Diploma – Hatice Topçu Yazdı

Diploma konusu önemli. Olan var olmayan var!
Hepsinden önemlisi bazı makamlar diploma ister.
Diploma konusu bir başka yönüyle daha önemli. O da, gerçek olup olmadığı…
Bu konuda gündem olanlardan biri AKP eski Milletvekili Hamza Yerlikaya, ortaokul mezunu olup sahte lise diploması kullandığı yönünde davalık olmuş, hatta o sahte lise diplomayla yükseköğretime kaydolmuş.
Güreşçi olarak tanıdığımız Yerlikaya, Cumhurbaşkanı başdanışmanı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı, Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuş, eski AKP milletvekilliği yapmış bir isim aynı zamanda.
E… bu makamlara gelebilmek için diplomaya ihtiyaç olmuş!
Yerlikaya’nın diplomasının sahte olduğu mahkemece tescillenmiş. Karar şöyle:
“Sanığın kullandığı diploma sahte olup bu sahteliği yapanlarla dayanışma içine girdiğine, bu suça katıldığına dair herhangi bir delil yoktur. Mevcut delil durumuna göre ancak sanığın sahte olan diplomayı bilerek kullandığı söylenebilir.”
Mahkeme kararında ‘söylenebilir’ ifadesi çok şaşırtıcı değil mi?
Yani ifadenin bir kesinliği yok. Genellikle başkalarına ait düşünceler aktarırken kullanılan bir sözcük bu. Oysa hukuk nesneldir ve “hukuki kesinlik/belirlilik” ilkesi sadece yasal düzenlemeleri değil, uygulanma şeklini de ilgilendirir.
Özetle mahkeme resmi evrakta sahtecilik yapıldığını ortaya konmuş ancak hüküm ertelenmiş ve bu erteleme ile Yerlikaya cezadan kurtulmuş…
Bir başka diploma konusu kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yükseköğrenim diplomasının olmadığı konusu.
Bu konuda Halkın Kurtuluş Partisi (HKP); Yüksek Seçim Kurulu’na, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne, Milli Savunma Bakanlığı’na, Eyüp Lisesi’ne, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) ve Marmara Üniversitesi’ne başvurulmuş, diploma bilgilerinin paylaşılmasını istemiş…
HKP avukatları, ayrıca; 10 Haziran 2021’de ‘Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na başvurmuş. Kurul başvuruyu “özel hayatın gizliliği” kapsamında değerlendirmiş ve oybirliği ile reddetmiş…
HKP 10 Ekim 2021’de; kurulun ret kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 9. İdare Mahkemesi’ne dava açmış; Mahkeme davayı, HKP’nin “davayı açma ehliyetinin olmadığı” gerekçesiyle reddetmiş…
Sonuna kadar gitmeye kararlı olduğunu her fırsatta dile getiren HKP bu sefer konuyu Anayasa Mahkemesine taşınmış…
Şimdi efendin henüz çok sıcak olan ve gündemde yerini alan bir diploma konusu daha var. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploması.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğuna ilişkin ihbar ve Yükseköğretim Kurulu’nca hazırlanan raporda diplomamın sahteliğine ilişkin soruşturma açılmış, İmamoğlu 26 şubatta ifadeye çağrılmış, mazeret belirtmesi üzerinde ifade tarihi 5 Mart olarak değiştirilmiş…
İmamoğlu ile ilgili sahte diploma konulu soruşturma açılması şaşırttı. Çünkü Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın diploması uzun yıllardır tartışma konusuyken…
Doğrusu diploma konusunun bu kadar uzun tartışılması bir strateji mi bilinmez ama sorunun çözümünün kolay bir yolu var. Diploma gösterilir ve tartışmalar biter.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adaylığına başvuran İmamoğlu’na açılan 6 soruşturma var. Dolayısıyla bu durum yargı ablukası olarak da değerlendirilmekte. Bir de yansıtma konusu var. Siyasette rövanşım olarak da geçer. Böyle bir durum mu var bilinmez. Ancak; Bir yanda bebek katili Öcalan ile görüşmeler, bir yanda kayyumlar; Bir yanda HÜDA PAR Çalıştayı, bir yanda milletvekili transferleri; bir yanda evlere baskınlar, tutuklamalar ve bir yanda da Anayasa değişikliği!…
177 maddelik Anayasanın AKP iktidarları döneminde 134 maddesi değiştirilmiş ama nedense Anayasa değişikliği gündemden hiç düşmemiştir.
Transferlerin sebebi belli de transfer olanların niyetlerine bakmak lazım!
Daha doğrusu milletin açlık ve sefalete terk edildiği bir yerde onların oylarıyla seçilip parti değiştiren vekiller; size inanan ve oy verenlere ihanet ettiğinizin farkında mısınız?
Yanlış anlamayın bu bugün ile ilgili değil seçildiği partiyi terk edenlerin tamamıyla ilgili… Bu irade hırsızlığı değil mi?
Yorulduk ve içimiz kan ağlıyor. Bu vatanı vatan yapmak için Sarıkamış’ta, Trablusgarp’ta, Balkanlarda, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de toprağa düşen gencecik bedenleri hiç düşündünüz mü sayın vekiller?
Dahası sömürge olarak yaşayan ülkelerin halkının yaşamlarına hiç baktınız mı?
Ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa neden; “Ya bağımsızlık ya ölüm!” dedi. Hiç düşündünüz mü?
Bu sesim kanunu ve oluşturulmuş bu sistemle yol bitmiştir.
Gerisi Gazı Paşa’nın dediği gibi; “Ya bağımsızlık ya ölüm!”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








