Türker Ertürk Uyardı: CHP’de Adaylık Yarışı Erdoğan için büyük avantaj yaratır

Türker Ertürk Uyardı: CHP’de Adaylık Yarışı Erdoğan için büyük avantaj yaratır
Yayınlama: 05.02.2025 00:33
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine yönelik belirsizlik devam ederken, CHP’nin aday belirleme sürecine girmesi çeşitli tartışmalara yol açıyor. (E) Amiral,Siyasetçi ve Yazar Türker Ertürk, konuyla ilgili X hesabından yaptığı açıklamada, sürecin yanlış yönetildiğini ve muhalefet açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti.

Ertürk’e göre, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş arasında oluşabilecek bir adaylık yarışı, muhalefetin birliğini zayıflatabilir ve iktidara avantaj sağlayabilir. Tarih boyunca otoriter liderlerin, muhalefeti bölerek iktidarlarını sağlamlaştırdıklarına dikkat çeken Ertürk, CHP içinde erken başlatılan adaylık tartışmalarının da benzer bir etki yaratabileceğini belirtti.

Özellikle muhalefetin, iktidara karşı geniş tabanlı bir “Demokrasi İttifakı” oluşturması gerektiğine vurgu yapan Ertürk, bu tür iç çekişmelerin muhalefetin enerjisini tüketerek ana hedefinden uzaklaştıracağını ifade etti. Seçmenlerin genellikle iç çatışma yerine istikrarlı ve güçlü bir lider profiline yönelme eğiliminde olduğunu hatırlatan Ertürk, yaşanan tartışmaların yandaş medya tarafından da istismar edilebileceğini vurguladı.

Sonuç olarak, CHP’nin seçim tarihi belli olmadan aday belirleme sürecine girmesi, muhalefetin bölünmesine yol açarak Erdoğan’ın elini güçlendirebilir. Ertürk, bu tür stratejik hataların otoriter yönetimlerin iktidarlarını sürdürmek için sıklıkla kullandıkları yöntemlerle örtüştüğünü belirterek, muhalefetin daha dikkatli ve birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Ertürk’ün açıklaması şöyle:

“Seçim tarihi belli değilken CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adayını belirleme sürecine girmesi çok yanlıştır. İmamoğlu ve Yavaş arasında adaylık rekabeti, özellikle bu aşamada, Erdoğan için büyük bir avantaj yaratır. Bu durum, tarihsel olarak otoriter liderlerin rakiplerini birbirine düşürerek kendi iktidarlarını güçlendirdikleri vakalarla benzerlik göstermektedir.

İmamoğlu ve Yavaş arasındaki oluşacak adaylık yarışı, muhalefetin bölünmesine neden okur, iktidara karşı oluşturulması gerekli DEMOKRASİ İTTİFAKINI zayıflatır ve muhalefetin enerjisini iç mücadelede ve rekabette tüketir.

Erdoğan, bu rekabetten faydalanarak, muhalefetin güçlü bir aday etrafında birleşmesini önler ve iktidarını konsolide etmesine olanak sağlar.

Seçmenler, belirsizlik ve iç çatışma karşısında daha stabil ve güçlü görünen bir lidere yönelme eğiliminde olurlar. Bu iç rekabet yandaş medyaya istismar açısından imkan sunar.

Sonuç olarak, CHP’nin şu anda bir cumhurbaşkanı adayı seçmesi, muhalefetin kendi içinde bölünmesine ve Erdoğan’ın bu durumu kullanarak iktidarını daha da sağlamlaştırmasına yol açar. Bu tür stratejik hamle yanlışlıkları tarih boyunca otoriter liderlerin iktidarlarını sürdürmek için kullandığı yöntemlerle tam olarak uyuşmaktadır.”

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi