Prof.Dr. Duran Bülbül: Rezervler Eriyor, Yolsuzluk Artıyor

Prof.Dr. Duran Bülbül: Rezervler Eriyor, Yolsuzluk Artıyor
Yayınlama: 11.04.2026 21:14
A+
A-

Prof. Dr. Duran Bülbül, Türkiye ekonomisindeki çöküşü ve kamu harcamalarındaki denetimsizliği çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Rezerv erimesinden yolsuzluk iddialarına kadar çok sert açıklamalar yaptı.

Maliyeci, kamu ekonomisti ve yazar Prof. Dr. Duran Bülbül, Medya Siyaset TV canlı yayınında  Medya Siyaset Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Murat Selamoğlu’nun konuğu oldu. Türkiye ekonomisindeki yapısal sorunları, kamu harcamalarındaki denetimsizliği ve bölgesel krizlerin faturasını rakamlarla gözler önüne seren Prof. Dr. Bülbül, hem iktidarın ekonomi politikalarına hem de ana muhalefet partisi CHP’ye yönelik çok sert ve çarpıcı uyuşmazlıklarda bulundu.

İşte Prof. Dr. Duran Bülbül’ün Medya Siyaset TV canlı yayınındaki açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“Merkez Bankası Rezervlerinde 1 Ayda 58.6 Milyar Dolarlık Devasa Erime!”

Bölgesel gerilimlerin ve savaş ikliminin Türkiye ekonomisine faturasının çok ağır olduğunu belirten Bülbül, Merkez Bankası (TCMB) bilançoları üzerinden çarpıcı veriler paylaştı: “27 Şubat ile 27 Mart arasındaki bir aylık süreçte brüt rezervimiz 210 milyar dolardan 155 milyar dolara düştü; yani 55 milyar dolarlık bir erime var. Daha da vahimi, swap hariç net rezervimiz 78.8 milyar dolardan 20.2 milyar dolara inmiş durumda. Sadece bir ayda swap hariç net rezervdeki erime tam 58.6 milyar dolar! Dolar artmasın diye Merkez Bankası altınlarını satıyor. 9 Mart’tan bu yana Merkez Bankası 48.8 ton altın satışı yapmış ve doları bu şekilde baskılamış.”

“Sayıştay Yolsuzlukların Sadece Yüzde 3’ünü Raporlayabiliyor”

Son çıkan ‘Devlet Harcama Hukuku’ adlı kitabına da değinen Bülbül, Türkiye’deki ekonomik krizin temelinde “yolsuzluk ekonomisinin” yattığını vurguladı: “Devletin toplanan vergileri nasıl harcadığı bir muamma. Bugün Sayıştay’ın elinden etkinlik ve verimlilik denetimi yetkisi alındığı için, Sayıştay kamudaki yolsuzlukların sadece yüzde 3’ünü raporlayabiliyor. Geriye kalan yüzde 97’lik kısım raporlanamıyor. Türkiye’de yapılan her 1 liralık kamu harcamasının maalesef sadece 30 kuruşu kamuya gelir yaratıyor, geriye kalan 70 kuruşu yolsuzluğa ve rant çetelerine gidiyor.”

“Harcama Mahkemeleri Kurulmalı”

Yolsuzlukların önlenmesi için köklü çözümler öneren Duran Bülbül, “Sadece Kamu İhale Kanunu’nu değiştirmek yetmez. Yeni bir denetim sistemi ve israfı önleme kurumu oluşturulmalı. İlk defa buradan öneriyorum; Vergi mahkemeleri gibi acilen ‘Harcama Mahkemeleri’ kurulmalıdır. Kamu harcamalarının yüzde 80-90’ını denetleyebilirsek, Türkiye borç alan değil, dünyaya borç veren bir ülke haline gelir. Türkiye’de yolsuzlukların sadece yüzde 50’sini önleyebilirsek ülkenin tüm borcunu ödeyebiliriz” dedi.

“Enflasyonun Nedeni Talep Değil, Üretimden Koparılmamız”

Türkiye’de yaşanan enflasyonun bir talep enflasyonu olmadığını belirten Prof. Dr.Duran Bülbül, iktidarın faturayı vatandaşa kestiğini söyledi: “Türkiye sanayileşmeden ve üretim ekonomisinden koparılıp tüketim ekonomisine mahkum edildi. Anadolu’da üreten kesim büyükşehirlere getirilip tüketici yapıldı. Yaptığımız her 100 dolarlık ihracatın 75 doları yabancıların ithal girdisi. Üretimi yeniden inşa etmeden enflasyonu düşüremezsiniz. Enflasyon; orta direği, dar gelirliyi ve emekliyi yoksullaştırma aracı olarak kullanılıyor.”

CHP’ye ‘Temiz Eller’ Çağrısı: “Yolsuzluk Yapanları Savcılığa Teslim Edin”

İç siyasete ve ana muhalefet partisi CHP’nin durumuna yönelik çok sert eleştirilerde bulunan Bülbül, CHP’nin iktidar olabilmesi için önce kendi içindeki yolsuzluklarla yüzleşmesi gerektiğini vurguladı: “Cumhuriyet Halk Partisi, devletin kuruluş felsefesidir. Ancak bugün CHP’de yolsuzluğa ve usulsüzlüğe bulaşmış isimler disipline sevk edilip ihraç edilmek yerine, aday yapılıyor ya da önemli koltuklara getiriliyor. Bu, halkın aklıyla alay etmektir! CHP’nin yapması gereken tek bir şey var: Yolsuzluğa karışan kim varsa derhal partiyle ilişiğini kesmeli ve bizzat CHP yönetimi bu isimler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır. Ancak bu şekilde ‘Temiz Eller’i başlatarak halkın güvenini kazanıp iktidara yürüyebilirler. Aksi takdirde, yolsuzluk iddialarının altında kalırlar.”

YAYININ TÜMÜ:

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi