Mayıs | Arzu Kök Yazdı

04.05.2022 21:54
Okuma Süresi: 7 dakika
A+
A-

“19 Mayıs, emperyalizme köleliğe karşı, bağımsızlık savaşının adıdır. Mustafa Kemal Türk gençliği için “Benim anladığım gençlik, Türk inkılâbının fikirlerini ve ideolojilerini benimseyip, gelecek nesillere aktarabilecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşındaki bir yobaz ihtiyardır, yetmiş yaşındaki bir idealist de ter-ü taze bir gençtir. İşte benim anladığım Türk genci.” demiştir.”

Mayıs | Arzu Kök Yazdı

Mayıs adı, Roma bereket Tanrıçası Bona Dea ile birlikte tanımlanan, Yunan Tanrıçası “Maia’nın ayı” anlamında Latincemaius mensis’ten gelmektedir. Bir Mayıs ayına daha geldik ve Mayıs demek 1 Mayıs İşçi Bayramıdır. 5 Mayıs Hıdrellezdir. 6 Mayıs Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam yıldönümüdür. 8 Mayıs Anneler günüdür. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramıdır. 27 Mayıs 1960 Askeri darbesidir. 29 Mayıs İstanbul’un fethidir.

Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Toplumda o gün dilenen dileklerin kabul olunduğu bilinir ve özel ritüellerle kutlanır, dilekler dilenir. Ancak bir hıdrellez sabahında da üç fidan idam edildi.

Üç fidanın davalarındaki doğruluk, davranışlarındaki samimiyet, inançlarındaki güç, yok edilemeyen bir irade olarak bugün de yaşamaya devam ediyor. Türkiye’de devrimci sol hareketin en önemli isimleri arasında yer alan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmelerinin üzerinden yıllar geçti. Buna rağmen geride bıraktıkları mücadeleleri elden ele büyüyor.

Deniz Gezmiş, idama giderken şu cümleleri kurar: “O sahneyi çok iyi somutladım; bir mitinge gider gibi gideceğim idama, asılma günü gelip çatınca o sevdiğim giysilerimi giyeceğim, postallarımı, parkamı… Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim, tıraş falan da olmayacağım. Önce gidip orada oturacak, bir sigara yakacağım, sonra demli, güzel bir çay isteyeceğim. Haa bak, Rodrigo’nun o ünlü Gitar Konçertosu’nu da dinlemek isterim orada. Sanırım urganı kendim geçireceğim boynuma ve dönüp orada asılmamı seyredenlere, ‘burada ölen yalnızca bedenim’ diyeceğim. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, düşüncem yaşayacak”

Tarih 26 Nisan 1937… Franco yönetimindeki faşistler, Cumhuriyetçilerin stratejik kenti Guernica’ya saldırır. Alman Luftwaffe (Hava Savaş Birimi) kuvvetlerine bağlı Kondor Lejyonu ve faşist İtalyan yönetimine ait Lejyoner Hava Kuvvetleri’ne ait uçakların gerçekleştirdiği saldırının askeri adı Rügen Operasyonu’dur. Şehir yerle bir edilir. Bin yedi yüz kişi hayatını kaybeder.

Ve… 1937’de Pablo Picasso, Guernica saldırısını tabloya döker. Nazi Almanyası’na ait 28 bombardıman uçağının Guernica şehrini bombalamasını anlatan, 7.76m eninde ve 3.49m yüksekliğinde anıtsal tabloyla ilgili Picasso şöyle der: “…Üzerinde çalıştığım ve Guernice ismini vereceğim resimde ve son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim…”

Joaquin Rodrigo Vidre… İspanyol besteci… Gözlerini üç yaşında kaybeder. 1933 yılında İstanbul doğumlu piyanist Victoria Kamhi’yle evlenir. Guernica bombardımanının ardından 1938’de Concierto de Aranjuez’i(Gitar Konçertosu) besteler. En büyük yardımcısı eşi Kamhi’dir. Ve… Ortaya Rodrigo’nun Gitar Konçertosu ortaya çıkar. Hüzün, isyan ve devrim… Deniz Gezmiş işte bu isyanı haykırmak adına dinlemek istiyordu sanırım bu konçertoyu…

19 Mayıs, emperyalizme köleliğe karşı, bağımsızlık savaşının adıdır. Mustafa Kemal Türk gençliği için “Benim anladığım gençlik, Türk inkılâbının fikirlerini ve ideolojilerini benimseyip, gelecek nesillere aktarabilecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşındaki bir yobaz ihtiyardır, yetmiş yaşındaki bir idealist de ter-ü taze bir gençtir. İşte benim anladığım Türk genci.” demiştir.

Gençlik, kararlı bir şekilde Atatürk’e, devrim ve ilkelerine, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun değerlerine ve kazanımlarına, Cumhuriyet’in temel değerlerine, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkarak, çağdaş Türkiye’nin meşalesini taşımaya devam edecektir. Her ne kadar Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan adındaki üç genç bu yolda katledilmiş olsa da yolundan dönmeyeceklerdir.

Sait Faik’in ünlü balıkçı kahramanı Sinağrit Baba, kendilerini oltadan kurtarması için bekleyen balıklara yüz vermez. Sinağrit Baba onları kurtarmanın kolay olduğunu biliyordu ama bildiği bir şey daha vardı; o da ister su, ister kara, ister hava, ister boşluk, ister hayvan, ister nebat aleminde olsun bir kişinin aklıyla hiçbir şeyin halledilemeyeceğini bilmesiydi. Ancak bütün balıklar oltaya tutulan hemcinslerini kurtarmanın çaresinin koşup yakamoz yapan ipi koparmak olduğunu akıl ettikleri zaman bu hareketin bir neticesi ve faydası olabilirdi. Aksi olası değildi. Belki de Mayıs ayında yaşanılanlar bize birlik olmayı anımsatıyor ve bu birliğin ne zaman gerçekleşeceğini soruyor bizlere her defasında. Ne dersiniz?

Masalsı masumiyetini yitirmiş bir çağda gökten elma da düşmeyecektir tabii, düşse düşse yanar döner disco topları düşüyor eğlenceli, popüler zeminimize ve etrafa saçılan her küçük aynada dağılmış bir toplumsal gerçekliğin sadece bir parçasını görüyoruz. Hazır Hıdrellez de gelmişken dileriz ki gerçeklik tüm toplum bireyleri tarafından fark edilir, birlik ve beraberlik yeniden kazanılabilir…

Eğitimci-Şair ve Yazar
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.