Etik Sorun – Suay Karaman Yazdı

Suay Karaman, Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den istifa ederek AKP’ye geçmesini sert sözlerle eleştirerek, “Bu geçiş etik değil, ihanettir. CHP kuruluş ilkelerinden uzaklaşmaktadır” dedi.

Etik Sorun – Suay Karaman Yazdı
Yayınlama: 25.08.2025 19:20
A+
A-

Ülkemizde siyaset tüm başıbozukluğuyla ve etik değerlerden yoksun olarak sürmektedir. Siyasi partiler ülke için neler yapılması gerektiğini bir yana bırakarak, birbirilerine karşılıklı söz yetiştirme yarışına girmektedirler. Ülkemizin en önemli sorunlarından olan eğitim yozlaştırılarak, sürekli göz ardı edilmiş, düşünmeyen ve sorgulamayan kuşaklarla her şeye, herkese biat eden toplum yaratılmıştır. Bunun sonuçlarını günümüzde yaşamaktayız.

CHP Aydın Anakent Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 14 Ağustos günü, AKP’nin kuruluş yıl dönümünde partisinden istifa ederek, AKP’ye katıldı. 2002 ve 2007 genel seçimlerinde CHP Aydın milletvekili seçilen Özlem Çerçioğlu, 2009, 2014, 2019 ve 2023 yıllarında CHP’den Aydın Anakent Belediye Başkanı seçildi. Özlem Çerçioğlu’nun, 23 yıldır CHP’ye verilen oylarla ve AKP’ye yönelik tepki oylarıyla seçildiği ortadayken, AKP’ye geçmesi seçmenlerine ihanet anlamındadır ve etik olarak kabul edilemez.

Hakkındaki bazı yolsuzluk iddiaları üzerinden, “ya AKP’ye katılırsın ya da hapishaneye girersin” anlamına gelecek sözlerle tehdit edildiği şeklindeki açıklamalar doğruysa, buna ahlaksızlık ve alçaklık denir. Böyle bir tehdit üzerine AKP’ye geçmek etik değerlerle açıklanamaz. Zaten siyaset böyleleri yüzünden kirlenmiş, soysuzlaşmıştır.

Kısa bir süre önce Özlem Çerçioğlu’nu kendi partilerindeyken överek göğe çıkaranlar, şimdi AKP’ye geçince onu yerden yere vuruyor. Özlem Çerçioğlu da eğer diğer belediye başkanları gibi tutuklansaydı, CHP seçmeni tarafından kahraman ilan edilecekti. Ama AKP’ye geçince hakaretin odağında yer aldı. İşte asıl sorun buradadır, kirli bizden olunca sorun yok, AKP’ye geçince hakaret diz boyu. 17 ay önce birçok kişinin karşı çıkmasına karşın, öve öve dördüncü kez belediye başkanlığına aday gösterilen bir aday için söylenenler hoş değil. Tüm üyelerin katılımıyla yargıç denetiminde ön seçim yapılmadan, yönetim kadrosu adayları istendiği gibi belirlendi ve bugün sonuç ortadadır. Sorun sadece Çerçioğlu değil, daha başkaları da var. Benzer şekilde milletvekilleri de aynı durumda. Partide yönetim kadrosu sorumluluk almıyor, nasılsa seçmenin belleği zayıftır, unutur diye düşünülüyor. İvedi olarak Aydın’da miting yapıp, bütün sorumluluğu Çerçioğlu’nun üstüne yüklemek, en basit deyimiyle toplumu kandırmaktır.

Demokrasinin gereği olarak kişileri belirli görevlere en çok iki dönem seçmek gerekir. 4-5-6 dönem milletvekilliği, belediye başkanlığı yapanlar ile her zaman doğru işlere imza atılamaz. Bunun yanında transfer için de etik yasalar getirilmelidir. Kendi partisine gelince alkışlanan, istifa edince hakaret edilen bu sistem, utanç verici bir hal almıştır.

Adayların ideolojilerine bakmadan, oy getireceği aldatmacasıyla transfer etmek sorunun başında gelmektedir. İdeolojisi ve siyasi ilkeleri CHP ile uyuşmayanları bir yerlerde seçtirmek yanlıştır. Partinin üyeleri tüzük gereği parti programındaki temel ilkeleri ve ideolojiyi savunmakla yükümlüdür, bundan farklı ilkeleri savunanların partide olmamaları gerekir. Kısaca CHP ideolojisine, kurucu değerlerine sahip çıkanlar, dışlanırken, CHP’nin ilkeleriyle ve ideolojisiyle ilgisi olmayan kişiler milletvekili, belediye başkanı gibi görevlere getirilmiştir. Bugün dinciyi, bölücüyü, liberali, ikinci cumhuriyetçileri Atatürk’ün kurduğu CHP’ye alınca, parti kuruluş ilkelerinden sapmaktadır. Bu yüzden seçmenlerin %80’i dikkate alınmayarak ‘barış istiyoruz’ söylemleriyle ‘terörsüz Türkiye’ masalı için kurulan komisyona girilmiştir.

AKP’nin ülkemize vereceği hiçbir artı değer yoktur. Kuruluş ayarlarının dışına çıkan CHP yönetimi, bir an önce kendini toparlayarak, ülkenin gerçek ve çözüm bekleyen sorunlarına odaklanmalıdır. Toplumu, yurtseverlik temelinde ve Kemalist devrimlerle buluşturan bir CHP’nin, ülkemizi aydınlığa taşıma olasılığı diğer partilerden yüksektir.

 

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı.1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır.“Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.