Sokaklar güvenli mi, değil mi? – Yusuf İpekli Yazdı

Daha geçen gün televizyonda izledim.
Kaldırımda yürüyen iki kız çocuğu gündüzün gözüne, iki şehir magandası tarafından epeyce izledikten sonra yerde sürünerek zorla arabaya bindirilmek isteniyor.
Çoluk çocuk sahibi bir öğretmen olarak içim hem acıdı hem de öfkeyle doldu.
Bunu gören yaşı yetmiş olmuş duyarlı bir vatandaş benim duygularıma benzer hislere kapılmış olmalı ki olaya kayıtsız kalmayıp müdahale ederek kız çocuklarından birini şehir eşkiyalarının elinden kurtarıyor.
Vay sen misin bunu yapan diyen magandalar arabadan inip o yetmişini çoktan geçmiş duyarlı vatandaşı tekme tokat dövüyorlar.
Bu esnada etrafta bulunan kimse olaya müdahale etmiyor.
Uzatmayalım o yetmişlik duyarlı vatandaş da kız çocuklarının aileleri de magandalardan şikayetçi oluyor.
Bu şikayetin sonucu ne olmalı? O magandalar hemen tutuklanmalı, kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma, cinsel taciz, cebir, şiddet, toplumun huzur ve refahını bozma suçuyla yagılanıp üst sınırdan cezalandırmalı değil mi?
Ne oluyor peki, geçmişe dönük sekiz dokuz suç kaydı bulunan bu magandalar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor.
Oysa bu tür olaylarda şikayete bağlı kalmadan emniyet anında işlem yapmalı yargı ise kamu adına en hızlı biçimde suçluları cezalandırılmalıdır.
Bu işin affı, indirimi filan olmaz.
Olay basına yansıyınca ilgili şahıslar tekrar göz altına alınmış ancak akıbetleri ile ilgili kamuoyuna herhangi bir yansıma olmamıştır.
Bakınız devlet niye vardır biliyor musunuz?
Vatandaşın;
1) Canını,
2) Malını
3) Namusunu korumak için…
Yukarıdaki örnekten yola çıkarak sormak lazım o zaman.
Devlet vatandaşın canını, malını, namusunu koruyabiliyor mu, devleti yöneten ve idare eden, yetkililer koru(ya)muyorsa neden?
Şimdi, toplumsal, ekonomik, sosyolojik, psikolojik olaylar ve olgular nedeniyle şehir magandası ve/veya suç makinesi haline gelen o insanlar uyuşturucu vb yüzünden birer canavara dönüşmüşse ve sabahlara kadar vurup kırıp başta kadın cinayeti olmak üzere bir yığın suç işliyorsa ve devlet denilen organizasyon önlemek için önlem filan almıyorsa oturup düşünmek gerekir.
Neyi mi?
O kızlar da fingerdemeyip evlerinde otursaydı, kancık köpek kuyruk sallamaszsa erkek köpek havlamazdı gibi cinsiyetçi saçmalıkları, kızını dövmeyen dizini döver, saçı uzun aklı kısa gibi akıl, mantık, çağ dışı sözleri…
Şimdi diyeceksiniz ki, emniyet, yargı ne yapıyor?
Ne yapacak efendim belediyeleri silkeliyor, yola geleni transfer ediyor gelmeyenleri devlet aklı diyen butlancı mı, sırtlancı mı ne karın ağrısıysa zat-ı muhteremlerle işbirliği yapıp içeri atıyor.
Yoksa kimin umurunda Ayşe tacize, Fatma tecavüze uğramış. Kimin umurunda efendim Kader kader kurbanı olmuş, Derya suç makinesine dönüşmüş.
Kimin umurunda Azat üç bebeyle Şirin’i yapayalnız bırakıp bir gece aniden mevta olmuş, kimin umurunda Umut daha çocuk yaşta dama düşmüş, kimin umurunda Şahin dışarda kartal iken içeride kediye dönüşmüş.
Ey sosyal devleti temsil edenler lütfen ama lütfen önleyici tedbirler alın. İşsizliğe çare bulun. Sağlıklı aile yapısı için doğum konusunda yurttaşı bilgilendirin. Suç makinelerini kontrol altında tutun. Hani şu uçak inip kalkmayan havaalanı filan var ya oraya akan kaynağı bu işler için kullanın.
Yoksa, yoksa Allah muhafaza demeye dilim varmıyor, bu ortamda nefes alıp versek bile insan gibi yaşamak sarıyor mu hem vallahi hem billahi sar-mı-yor.
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








