İlçesinde doğdu. Çiftçi bir ailenin çocuğu. 1985 yılında mesleğe ilkokul öğretmeni olarak başladı. Türkçe öğretmeni oldu. 20 yıl okul müdürlüğü yaptı. 35 yıl emek verdikten sonra emekli oldu. Özel eğitim alanında 3 yıl müdür olarak özel sektörde çalıştı. Halen özel eğitim öğretmeni olarak görev yapıyor. Makale, inceleme ve araştırmaları Öğretmen Dünyası, ABECE, Eğitim Yaşam, Çağdaş Eğitim dergilerinde yayımlandı. Kalecik Gazetesinde 10 yıl köşe yazarlığı yaptı. Halen HANHANA isimli kültür ve sanat dergisinin editörüdür. Şiirlerini, 1. Çığlığa çağrı 2. Sensiz akşamların yorgun geceleri 3. Gökyüzüne kafa tutan sağanak; AB projesiyle gittiği Avrupa izlenimlerini, "Okulumuz Avrupa" da isimiyle kitaplaştırdı. Basıma hazır kitap taslakları mevcut. Evli, 2 çocuğu, 3 torunu var.