2028’e üç kala… – Yusuf İpekli Yazdı

22 yıldır iktidarda olan hükümet muktedir olamamış olmalı ki, cumhurbaşkanı bugün partisinin İstanbul il kongresinde, “2028’den sonra yeni bir İstanbul, yeni bir Türkiye inşa edeceğiz.” dedi.
Fakat, nasıl bir İstanbul, nasıl bir Türkiye inşa edeceğinden söz etmedi.
Bu söylem karşısında hem şaşırdım hem hayal kırıklığı yaşadım.
Neden?
1. İktidar herhalde uyudu, uyandı. 22 yıllık dönemin rüyada yaşandığını sanıp daha yeni iktidar olduğunu zannetti.
Öyle olmasa, “22 yılda İstanbul’a, Türkiye’ye yeteri kadar hizmet edemedik, inşada yeteri kadar başarılı olamadık. Üç yıl düşünüp taşınalım; plan, program yapalım 2028’den sonra icraata başlayalım.” anlamına gelen itirafı yapar mıydı?
2. “Biz hayalimizdeki Türkiye’yi oluşturamadık. Gerekli ve yeterli değişimi, dönüşümü yapamadık. 2028 milat olacak, biz de hayalimizi hayata geçireceğiz.” şeklinde de yorumlanabilecek bu söylemi gündeme getirir miydi? Bu yorumda gerçeklik payı varsa doğrusu sormak lazım: “Nasıl bir İstanbul, nasıl bir Türkiye? Hangi manada, hangi alanlarda inşa oluşacak? Bu oluşum yurttaşı nasıl etkileyecek, halka nasıl yansıyacak?”
Olasılıkları ve olası sonuçlarını bir kenara koyup iktidarın 22 yıllık icraatının ülkeyi nereye sürüklediğine, halkın nasıl perişan hale geldiğine belli başlı hususları irdeleyerek bir göz atalım.
Doğru, malesef iktidar başarılı değil.
Çünkü, halk gerçekten yoksul. Yılbaşında hayata geçen asgari ücret eridi gitti. Örneğin yılbaşında çalışan ve emekliye yapılan 11.5’lik maaş artışının 5.3’ünü ocak ayında enflasyon buharlaştırdı.
Evet, iktidar başarılı değil.
Çünkü, ülkenin 11 ilini kapsayan 06 Şubat depreminin yaraları üzerinden iki yıl geçmesine rağmen sarılamadı. Yara hem güvenli kent içinde güvenli konut yapımı anlamında hem de sorumluların adalet önünde hesap vermesi açısından kanamaya devam ediyor. Hani deprem vergisi adı altında yurttaştan toplanan ve 40 milyar TL olduğu iddia edilen kaynak nerede? Bu kaynak yaraların sarılması için neden kullanılmıyor, neden?
Haklısınız, malesef iktidar başarılı değil.
Çünkü, Kültür ve Turizm Bakanı otel, tur vs sahibi bir iş insanı. Hastane sahibi uzun süre sağlık bakanlığı, özel okul sahibi milli eğitim bakanlığı yaptı. Ticaret bakanı kendi firmasından kendi bakanlığına astronomik rakamlarla dezenfektan aldı. Aile bakanının eşinin adı Yunus Emre Enstitüsü’nde yapıldığı iddia edilen yolsuzluğa karıştı. Partili, partisiz her yurttaşın oldukça rahatsız olduğu şaibe ve yolsuzluklardan hesap filan sorulmadı. Soma maden faciası, İliç maden faciası, Kartalkaya otel yangını, yenidoğan çetesinin yaptığı vahşet gün gibi hafızalarda.
Anketler son seçim sonuçlarını teyit ettiğine göre iktidar başarılı değil.
Çünkü, toplum başta ekonomi olmak üzere genç teğmenlerin “Mustafa Kemal’in askeriyiz…” dedikleri için ordudan atılmasından, liyakatsız atamalardan, işsizlikten, Atatürk ve kurucu değerlerle hesaplaşma olarak tanımlanabilecek eğitim politikalarından, uyuşturucunun yaygınlaşmasından oldukça rahatsız. Toplum laik cumhuriyete karşı yapılan akıl almaz uygulamalardan çok rahatsız. Toplum basına, politikacılara, sanatçılara karşı yapılan gözaltı ve tutuklamalardan rahatsız.
İktidar malesef başarılı değil.
Çünkü, 1991-2002 yılları arasında Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü olarak görev yapan, Deprem Dede olarak tanıyıp sevdiğimiz Ahmet Mete Işıklara’nın dediği gibi, “İnsanları enkaz altından nasıl çıkaracağımızı çok iyi öğrendik… Ama insanların enkaz altında kalmaması için neler yapmamız gerektiğini bir türlü öğrenemedik.” sözüne uygun biçimde iktidar muhalefeti suçlamayı öğrendiği halde, en azından kendi içinde hesaplaşmayı bir türlü öğrenemedi.
Ve iktidar malesef başarılı değil.
Çünkü, dış politikada ağırlığımız olabildiğince azaldı. Örneğin Trump’ın gündeme bomba gibi düşen “Gazze’yi boşaltacağız!” fantazisi karşısında iktidar hala suskun. Neden suskun?
Sebep çok olmasına çok da, sanırım şu söz manzaranın en güzel özeti. “Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç…”
Gerçi şunun şurasında 2028’e ne kaldı ki…
Bir, iki, üç
Onu bunu bilmem de, vatandaşın işi güç mü güç?
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








