Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara – Melih Demirel Yazdı

Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara – Melih Demirel Yazdı
Yayınlama: 24.09.2025 17:03
A+
A-

Yirmi üç yıldır iktidarda olanların adalet sicilini konuşmaya gerek yok; zaten bu ülkenin hafızasında yer etmiş durumda. Mahkeme salonlarının gölgesinde kalmış kararlar, siyasetin müdahalesi iddialarıyla şekillenen davalar, bir kesime karşı uygulanan ayrıcalıklar, diğerine karşı uygulanan hoyratlıklar… Adaletin terazisi, ne yazık ki çoğu zaman tarafsız değil, tartışmalı oldu. Bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değil. Yıllarca bunun mücadelesini verdik, veriyoruz…

Ama… Bugünlerde  ayrıca  üzerinde durmamız gereken bir konu var, bu konu;  “adaleti yeniden inşa edeceğiz” iddiasıyla yola çıkan mevcut CHP yönetiminin, kendi evinin içinde sergilediği pervasızlıktır. Son on beş gün içinde yaşananlar, sadece bir parti içi mesele değildir; doğrudan siyasetin samimiyetine dair bir turnusol kâğıdıdır. Yaklaşık yetmiş partilinin üyeliği, suç isnadı yapılmadan, savunma hakkı bile verilmeden sona erdirildi. Gerekçe yok, muhakeme yok, tek taraflı bir karar var.

Parti içi muhalefet, tek tek  ansızın tasfiye ediliyor. İşte bu manzara, aslında mevcut CHP yönetiminin demokrasiye ve adalete bakışını apaçık ortaya koyuyor. Hukuksuzluktan dem vuranların, kendi bünyesinde hukuksuzluğun kitabını yazması, hangi vicdana sığar?

Sorarım size: Hukuksuzluktan bahsedip kendi içinde hukuksuzluğun âlâsını yapan bir yönetim anlayışı, iktidara geldiğinde adaleti gerçekten tesis edebilir mi? Yoksa “bizim hukuksuzluğumuz iyidir” anlayışını mı dayatır?

Bu tablo, basit bir iç disiplin değil; bir zihniyet meselesidir. Çünkü adalet, rakip gördüğünü kapının önüne koymak değil; rakibine bile hakkını teslim etmektir. “Hak, en çok da muhalifin hakkıdır” sözü, sadece süslü bir cümle olarak mı kalacak?

Daha da acısı, bu hukuksuzluğa sessiz kalan hukukçuların hali. Bu hukukçuların cübbesine  Silivri’de düğmemi dikildi?  Görünen o ki, bazı hukukçular için hak, kimden geldiğine göre değişiyor. Güce göre şekil alan bir adalet anlayışı, bu ülkeye adalet vaat edebilir mi?

Kendi evinde adaleti tesis edemeyenler, millete nasıl umut olacak? Parti içindeki muhalifine tahammül edemeyenler, ülkenin farklı görüşlerini nasıl hoşgörüyle karşılayacak? Bu soruların cevabı, aslında siyasetin en çıplak gerçeğini ortaya koyuyor: Samimiyet yok!

CHP’nin bugünkü yönetim anlayışı, adalet nutuklarını boşa çıkarıyor. Kendi üyelerine bile adalet dağıtamayan bir anlayış, ülkeye adalet getirebilir mi? Elbette hayır.

Ve işin ironisi de burada: İktidarı  “tencerenin dibi kara” diye eleştirenler, şimdi kendi tencerelerinin daha da kara olduğunu görmezden geliyor. Oysa milletin gözü kör değil. Söylem ile eylem arasındaki bu uçurumu görüyor, hafızasına yazıyor.

Son söz şu olsun: Adalet, sadece meydanlarda dillendirilmek için değil, önce kendi evinde yaşatmak içindir. Kendi evinde adaleti yok sayanlar, iktidara geldiklerinde millete sadece zulmün farklı tonlarını yaşatır.

Neydi başlık?

Tencere dibin kara… Ama seninki, benden de kara!

Biat edene ağam paşam, etmeyene aba altından sopa!

Ne güzel dünya! 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Siyasetçi, İktisatçı ve Köşe Yazarı