Zavallı Halk Partisi – Hatice Topçu Yazdı

Zavallı Halk Partisi – Hatice Topçu Yazdı
Yayınlama: 10.02.2026 21:00
A+
A-

Yıl 1950 seçimlerinde Halk Partisi büyük bir hezimete uğramış, Orhan Veli Yaprak dergisinde kısa bir yazı kaleme almıştı. O yazıda Halk Partisinin durumunu şöyle özetlemişti:

“Seçimler bitti. Demokrat Parti, Halk Partisini korkunç bir bozguna uğrattı. Oysa ki Halk Partisi, halkı kazanacağını umarak fikirleriyle, prensiplerinden son zamanlarda ne fedakârlıklar etmişti. Bütün yayınlarına göz yumulan din dergileri, yeniden açılan İlahiyat Fakülteleri, İmam Hatip kursları, türbeler, şahsi sermayeye sağlanan imtiyazlar, her türlü irticaa tanınan haklar…

Hiçbiri, hiçbiri kar etmedi.

Zavallı Halk Partisi!”

Tarihin bu kesitini anımsamanın tam sırası. Çünkü aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemenin bu kaçıncısı? ben sayamadım.

Çok partili sisteme geçilmesi süreciyle başlayan, oy alma odaklı tavizler, görmezden gelmeler ve günübirlik politikaları Orhan Veli’nin yukarıda özetlediği boyutlarıyla tekrar tekrar yaşıyoruz. Maalesef tarihten ders almayanların uygulamalarının bedelini halk olarak; açlık, yokluk, sefaletle; liyakatsizlikle, yok sayılmakla, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla, çöken sistemlerin (eğitim, sağlık, tarım vb.) altında kalarak; barış ve demokrasi ambalajlı üniter ulus devletimizin içine çekildiği çözülme süreciyle, dil birliğimizin hedef alınması ile ödüyoruz.

Elbette iktidarın yerel seçimlerde kaybettiği yerleri meşruiyet dışı yöntemlerle geri alma çabaları, kendisine rakip olabilecekleri siyaset sahnesinden uzaklaştırma uygulamaları yaşanmaktadır. Ancak bunlarla mücadelenin yolu karşı mahallenin oylarını almak için kuruluş amaçlarından sapmak, özünü kaybederek etnik, mezhepsel yapılara taviz vermek değildir, olmamalıdır.

Öyle görünüyor ki CHP, 1921 Anayasasını referans alan Altılı Masa ile hızlanan sızmaların oluşturduğu tahribatla uğraşmaktan gerçek anlamda ülke sorunlarıyla, halkın yaşadığı yoksulluk ve yoksunlukla uğraşmaya vakit bulamayacak. Amaçlan da bu olmalı. Ancak burada CHP’nin 1950 seçimleri sonrası Orhan Veli’nin özetlediği duruma düşmesine ne demeli?

Süreçte CHP’den tasfiye edilenlere ve içeri alınanlara ne demeli?

Onlara baktığımızda Kılıçdaroğlu’na oy vermedim diyen Abdüllatif Şener’den tutun da Ankara 1. Bölge 4. Sıra milletvekili olan Sadullah Ergin’e ve isimlerini sayamadıklarıma ne demeli?

Bütün bu yaşananlara baktığımızda ne yazık CHP halen 1950’de olduğu yerde. CHP halen güç merkezlerine yaklaşma arzusunun oluşturduğu ve tabanda halkta karşılık bulmayan, umudu tüketen uygulamaların içinde.

Efendim, “CHP toplumsal rüzgârı yakaladı!” diyenleriniz olacaktır.

Sözü edilen o rüzgâr CHP’nin doğru şeyleri yaptığından mı yoksa halkın çaresizliğinden mi kaynaklı?

