İşkence İnsanlık Suçudur – Tevfik Kızgınkaya Yazdı

İşkence İnsanlık Suçudur – Tevfik Kızgınkaya Yazdı
Yayınlama: 24.01.2026 10:00
A+
A-

İnsanlık tarihi kadar eski olan işkencenin sözlükteki karşılığı, “İncitmek, sıkıştırmak, acı çektirmektir.

Genel anlamıyla da “Bir canlıya maddî-manevî olarak yapılan haksız eziyeti, acı ve ızdırap veren muameleyi ifade eder.

İşkencenin insanlık suçu olduğu, iktidarlar dahil tüm dünyanın kabul ettiği bir gerçektir.

Ancak yaşanılanlar, söylemlerle uygulamalar arasındaki çelişkiyi göstermektedir.

Ülkemizde son bir yıl içinde değişik gerekçelerle gözaltına alınan ve tutuklu olarak yargılanan,

Siyasetçi, sanatçı, öğeenci, gazeteci, belediye başkanı, belediye çalışanı ya da iş insanının maruz kaldığı uygulamalar işkence halini almıştır.

*

Hafta başında büyük bir üzüntü ve kızgınlıkla konuştuk,

Çok değil, 5 gün sonra ise Murat Çalık ile Tayfun Kahraman’a çektirilen eziyetler unuttuk.

Çalık ile Kahraman yine dört duvar arasında sağlık sorunları ile baş başalar.

Anlık tepkilerle sorunlar çözülmüyor, acılar son bulmuyor.

Tayfun Kahraman Şehir Plancı, öğretim üyesi,

Şehir Plancılar Odası İstanbul Şube Başkanı (2010-2019),

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı ((2019-2022).

İleri derecede MS hastası.

Suçu neymiş;

Gezi Parkı olayları nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme.

Cezası; 18 yıl hapis,

Mahkemeye götürülürken işkenceyi anımsatan elleri kelepçeli, acı içindeki görüntüleri ortaya çıktı.

Anayasa mahkemesi “Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine” oybirliğiyle karar verdi.

Yeniden yargılanıyor mu? Hayır

Sağlık nedeniyle tahliye ediliyor mu? Hayır.

Destek almadan ayakta durmayacak durumda,

Cezaevinde düşüyor başından yaralanıyor, elinde çatlak oluşuyor, hastaneye götürülüyor, Tedaviden sonra yine cezaevine götürülüyor.

İşkence yaparcasına…

*

Murat Çalık Şehir Plancı, halkın seçtiği Beylikdüzü Belediye Başkanı,

Gözaltına alındı ve tutuklu yargılanıyor.

Suçu neymiş;

“Rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”.

30 yıldan 88 yıla kadar hapsi isteniyor.

Görevi, evi ve ailesi İstanbul’da ama Silivri’den İzmir Buca Cezaevine götürüldü,

İki kez kanser tedavisi görmüş, 18 kilo kaybetti.

Kanserin tekrarlama riski ile tutukluyken iki kez kemik biyopsisi uygulandı.

Adli tıp tutuklu kalmasında sorun yok diyebildi.

Son olarak boynundaki kitle için geçen hafta İzmir Katip Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edildi.

İki gün sonra da cezaevine gönderildi.

Komplikasyon oluştu başka bir hastaneye götürüldü.

İtiraz etti, ameliyatı yapan doktorunu istedi.

Götürüldü, kapıda 2 saat bekletildi, aykırı bir ortamda muayeneye alındı.

İşkence yaparcasına…

*

Muhittin Böcek Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı.

Pandemi döneminde yoğun bakımda komadan dönen,

Günde 20’den fazla ilaçla hayatta kalan Muhittin Böcek de,

Cezaevi hastane arasında gezdiriliyor.

İşkence yaparcasına…

*

“Vatana ihanet suçundan” mahkum ve “ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklı”,

On binlerce insanımızın ölümünden sorumlu,

Terör örgütü elebaşının her türlü isteğinin ve gereksiniminin karşılandığını gördükçe,

Sormak gerekiyor,

Tayfun Kahraman, Murat Çalık, Muhittin Böcek nasıl büyük bir suç işlediler ki,

İşkenceye varan böylesi bir uygulamalarla karşı karşıyalar?

Demek ki, bugünün hukukunda iktidara muhalif olmak,

Vatana ihanetten çok daha büyük bir suçmuş!

*

Dünyada ve ülkemiz hukukunda işkencenin karşılığına bakalım.

Ülkemizin de imzaladığı İnsan Hakları Bildirgesi (md 5), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (md 3) ve Anayasa’da (md 17, fıkra 3);

Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz” yazar.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (md 94);

Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışların gerçekleştirilmesi” işkencedir şeklinde tanımlar.

TCK (md 77, fıkra 1, c bendi);

“İşkence, eziyet veya köleleştirme …siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur” der.

TCK Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence (md 951);

İşkence fiilleri, mağdurun;

  1. a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  2. d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.”

Hukuk diyor ki, işkence ve eziyet suçtur.

*

Sözleşmeler ve yasalar gösteriyor ki,

Bu uygulamaların yapılmasına karar verenler, izin verenler, görmezden gelenler, yapanlar,

İşkence ve eziyet suçu işliyorlar ya da suça ortak oluyorlar.

Susup seyreyler ve unutanlarda…

*

Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Devletidir” söylemini her fırsatta dile getiren iktidar sahiplerinin,

Acilen insanlık suçu olan bu uygulamaları durdurmaları,

Sağlık durumları gereği Murat Çalık ve Tayfun Kahraman’ın,

Tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmeleri gerekmektedir.

Biraz olsun adalet ve vicdan duygularına sahiplerse…

*

Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu,

Demokratik Laik Cumhuriyeti ve Hukuk Devletini bizler için savundular, öldürüldüler.

Bedenleri ile olmasalar da Düşünceleri ve Mücadeleleri ile yaşıyorlar…

Onlar Cumhuriyete Can Verdiler, yaşatmak da bizlere düşer.

 

1956 Erzincan doğumlu olan Kızgınkaya, 1981’de Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Makine Bölümü’nden mezun olarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanını aldı. Toplumsal yaşamında Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcılığı, Ziraat Mühendisleri Odası ve TMMOB’de çeşitli görevler, YAYED Yönetim Kurulu üyeliği, Çankaya Kent Konseyi Başkanlığı ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanlığı yaptı. Siyasette SHP İzmir İl Gençlik Kolları Başkanlığı, CHP Ankara İl Başkan Yardımcılığı, Çankaya Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Ayrıca Adalar Belediyesi Başkan Danışmanlığı yaptı. Basın alanında, 1999-2000’de TV8’de 8. Gün programında yer aldı; 2004-2014 yılları arasında Kanal B’de Üretimden İhracata ve Ortak Çözüm programlarını hazırlayıp sundu. Halen Tüm Emekliler Dayanışma Ağı Merkez Yöneticisi, Sanatçılar Girişimi üyesi, TMMOB Denetleme Kurulu üyesi, ADD Danışma ve Kültür Kurulu üyesi, ayrıca Atatürkçü Düşün dergisi editörlüğünü sürdürmektedir. “Cumhuriyet tarihi ve Atatürkçü Düşünce” üzerine çok sayıda konferans vermiş olan Kızgınkaya, Aklın Yolu Cumhuriyet, Türkiye’nin Gerçeği – Esaretten Bağımsızlığa ve Türkiye’nin Gerçeği – Bağımsızlığın Kırılışı adlı kitapların yazarıdır. Evli ve bir çocuk babasıdır.