1 Devlet 2 Bahçeli – Melih Demirel Yazdı

2023 Seçimleri öncesiydi. Yarış kızışmış, propagandalar yarışıyordu. İktidar cenahının, ‘’Ama montaj, ama değil’’ dedikleri yüzde yüz montaj olan kara propaganda videoları dolaşımda geziyor, Devlet Bahçeli ekranlarda ; ‘’ Kılıçdaroğlu iktidar olunca terörist Demirtaş’ı, Sorosçu Osman Kavalay’ı serbest bırakacakmış. Sorarım sana, Öcalan canisini de serbest bırakacak mısın? ‘’ diyerek kendi tabiriyle çok mühim olan ‘’Beka’’ söylemini keskin bir siyaset diliyle adeta arşa çıkartıyordu. Netice itibariyle Cumhur ittifakı seçimi kazandı.
Akabinde…
Gazze düşmedi, Apo kodesten çıkmadı, enflasyon tek haneye düştü, uçtuk, kaçtık demek isterdim ama…
Öyle olmadı.
2024 Ekim ayında meclis grubunda Bahçeli’nin alışılagelmiş ses tonuyla bir açıklama geldi…
‘’Gelsin… Konuşsun… Kararlık gösterilirse, umut hakkının kullanımı ardına kadar açılsın…’’
Herkes şaşırmış, adeta tabiri caizse dumura dönmüştü. Yani Bahçeli’nin Öcalan’a özgürlük vaadi vermesi bırakın Bahçeli’yi, Demirtaş’ın bile cesaret gösterip söyleyebileceği bir şey değildi. 2023’de üzerine seçim çalışması yaptıkları ve siz gelirseniz böyle olur dedikleri durumu tam tersi istikamette Bahçeli vaat etmişti. Tabi kendi tabanında ciddi bir kesim bu durumu kabul etmese de, üst tarafta mevzu yine ‘’ Vardır bir bildiği’’ ne döndü. Sahi sormak isterim. Var mı bir bildiği? Koşulsuz şartsız tam tersi istikamette yapılan siyasi manevraların hepsi neden kabul görür? Hadi kabul görüyor diyelim, bu arkadaşların kul hakkı kavramına inancı ne durumdadır? Üzerine basa basa söylenilen ve karşı tarafı itham ettiğiniz şeyleri kendilerinin yapması kul hakkına girmez mi? Velev ki olmaz ya, (yani en azından öyle umuyorum) bu söylemleri muhalefet yapsaydı, yine bu süreci ‘’memleket lehine’’ yorumlarlar mıydı.
Söyleyeyim tabi ki hayır…
Süreç palazlandı, dallanıp budaklandı. DEM heyeti muhalefet partisi olduğunu unutmuş, Politik söylemlerden uzak ve muhalefet bloğuna yapılan ciddi baskılara kulak tıkayarak, İmralı- Ankara arası mekik dokumayla geçiriyordu günlerini. Neticede sürecin en karlısı konumuna gelmişlerdi. İlk çözüm sürecine benzer resitaller izledik, az çok sonunun nasıl biteceğini bildiğimiz. Finalde PKK elebaşı nın fotoğrafı ve bir mektupla bu günlere geldik, akıllara ziyan…
Bahçeli’nin (açıklanan) sağlık durumu malumunuz, kendisine acil şifalar diliyorum. Her ne kadar kendisini uzun süredir göremesek de, ara ara yazılı açıklamaları ve şu ara çok meşhur telefon konuşmaları ile sürecin içinde. Ziyadesiyle de memnun (açıklanana göre). Demirtaş’ı arıyor teşekkür ediyor, ilk duyduğumda tekrar tekrar okudum ama, Sırrı Süreyya Önder’i arayıp, daha ‘’Barış halayı’’ çekeceğiz diyor. Sözün özü bazı siyasi ve gazeteciler Devlet beyle telefonda görüştüğünü söylüyor. Ancak merakım şu ki, tek bir tane fotoğraf karesi yok. Her şey yazılan ve açıklanan telefon görüşmelerinden ibaret. Neyse, Bahçeli’den hiç alışık olmadığımız şekilde (söylem olarak) ‘’Barış Halayı’’ çekeceğiz de diyorsa demek ki her şey yolunda. Bu saatten sonra eski tarzından farklı ve sertlikten uzak bir Bahçeli’ye tanıklık edeceğiz gibi, öyle öngörüyorum. Tekrar sağlıklı günlere diyelim.
Ve gelelim bu yazının başlığını açmaya. Hem de Sn. Devlet beyin sevdiği tarzda…
1 Devlet (Sayın Bahçeli ve İttifakının dün başka bugün başka söylemlerle bekasını düşündüğü, varlığını millete borçlu olan tüzel varlık.)
2 Bahçeli (1. Bahçeli Ekim 2024’den önce DEM kapatılsın diyen Bahçeli. 2. Bahçeli ise, Ekim 2024’den sonra kapatılsın dediği DEM’in Grup Başkanvekiliyle halay planları yapan Bahçeli. )
(.) Nokta ( Bu başlıkta yok ama, sandıkta kendini gösterecek ve cümleyi bitirerek üstüne söz söyletmeyecek koca bir gerçek ; ‘’Yüce Türk Milleti’’ )
Bonus* ( Terörist başı out, Kurucu Önder in ! )
-Daha neler duyacağız?
+ Bilemiyorum Altan… Bilemiyorum…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