Örneğin CHP’nin yapmayı sürdürdüğü mitinglerden akılda kalan halkın sorunlarına doğrudan dokunan Yozgat Mitingidir.  Genel başkanın çiftçilerin sorunlarını dile getiriş yöntemi -Traktöre binmesi ve mitingde bir çiftçiyi konuşturması- son derece önemlidir ve etkisi çok büyük olmuştur.  Bu örnek bizlere gösteriyor ki Türkiye’nin sorunlarını çözecek parti halkın yaşadığı mağduriyetleri önceleyen ve bunu sadece söylemle değil eylemlerle de halka gösterebilen partidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi, antiemperyalist, tam bağımsızlıkçı bir önderin kurduğu partidir. Dolayısıyla CHP oluşturulan ittifaklarla, masadaki diğer ortakların adaylarını kendi listelerinden seçmene dayatan bir parti olmamalıydı. Ama oldu ve bunun bedelini o dönemin genel başkanı koltuğunu kaybederek ödedi.

Şimdi sıra altılı masa sürecinin yönetim kadroları ile ve değişim adıyla önümüze konulan fotoğrafa bakmaya geldi. Bir yandan, Kürt sorununun Öcalan ziyaretine indirgenemeyeceğini söyleyip, diğer yandan sözde o sorun için basına kapalı “Eşit Yurttaşlık” konferansı. Dikkatinizi çekerim! “Yurttaşlıkta Eşitlik” değil, “Eşit Yurttaşlık” konferansı yapanlar Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu partisinde olduklarını ya anlayamamışlar ya da Orhan Veli’nin dediği gibi oy alabilme uğruna zavallılaşmışlardır. Çünkü kurucu parti ulusal mücadelenin en şiddetli anlarında bile meclis kararlarıyla yoluna devam etmiştir.

Öyleyse soruyorum genel seçimlerde CHP listelerinden seçilen milletvekilleri nerede?

Soruyorum yerel seçimlerde Ankara Keçiören’de, öncesinde Aydın’da ve yurdun çeşitli yerinde CHP listelerinden seçilen belediye başkanları nerede?

Siyaseti kazanma aracı olarak gören ve kendi ikbalinin dışında hiçbir özelliği olmayan bu isimleri genel ve yerel seçimlerde CHP listelerinden seçtirenlere sormak istiyorum: CHP listelerinden genelde seçilen  daha kaç milletvekilleri ve yerelde seçilen kaç belediye başkanı halkın iradesini yok sayarak başka partilere geçecek?  

Sormak istiyorum: Halkın iradesine ihanet edenlerin hesabını kim verecek; kişisel ikbal hesabıyla CHP listelerinden seçilerek başka partilere geçenler mi, yoksa onları CHP listelerine koyarak seçtirenler mi?

Sevgili okurlar, sözcükleri seçmeye çalışarak, kırmadan dökmeden yazmaya çalıştım. Sözcükleri seçerek yazan bir üstadın Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu’nun 7 Şubat 2026 tarihli “CHP’de Yadırganan Tutumlar” başlıklı yazısını okumanızı önererek son sözümü söylemek istiyorum:

Günübirlik politika ve tutumların devam etmesi halinde bu günler daha iyi günlerimiz…

 

Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans eğitimini işletme alanında, yüksek lisans eğitimini; Eğitim Bilimleri, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim iş kolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. 21.02.2019 tarihinde kamudaki eğitim yöneticiliği görevinden emekli oldu. Eğitimci-Yazar-Şairin; TODAİE Hazırlık Kılavuzu, iki adet şiir, on bir adet çocuk ve genç edebiyatı olmak üzere toplam 14 adet kitabı bulunmaktadır. Ayrıca eğitim bilileri aralında ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır. Meslek hayatı boyunca çok sayıda ulusal proje ile Avrupa Birliği projesi yazmış ve yönetmiştir. Eğitim bilimleri, proje döngüsü ve kişisel gelişim alanlarında çok sayıda eğitici eğitimi sertifikasına sahip olup yetişkin eğitimleri vermiştir. Halen çeşitli gazete ve haber sayfalarında makaleler yazmaktadır. Medya Siyaset Yayın Grubu Genel Yayın Koordinatörü ve programcılığı yapmaktadır.