Mahruki ve Eker – Suay Karaman Yazdı

Mahruki ve Eker – Suay Karaman Yazdı
Yayınlama: 20.07.2026 14:41
A+
A-

Everest Dağı’na tırmanmayı başaran ilk Türk olarak tarihine geçen ve arama kurtarma etkinlikleriyle tanınan AKUT’un kurucu üyeleri arasında bulunan Nasuh Mahruki, ne olduğu tam anlaşılamayan 15 Temmuz olayının 10. yılı nedeniyle sosyal medyadaki paylaşımı üzerine tutuklandı. Tutuklanmasına neden olan paylaşım şöyle: “15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD’dir, Fil’i feda etmiş, Vezir’i almıştır, Erdoğan’ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir.” Paylaşımında 15 Temmuz için ‘kontrollü darbe’ diyen Nasuh Mahruki, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasıyla tutuklandı.

Bugüne kadar birçok kişi kontrollü darbe sözünü kullandı ama hiç kimse tutuklanmadı. 3 Nisan 2017 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelmiş ve 15 Temmuz’da yaşananları kontrollü darbe girişimi olarak nitelendirmişti. Bu ifadenin “darbeden önce, darbeden haberdar olmak” anlamına geldiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu hükümet için “darbeden önceden bilgileri var” şeklinde açıklama yapmıştı.

10 yıldır 15 Temmuz için darbe, kontrollü darbe, tiyatro, senaryo diyen birçok kişiye görüşünü söylerken tepki verilmedi ama şimdi Nasuh Mahruki’nin paylaşımı üzerine tutuklanması ne anlama gelmektedir? Ceza yargılamasında; kişinin özgürlüğünü geçici olarak kısıtlayan, istisnai ve hukuki bir önlem olan tutuklama, peşin ceza verme yöntemi değildir. Tutuklama kararının verilebilmesi için kaçma şüphesi, delilleri karartma, tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma riski, tekrar suç işleme olasılığı, suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan güçlü bir şüphe bulunması yer alır. Bunların hiçbiri Nasuh Mahruki için geçerli değildir ancak tutuklama kararı verilmiştir. Bu tutuklama işlemlerinin aynısı günümüzde bazı belediye başkanlarına da yapılmaktadır. Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Ayışığı, 28 Şubat ve benzer davalarda yapıldığı gibi.

Nasuh Mahruki’nin paylaşımının halkı nasıl bir kin ve düşmanlığa tahrik ettiği ya da aşağıladığı hakkında olumlu bir kanıt yoktur ama tutuklanmıştır. Bu olay ülkemizde ifade özgürlüğü ve hukuk devleti adına yeni bir kırılma noktası olarak tarihe geçecektir. Verilen bu tutuklama kararı ile düşünceler cezalandırılmaktadır. Siyasi iktidarla aynı görüşte olmamak, farklı bir değerlendirmede bulunmak, aykırı bir düşünce açıklamak suç olarak nitelendirilemez. Ülkemizde hukuku egemen kılamazsak, çok daha fazla karanlıklarda boğulacağımız bilinmelidir. Bu nedenle paylaşımı siyasal bir yorum olan değerli dostumuz Nasuh Mahruki en kısa sürede serbest bırakılmalıdır.

Hukuk herkese gereklidir. 4 Haziran 2026 tarihinde Samsun’un Terme ilçesinin 26 yaşındaki AKP’li belediye meclisi üyesi Rümeysa Eker’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar görmezden gelinmektedir. Paylaşımında ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalistleri hedef alan ağır ifadeler kullanan AKP’li üye açıkça halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasında bulunmuştur. “Bu ülkede pezevenkler Kemalist’tir ve solu destekler” gibi birbirinden aşağılık ve rezil yorumlar paylaşan bu AKP’li belediye meclisi üyesi hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ama sonuç yoktur. İstifa etmesi, paylaşımlarını ortadan kaldırmaz, bütün pislikleri ortadadır. Ancak bu konuda yargı suskundur.

Nasuh Mahruki için kartal kesilenler, söz konusu AKP’li belediye meclisi üyesi için kıpırdamamaktadır. İşte bu olay yargının getirildiği durumu gözler önüne sermektedir. Adalet, iktidarın değil milletin adaleti olmadığı sürece daha buna benzer çok örnekler yaşanacaktır. Bu nedenle önceliğimiz bir bütün olarak bu siyasi anlayıştan kurtulmak olmalıdır. Bunun için ülkemizin tam bağımsızlığına sahip çıkacak tüm muhalefete büyük sorumluluk düşmektedir.

Azim ve Karar

13 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü (1983) ve İşletme Bölümü (1998) mezunu. Lisans üstü çalışmalarını Trafik Planlaması ve Uygulaması anabilim dalında (2002) ve Hayvancılık İşletme Ekonomisi anabilim dalında (2003) tamamladı.1983-1985 yıllarında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986-1987 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı. 1988-2006 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi’nin bölünmesiyle 2018 tarihinden beri Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.1993 yılında “Bilgisayara Giriş ve Basic” ile “Fotogrametri” kitaplarını yayınladı. Mart 2019 tarihinde “İnadına Cumhuriyet” adlı kitabını yayınladı. Kasım 2021 tarihinde “Türkiye Uçuyor” adlı kitabını yayınladı. Bir süre Cumhuriyet ve Ulus Gazeteleri ile Türkiye Sorunları Dergisi’nde yazı yazmıştır. Kasım 2005-Haziran 2020 tarihleri arasında İlk Kurşun Gazetesi’nde her hafta yazıları yayınlanmıştır. Halen Azim ve Karar Sitesinde yazı yazmaktadır.“Parçalanma Dil İle Başlar” makalesiyle, Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı Onur Ödülü’ne layık görülmüştür. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski Genel Sekreteri’dir. 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı’nın Başkanı’dır. Halen Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin (TÜMÖD) Genel Sekreteri’dir. Evli ve iki çocuk babasıdır.