Kennedy Dünyayı Kurtardı Trump Ateşe Attı! Türker Ertürk Deşifre Etti

Kennedy Dünyayı Kurtardı Trump Ateşe Attı! Türker Ertürk Deşifre Etti
Yayınlama: 22.04.2026 10:17
A+
A-

Türker Ertürk, Kennedy’nin diplomasiyle yönettiği Küba krizini Trump’ın lobi baskısıyla başlattığı İran savaşıyla kıyasladı: “Biri dünyayı kurtardı, diğeri ateşe attı.”

Bölgesel gerilimlerin küresel bir felakete dönüşme riski taşıdığı şu günlerde, (E) Amiral Türker Ertürk’ten mevcut krizin anatomisini tarihsel bir perspektifle ortaya koyan sarsıcı bir analiz geldi. Ertürk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, kriz anlarındaki “devlet aklı” ile “lobilerin esiri olmuş siyasetin” farkını çarpıcı bir kıyaslamayla gözler önüne serdi.

Kennedy, Küba Krizinde Dünyayı Felaketten Nasıl Kurtardı?

Ertürk analizine, Soğuk Savaş’ın en kritik dönemeçlerinden birine atıfta bulunarak başlıyor. 64 yıl önce patlak veren Küba Füze Krizi sırasında dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy’nin izlediği rasyonel politikayı hatırlatan Türker Ertürk, kriz yönetiminin nasıl olması gerektiğini özetliyor. Kennedy’nin o dönem deniz ablukası ilan edip nükleer kuvvetleri teyakkuza geçirmesine rağmen, diplomasiden asla vazgeçmediğini ve “diplomasi kanallarını açık tuttuğunu” belirtiyor.

Ertürk’e göre bu kriz yönetimi, baştan sona planlı bir “kontrollü tırmanma ve çıkış stratejisi” barındırıyordu. Öyle ki, krizin en karanlık anlarında, bir Amerikan U-2 casus uçağının düşürüldüğü vakada bile Kennedy askeri kanattan gelen ağır baskılara boyun eğmemiş ve Ertürk’ün ifadesiyle “doğrudan saldırı emrini vermeyerek eşiği aşmamayı seçmişti.”

Trump, İsrail Lobisinin Baskısıyla İran’a Neden Saldırdı?

Madalyonun diğer yüzünde ise Donald Trump’ın Orta Doğu’yu ateşe atan fevri kararları yer alıyor. Ertürk, Trump’ın eylemlerini stratejisizlik ve dış baskılara teslimiyet üzerinden sert bir dille eleştiriyor. Analize göre; ortada İran’dan ABD’ye yönelen doğrudan bir tehdit yoktu. Üstelik ABD kamuoyu, NATO müttefikleri ve Körfez ülkeleri dahi böylesi bir savaşa tamamen karşıydı.

Tüm bu karşıt tabloya ve mantık dışı duruma rağmen Trump’ın, “Netanyahu ve İsrail lobisinin baskısıyla”, üstelik tam da müzakere masasında oturulurken 28 Şubat 2026’da İran’a saldırı emri verdiğini belirten Ertürk, kararın ardındaki körlüğü deşifre ediyor. Trump’ın bu devasa çatışmayı birkaç günde kazanacağını sandığını belirten Ertürk, en ölümcül siyasi hatayı şu sözlerle açıklıyor: “Alternatif bir planı ve çıkış stratejisi yoktu.”

41 Günlük Savaşın Ardından Bölgeyi Yeni Bir Çatışma Mı Bekliyor?

Herhangi bir çıkış stratejisi, vizyonu ve arka planı olmadan başlatılan bu asimetrik savaş, ABD’yi sahada beklemediği bir açmaza sürükledi. Ertürk’ün analizinde paylaştığı verilere göre savaş yalnızca 41 gün sürdürülebildi. Bu kısa ama yıkıcı sürenin sonunda adeta köşeye sıkışan Washington yönetimi, çareyi kırılgan bir ateşkes masasına oturmakta buldu.

Ancak Ertürk’e göre tehlike henüz geçmiş değil. Trump’ın mevcut siyasi tutumunun ve açıklamalarının son derece riskli olduğunu işaret eden (E) Amiral Türker Ertürk, bu hamlelerin “ateşkesin tekrar savaşa evrilebileceği endişesini arttırdığı” uyarısında bulunarak, hem bölgeyi hem de dünyayı bekleyen asıl tehlikeye dikkat çekiyor.

Atatürk ve Cumhuriyetten Yana Taraf Haber Merkezi