Türker Ertürk: “Depremde Görülen Zararların Sorumlusu Kim?”

Türker Ertürk: “Depremde Görülen Zararların Sorumlusu Kim?”
Yayınlama: 06.02.2025 14:46
A+
A-

Emekli Amiral ve yazar Türker Ertürk, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, deprem gerçeğine karşı bilimin ışığında hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Ertürk, depremleri durdurmanın ya da önlemenin mümkün olmadığını ancak can ve mal kayıplarını en aza indirmenin bilimsel yöntemlerle sağlanabileceğini belirtti.

Türker Ertürk, bilimi yok sayan, sorgulayıcı aklı dışlayan toplumların deprem gibi doğal afetlerde daha büyük yıkımlarla karşılaştığını ifade ederek, özellikle tarikatlar ve cemaatlerin yoğun olduğu ülkelerde felaketlerin daha ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Dua ve dini ritüellerin bireysel huzur sağlayabileceğini ancak depremlere karşı bir önlem oluşturmadığını vurgulayan Ertürk, “Etrafta okuyarak, üfleyerek korunma sağladığını iddia eden şarlatanlar var. Hatta akademik unvana sahip kişilerin bile bilim dışı açıklamalar yaptığını görüyoruz” dedi.

Deprem gibi doğa olaylarının yalnızca coğrafi değil, toplumsal ve yönetimsel faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirten Ertürk, Japonya örneğini vererek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Japonya, dünyada en şiddetli depremleri yaşayan ülkelerden biri olmasına rağmen, can ve mal kayıplarını en düşük seviyede tutabiliyor. Çünkü Japon toplumu, depremlerin ilahi bir ceza olmadığını, bilimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiğini biliyor.”

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nde hayatını kaybedenleri anmayı da unutmayan Ertürk, vefat edenlere rahmet dilerken, hala yaraları sarılmayan depremzedeler için dayanma gücü temennisinde bulundu.

Türker Ertürk’ün açıklaması şöyle:

“Depremi durdurma, engelleme ve öteleme şansımız yok! Ama depremden göreceğimiz zararı, ziyanı ve can kayıplarını engellemek ve en aza indirmek mümkün. Bunun yolu; sorgulayıcı akıl ve yaşamda tek yol gösterici olan bilim ve onun ışığında alınan tedbirlerdir.

Bir ülkede bilim “tu kaka” yapılıyor ve sorgulayıcı aklın yerine biat eden, dindar ve kindar toplum peşinde koşuluyorsa; o ülkeyi deprem her seferinde daha kötü vurur.

Bir ülkede dini tarikatlar ve cemaatler çoksa; o ülkenin deprem dâhil doğal afetlerden gördüğü zarar ve can kaybı çok büyük oranda olur. Dua ederek, ayet okuyarak iç huzuru sağlayabiliriz ama depremlerden ve etkilerinden asla ve kat’a korunamayız. Etrafta okuyarak ve üfleyerek depreme karşı korunma sağladığını iddia eden çok sayıda şarlatanlar, hatta “Çocuk evliliklerinin yasaklanması depremi getirmiştir” diyen, isminin başında akademik bir kariyer olan Prof. Dr. etiketi olanlar bile var!

Çağdaş bir ülkede, böyle bir açıklama yapanın üniversite hocalığına son verirler ve sapık diye tecride kapatırlar. Dünyanın pek çok yerinde deprem, tayfun, kasırga, sel, heyelan gibi doğa olayları olur ve can ve mal kayıpları oluşur. Meydana gelen bu doğa olaylarının şiddetini, bölgelerini, orada yaşayan toplumun yapısını, dünya görüşünü, can ve mal kayıplarının oranını analiz ettiğimizde çok dikkat çekici bir sonuç göze çarpmaktadır.

Depreme maruz kalan toplum eğer aklın ve bilimin egemen olmadığı bir toplum ise orada bu doğa olayının meydana getirdiği felaketin derecesi de çok yüksek oluyor. Japonya dünyada depremleri en şiddetli ve en yaygın şekilde yaşayan ülkelerden biri. Böyle olmasına rağmen, can ve mal kayıplarında en düşük orana sahip! Çünkü Japon toplumu, depremlerin Allah tarafından verilen bir ceza olmadığının bilincinde.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depreminde yaşamını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Milletimize sabır, hala yaraları sarılmayan bölge insanımıza da dayanma gücü diliyorum.”

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi