HÜDA PAR – HDP | Suay Karaman Yazdı

HÜDA PAR – HDP | Suay Karaman Yazdı
Yayınlama: 20.03.2023 00:00
A+
A-

56 gün sonra cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte genel seçimlere gideceğiz; saflar netleşmeye başladı. Gerek cumhur ittifakı, gerek millet ittifakı seçimi kazanmak için ittifak dışındaki siyasi partilerle sıkı görüşmeler yapıyorlar.

AKP, seçimi kazanmak için Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile birlikte olmak için görüşüp destek isterken, CHP de Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile destek görüşmesi yapmayı planlamaktadır.

19 Aralık 2012 tarihinde kurulan HÜDA PAR, 2018 genel seçimlerinde 155.539 oy olarak toplam oyların %0,31’ini almıştır. HÜDA PAR aslında Hizbullah’tır, geçmişlerinde domuz bağı ile öldürdükleri insanlar bilinmektedir. 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın öldürülmesinin ardında Hizbullah örgütü vardı. Gaffar Okkan’ın cenazesinde binlerce kişi “Kahrolsun Hizbullah” diye bağırırken, devlet yetkilileri de saldırının arkasında Hizbullah’ın olduğunu açıklamıştı.

En belirgin özelliği laiklik karşıtlığı olan HÜDA PAR’ın eyalet sistemi, özerklik, Kürtçenin ikinci resmi dil olması, Andımızın kaldırılması ve Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısının silinmesi gibi talepleri vardır. “Laik Kemalist rejime karşı mücadele” olarak varlık nedenini açıklayan ve anayasanın ilk dört maddesini ortadan kaldıracaklarını parti programlarında dile getiren HÜDA PAR ile ittifak görüşmeleri yapan AKP’nin %0,31 oya muhtaç olması, önümüzdeki seçimlerin onlar açısında kolay geçmeyeceğini kanıtlamaktadır. 2018 yılındaki seçimlerde tarikat ve cemaatlerin büyük bir bölümü AKP için destek açıklaması yapmıştı. Bugün de tarikat ve cemaatlerden AKP’ye destek açıklaması yapılmaya başladığını görmekteyiz.

15 Ekim 2012 tarihinde kurulan HDP, 2018 genel seçimlerinde 5.862.302 oy alarak toplam oyların %11,70’ini almıştır. HDP, daha önce kapatılan Kürt ırkçılığı yapan ve terör destekçisi olan partilerin devamıdır. PKK terör örgütünün siyasi kolu olan HDP, ülkemizin toprak ve ulusal bütünlüğüne en büyük ve en yakın tehdidi oluşturmaktadır. Sözde Ermeni ve Pontus Rum soykırımlarını tanıyan, PKK terör örgütünün çocuk katili başı için övgüler düzen HDP, anadilde eğitim, anayasada farklı etnik kimliklerin yer alması ve PKK terör örgütü ile mücadele yerine müzakere edilmesini önermektedir. Andımız ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılarından da rahatsız olduğu bilinmektedir. Bu nedenlerle HDP hakkındaki çok gecikmiş kapatma davası da devam etmektedir.

Siyasette yapılan ittifakların, HÜDA PAR ile HDP arasına sıkıştığı görülmektedir. Bu durumda laiklik karşıtlığı, dincilik, etnikçilik, bölücülük ve terör sarmalında bir seçim süreci yaşanacaktır. Siyasi partiler halen feodalizm artığı, ortaçağ kalıntısı etnik, dinsel, mezhepsel kimliklerin, Hizbullah ve PKK gibi emperyalizmin taşeronluk görevini yerine getiren terör örgütlerinin uzantısı olan partilerin desteğini almak için her türlü ödünü vermektedir. Kısaca ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, laik ve demokratik cumhuriyetimizin temellerine dinamit koymak isteyenlerle yapılacak ittifakın, ülkemize bir yararı olmayacağı bilinmelidir.

Cumhur ittifakını oluşturan AKP, MHP ve BBP’nin laikliğe nasıl ters bir şekilde baktıkları bellidir. Üstelik Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla AKP’nin “laiklik karşıtı eylem ve söylemlerin odağı olduğu” onaylanmıştır. Millet ittifakının içindeki Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’nin de laiklikle sorunları olduğu bilinmektedir. Yapılan açıklamalardan ve parti programlarından laiklik karşıtlıkları anlaşılmaktadır. Üstelik bu partilerin çoğunda hain Şeyh Said ve Seyid Rıza için övgüler de yapılmaktadır.

100 yıl önce eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki onurlu mücadelelerin sonunda kurtuluşumuz gerçekleşmiş ve cumhuriyetimiz kurulmuştur. Bugün ülkemizde laik ve demokratik cumhuriyetimizin 100. yılına girdiğimiz dönemde, laiklik karşıtlarının ve bölücülerin oyunlarıyla karşı karşıyayız. Bu tutarsızlıkla Cumhuriyet İlke ve Devrimleri nasıl korunacaktır? Bu koşullarda ülkemizin getirildiği durumda laik cumhuriyetimizi koruyamamış olmaktan ve Atatürk’e karşı görevimizi yapamamış olmaktan utanç ve üzüntü duymalıyız.

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak seçimler, hem tarikatların hem de dinci ve bölücü terör örgütlerinin her iki ittifaka da tam desteğini vereceği bir seçim olacaktır. Laik ve demokratik cumhuriyetimize karşı bu tehditlerin farkına varacak siyasi partileri görebilmek, toplumun en büyük arzusudur.

Azim ve Karar,

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı. 1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır. 1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır. “Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.