“Parti Rant Çarkına Sürüklendi” Gürsel Tekin’den Sert Sözler

Gürsel Tekin, CHP içindeki rant iddialarından rüşvet suçlamalarına, tutuklu belediye başkanlarından genel merkezin tutumuna kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı eksenindeki krizin en önemli aktörlerinden Gürsel Tekin, Medya Siyaset TV ekranlarında yayınlanan Asıl Mesele programında Genel Yayın Yönetmeni Murat Selamoğlu’nun sorularını yanıtladı. Tekin, parti içindeki ihale süreçlerinden tutuklu belediye başkanlarına ve mahkeme kararlarına kadar güne damga vuracak önemli açıklamalarda bulundu.
“CHP’nin Kılcal Damarlarına Sızan Bu 73 Kişi Kim?”
Murat Selamoğlu’nun tabanla yaşanan güven krizine yönelik sorusu üzerine konuşan Gürsel Tekin, sorunun bir atama meselesi olmadığını, partinin büyük bir rant çarkının içine çekildiğini savundu.
Şu anda 27 CHP’li belediye başkanının tutuklu olduğuna dikkat çeken Tekin, bu durumun partiyle uzaktan yakından alakası olmayan 73 iftiracı yüzünden yaşandığını belirtti. Tekin, “İnşaatın sahibi Adem Soytekin, Aziz İhsan Aktaş… İnanılır gibi değil” diyerek bu isimlerin partiye nasıl sızdığını sorguladı.
Eski AKP İl Başkan Yardımcısı Gül İbrahimoğlu’nun CHP yöneticileriyle olan ilişkilerine dikkat çeken Tekin, “Siz bu Gül İbrahimoğlu’nun uçaklarında, ofislerinde caka atarken, Aziz İhsan Aktaş’ın ofisinde tava yiyorsunuz… Bunların çoğunluğu AK Partili. Siz bunlarla ortaklık yapacaksınız, sonra döneceksiniz bu partinin gerçek evlatlarını AKP’lilikle suçlayacaksınız!” diyerek tepkisini dile getirdi.
“Rüşvet İtirafçılarına Neden Dava Açmıyorsunuz?”
Gürsel Tekin’in en sert eleştirileri ise genel merkezin ve milletvekillerinin yargı süreçlerindeki pasif tutumuna yönelikti. Çıktığı yayınlarda CHP yöneticilerine rüşvet verdiğini, milletvekillerine şoförlü araç tahsis ettiğini söyleyen Aziz İhsan Aktaş karşısında partinin adım atmadığını belirten Tekin, süreci şu sözlerle anlattı:
“Bu Aziz İhsan Aktaş gözlerinizin içine bakarak size rüşvet verdiğini ifade etmesine rağmen neden dava açamadınız? Bir hafta geçti, Genel Merkez dava açamadı. Biz açtık! Biz davayı açtığımız için iki tane kirli gazetenin manşeti ‘Ortalığı karıştırıyorlar’ oldu.” Ayrıca İstanbul Başsavcısı’nın soruşturmalarda “İşimizi kolaylaştırdı” dediği Ertan Yıldız’ın partiden atılmayıp, istifa edene dek Bakırköy Belediye Meclis üyesi olarak kalmasına da anlam veremediğini belirtti.
8 Eylül Olayları: Ortak Açıklama Neden Yapılamadı?
Murat Selamoğlu’nun 8 Eylül’de İstanbul İl Başkanlığı önünde yaşanan polis olaylarını sorması üzerine Tekin, o güne ait kronolojiyi anlattı. Polisin gelişiyle bir ilgileri olmadığını belirten Tekin, genel merkez yöneticileriyle iletişim halinde olduklarını, Özgür Çelik ile el ele verip sorunu çözecekleri bir basın açıklaması planladıklarını söyledi. Ancak sürecin İBB cephesinden gelen bir açıklamayla tıkandığını şu sözlerle ifade etti:
“Sabahleyin enteresan bir şey oldu. İBB sözcüsü bir açıklama yaptı… Dedi ki ‘Direneceğiz, teslim olmayacağız.’ Kime teslim oluyorsunuz, neye direniyorsunuz?… Minibüste bekliyoruz, 10 dakika geçti yok. Parti yöneticisi dedi ki kusura bakmayın, açıklama yapmıyorlar. Anlaşılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi bazı iradeleri aşamadı.”
İstifa Ederse Parti Baroya Mı Teslim Edilecek?
Sokaktaki “Neden görevi iade etmiyor?” eleştirilerine hukuki bir gerekçeyle yanıt veren Tekin, çekilmeleri halinde inisiyatifin mahkemeye geçeceğini belirtti. Tekin, “Çekilirseniz yerinize baro gelir ya da mahkeme birilerini atayacak. Birinci baro mahkemelik zaten. İkinci baroya verileceği de çok somut… AK Parti ile MHP’nin desteklediği baro. Biz bu baba ocağını kimseye teslim etmeyeceğiz” diyerek bulunduğu konumun partiyi korumak için zorunlu bir adım olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu Krizi: “Görmedim Diyorsa Beyanı Esastır”
Hüsamettin Cindoruk’un cenazesinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in elini sıkmaması ve Tekin’in Kılıçdaroğlu ile yan yana gelmesi de gündemdeydi. Eski genel başkanına sahip çıkan Tekin, “Sayın Kılıçdaroğlu da görmedim diyorsa, bir beyanı esas kabul edeceksiniz… Sayın Kılıçdaroğlu ile bizim bir yol arkadaşlığımız var. Etrafındakilerin hiçbirisi yoktu ortada ben varken. Bu insani bir meseleyi bile siyaset malzemesi haline getirmek tuhaf bir şey” diyerek konunun abartıldığını ifade etti.
İŞTE O AÇIKLAMALAR:








