Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’dan “Öcalan Komisyonu”na sert sorular: Bu süreç milli devleti tasfiye planıdır

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’dan “Öcalan Komisyonu”na sert sorular: Bu süreç milli devleti tasfiye planıdır
Yayınlama: 05.08.2025 22:07
A+
A-

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, TBMM çatısı altında kurulan ve kamuoyunda “Öcalan Komisyonu” olarak anılmaya başlayan yapının ilk toplantısının ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, bu komisyonun hayata geçmesiyle birlikte PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın siyasi muhatap haline geldiğini ve serbest bırakılma sürecinin fiilen başladığını savundu.

Açıklamasında, komisyonun arka planına dair çok sayıda çarpıcı soruyu gündeme taşıyan Ümit Özdağ, söz konusu sürecin Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet yapısını tasfiye etmeye yönelik bir adım olduğunu belirtti.

Ümit Özdağ Soruyor:Milli kimliğe müdahale mi geliyor?

Özdağ’ın yönelttiği soruların başında, Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” ifadesinin değiştirilip değiştirilmeyeceği yer aldı. Ayrıca Anayasa’nın 42. maddesinde değişiklik yapılarak Kürtçenin ikinci ana dil olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı da Özdağ’ın gündemindeydi. Böyle bir değişikliğin, eğitim müfredatına etnik ayrımcılığı dayatacağına dikkat çekildi.

Etnik-mezhebi temsille anayasal eşitlik çelişecek mi?

Cumhurbaşkanı yardımcılıklarının etnik ve mezhebi temsile göre düzenlenmesi halinde, anayasanın eşitlik ilkesinin ihlal edilmiş olacağını ifade eden Özdağ, bu modelin Türkiye’yi Osmanlı-Lübnan tipi bir kimlik kotası rejimine sürükleyeceği uyarısında bulundu. Özdağ, “Yarın İçişleri Bakanı hangi etnik kökenden, Genelkurmay Başkanı hangi mezhepten olacak?” sorusuyla çoklu temsile dayalı yapının doğuracağı kaotik ortamı işaret etti.

Amerikan etkisi mi var?

ABD’nin Orta Doğu’da üniter milli devlet istemediğini açıkça beyan ettiğini hatırlatan Özdağ, bu süreçle Türkiye’nin İsrail ve ABD politikalarına paralel bir dönüşüme zorlandığını vurguladı. Özellikle ABD büyükelçisinin Osmanlı modelini önermesinin hemen ardından MHP lideri Devlet Bahçeli’nin cumhurbaşkanı yardımcılığına dair açıklamalar yapmasının “tesadüf olmadığını” belirtti.

Komisyonun gerçek amacı ne?

TBMM’de kurulan komisyonun, PKK ve Öcalan ile yapılacak bir “uzlaşma”yı meşrulaştırmaya yönelik bir hazırlık olduğunu dile getiren Özdağ, bu yapının Öcalan’ı siyasi bir aktöre, PKK’yı ise bir siyasi organizasyona dönüştürme riski taşıdığına işaret etti.

Komisyonun çalışmalarının kamuoyundan gizli, kapalı kapılar ardında yürütülmesine de tepki gösteren Özdağ, eğer Türk milletinden gizlenecek bir şey yoksa, bu toplantıların neden şeffaf yürütülmediğini sordu.

Ümit Özdağ :Üniter yapıya doğrudan tehdit

Özdağ, Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı ve çeşitli mecralarda dolaşıma sokulan açıklamalarda, Türkiye’deki üniter devlet yapısının “pozitif entegrasyon” adı altında tasfiye edilmesi gerektiğini savunduğunu hatırlattı. Bu sürecin parçası olmanın Türkiye’nin milli bütünlüğüne açık bir tehdit olduğunu vurguladı.

Ayrıca, İsrail’in Suriye’yi parçalama politikasına zemin hazırlayan Türk dış politikası tercihlerinin, şimdi “Misak-ı Milli” söylemiyle çok uluslu devlet modeline zemin oluşturmak için mi kullanılmak istendiğini sorarak, iktidarı ikiyüzlü bir strateji izlemekle eleştirdi.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi