Mutlak Monarşi – Hatice Topçu Yazdı

Dünün ‘Bay Kemali, bay bay Kemal’i Kemal Bey oldu.
Kimin gözünde?
İktidarı elinde tutanların ve iktidar medyasının gözünde.
Neden?
Çünkü iktidar zor durumda. 2017 referandumu ile mühürsüz oylarla oluşturulan ucube cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi çöktü ve sistemin halkta hiçbir karşılığı kalmadı. Oluşturulan sistemin yandaşları her türlü lüks ve şatafat içinde yaşarken halk yoksulluğa, sefalete itildi. Ülkenin bütün kurum ve kuruluşları liyakatsiz yöneticilerin elinde çürütüldü. Rant ekonomisi ile kaynaklar betona gömüldü, iktidara yakın şirketler ihya edilirken, yandaş olmayanlar cezalandırıldı.
Yine kaybedilen seçimler sebebiyle halk cezalandırıldı. Ulusal egemenlik şantaj, rüşvet ve akla gelebilecek her türlü çirkinlik kullanılarak gasp edildi. Muhalif belediyelere kayyumlar atandı, belediye başkanları tutuklandı, itibar suikastları yapıldı…
Yaşatılanlar bırakın halkın geleceğe dönük ulut beslemelerini yaşadıkları günleri kemirdikçe kemirdi. Elbette bu tablo iktidarın seçmen desteği de erittikçe eritti.
Buraya kadar özetlediklerim içerde yaşananlar, bir de madalyanın dışarıyla ilgili yüzü var.
Emperyalizmi yenmiş bir ülke üzerindeki emeller başka projelerle ve başka isimlerle tekrar masaya sürüldü. Onların yöntemleri de içerdeki uygulananlardan farklı değildi; rüşvet, şantaj, tehdit…
Dışarıdan sıkıştırılan iktidar bileşenleri iktidarlarını kaybetmemek ve içerde oluşturulan harami düzenini kaybetmemek için baskıları artırdı. Nihayetinde kötülük ve düşman hukukunun görülmemiş uygulaması yargı, siyaset, mafya üçgeninde son evresini gerçekleştirdi. Devlet kuran partiye CHP’ ye çöküldü. Aynı süreçte İmralı’ya da heyet gönderildi.
Emperyalizmin ülkemiz için uygun bulduğu Osmanlı devlet modeli, hükümet sistemi, yani mutlak monarşi için dünün Sevr’i bugünün BOP ’unun adımları hızlandırıldı.
Ancak maskeler düştü. Ülkenin gerçek sahibi halk henüz son sözünü söylemedi.
Birinci Paylaşım Savaşı sonrası işgal güçlerini topraklarımızdan söküp atan milli güçler bugünün işgalcilerini de söküp atacaktır. Zaman birlik, direnme ve ilerleme vaktidir.
“Akın var güneşe akın! Güneşi zapt edeceğiz güneşin zaptı yakın!”
Ve halk son sözünü söyleyecek:
“Bay bay Kemal…”








