Son Yürüyüş – Melih Demirel Yazdı

Melih Demirel, “Bu memlekete son bir yürüyüş borcumuz var. Arınarak birleşeceğiz, birleşerek kazanacağız” diyerek ikinci bir Kuvay-i Milliye ruhuna vurgu yaptı.

Son Yürüyüş – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 25.08.2025 20:39
A+
A-

“Bu millete son bir yürüyüş borcumuz var. Arınarak birleşeceğiz, birleşerek kazanacağız”

Milletlerin tarihinde öyle anlar vardır ki, zamanın ruhu değişir. İnsanların kaderini belirleyen dönüm noktaları işte o anlardır. Bugün, tam da böyle bir kavşaktayız. Yüzyıl önce bu toprakların dört bir yanında ayağa kalkan bir avuç yürekli insan, yalnızca vatanı değil, bir ulusun onurunu da kurtarmıştı. O mücadele, emperyalizme karşı bir direniş olduğu kadar, millet olma bilincimizin de şahlanışıydı.

Bugün ise başka bir imtihanla karşı karşıyayız. Nehri aşmanın, dağı delmenin yolu artık silahlardan değil; akıldan, bilgiden, vicdandan ve hakikatten geçiyor. Bizim bugünkü mücadelemiz, cehaletin karanlığını dağıtmak; aklı ve bilimi toplumun baş köşesine oturtmaktır. Bugünkü mücadelemiz, yorgun düşmüş bir milleti yeniden ayağa kaldırmaktır. Eğer başarabilirsek, bir daha ne küçülürüz ne de başkalarının tahakkümü altında eziliriz.

Ama şunu unutmamak gerekir: Bu mücadele, sıradan bir çabanın ötesindedir. Bu memlekete son bir yürüyüş borcumuz var. Bu yürüyüş, yalnızca bir neslin değil, geçmişten geleceğe bütün kuşakların omuz omuza vereceği büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, bize miras bırakılan emanetin hakkını verme yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, akılla, fikirle, bilimle ve kalemle yapılacak ikinci bir Kuvay-i milliye hareketidir.

Şunu açıkça söyleyelim: Bu toprakların kaderini değiştirecek olan, bir avuç seçkinin lütfu yada bir grubun gayreti değildir. Asıl değişim, halkın kendi vicdanında başlayacak, milyonların yüreğinde karşılık bulacaktır. Ancak en önemli husus yoldan önce ‘’arınmak’’… Arınmak; kirlenmiş hesaplardan, çürümüş zihniyetlerden, öfke ve hırsın karattığı duygulardan kurtulmaktır. Arınmak; saf bir niyetle, temiz bir vicdanla yeniden yola çıkabilmek demektir.

Bugün bu mücadeleyi vermek, geçmişin kahramanlarına vefa olduğu kadar, gelecek nesillere de bir borçtur. Eğer biz bu mücadeleyi yarım bırakır, sorumluluğumuzu yerine getirmezsek; bizden sonrakilere bırakacağımız şey, darmadağın ve yarım kalmış bir yol olur. Oysa bu milletin tarihi, eksik bırakılmış yolculuklarla değil, tamamlanmış destanlarla doludur…

Tertemiz mücadelemizdir bizi yeniden çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak olan… Ama ondan da önce, bizi yeniden birbirimize kardeş kılıp, omuz omuza yol yürütecek olanda; ‘’ Tertemiz atılacak adımlardır’’ Bunun içinde yol evvela ‘’arınmaktan’’ geçer. Arınmanın ardı ise birleşmektir. Birleşerek yürünen yolun sonunda ise; ‘’ Kazanmak’’ yazar…

Unutmayalım ki; biz ne zaman omuz omuza verdiysek, tarih o zaman yön değiştirdi. Biz ne zaman birleştiysek, umudun kapısı o zaman aralandı. Biz ne zaman ‘’bir’’ olduk,  işte o zaman imkansızı mümkün kıldık…

Ancak evvela arınarak…

Arınarak birleşeceğiz,

Birleşerek kazanacağız…

Umudu örgütleyenlere bin selam ile, kalın sağlıcakla…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı