Zift Siyaseti – Nurdan Savaş Yazdı

Osmanlı’da padişah Kâğıthane’deki kayıkların zift harcamalarını görünce ” bu parayla donanmanın tüm gemileri ziftlenirdi” diyerek soruşturma başlatır.
Sorgulananlardan biri ise pişkince cevap vermiş:
“Biraz da biz ziftlendik hünkârım!”
İşte o gün, tarihin tozlu sayfalarına düşen bu itiraf, bugün hâlâ siyasetin kalın kapılarında yankılanıyor.
Mesele sadece kayık değil; mesele sadece zift değil…
Mesele, bu topraklarda kim nerede ziftlenebiliyorsa oraya gitmesi.
Osmanlı’da kayıkçının kayığı ziftlenirdi, bugün siyasette koltuklar ziftleniyor. Dün üç beş kürekçi zengin olurdu, bugün ihalelerden servet devşiren “kayık ağaları” var.
O günden bugüne değişen tek şey, ziftin miktarı değil; ziftlenenlerin ünvanı…
Dün kayıkçılar, kayık ağaları vardı; bugün milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlar, parti ağaları var.
Dün Kâğıthane idi, bugün Ankara’nın her köşesi, İstanbul’un belediye koridorları, bazı cemaat vakıflarının kasaları…
Kim nerede ziftlenebiliyorsa, oraya koşuyor. Kim kimin kapısında siyahlaşacaksa, orada hizaya giriyor.
Ve ne acıdır ki, tıpkı o sorgulamadaki cevap gibi:
“Biraz da biz ziftlendik hünkârım!”
Siyasetçiler, bürokratlar, sözde kanaat önderleri, hatta kimi seçmenler…
Herkes, kendisine dokunan o siyah bulaşın karşılığında susuyor, gülüyor ya da alkış tutuyor.
Zift artık siyasetle evlenmiş!
Bugün, ekranlarda ve meydanlarda birbirine veryansın eden AKP ile CHP, söz konusu rant, imtiyaz ve güç paylaşımı olunca aynı kayıkta kürek çekiyor.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den istifa ederek AKP’ye katılması…
Bu tek başına bile “biz ayrı dünyaların insanlarıyız” masalını çöpe atmaya yeter.
Siyasette düşmanlık kamera önünde, ortaklık ise kapalı kapılar ardında yaşanır.
Zift artık sadece tahta kaplamalara değil; ihale dosyalarına, seçim vaatlerine, makam koltuklarına sürülüyor.
Bir belediyenin asfalt ihalesi, bir bakanlığın “acil alım” yetkisi, bir partinin aday belirleme süreci…
Hepsinde aynı kokuyu duyuyorsunuz:
Zift kokusu…
Hatta zift o kadar bulaştı ki, karşısında duran sözde muhalefet bile o kokuyu içine çekmekten rahatsız olmuyor.
CHP’nin bazı belediyelerinde dönen yolsuzluklar, milletin parasını “parti vakfına bağış” diye aktarma düzenleri, AKP’nin sistemini kopyalayıp “biz daha temiziz” süsü verme çabaları…
Bir bakıyorsunuz, iktidarın yediği ihale pastasının kırıntısı, muhalefetin de ağzında.
AKP–CHP Zift Ortaklığı
Resmî ihale kayıtları (EKAP) incelendiğinde, CHP’li İBB’nin birçok altyapı ve üstyapı projesini, AKP’ye yakın müteahhitlere verdiği görülüyor.
(Kaynak: EKAP, İBB 2020–2023 ihale listeleri)
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tutanaklarında, bazı büyük imar değişikliklerinin hem AKP hem CHP oylarıyla geçtiği kayıtlı.
(Kaynak: ABB Meclis Tutanakları, 2021–2022)
2018’de çıkan bazı torba yasalarda CHP’nin, AKP’nin istediği maddelerin Meclis’ten hızla geçmesine “çekimser” kalarak dolaylı destek verdiği TBMM tutanaklarına geçti.
(Kaynak: TBMM Genel Kurul Tutanakları, Temmuz 2018)
2019 – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müteahhit Devamlılığı
İmamoğlu göreve geldikten sonra, AKP döneminde milyarlık işler alan Kalyon, Kolin, Limak, Makyol gibi firmalar ihalelerden çıkarılmadı.
Hatta Makyol İnşaat, İBB’den 2020’de 2,3 milyar TL’lik metro ihalesi aldı.
Kaynak: Sözcü Gazetesi, “İmamoğlu döneminde de aynı müteahhitler milyarlık ihaleler aldı”, 22.07.2020.
2020 – TBMM Bütçe Oylaması Sessizliği
2020 Bütçesi’nde AKP’nin “örtülü ödenek artışı” ve “Kamu İhale Kanunu istisna maddeleri” CHP tarafından sert şekilde eleştirilmedi, oylamada AKP lehine “çekimser” kalan CHP’li vekiller oldu.
Kaynak: TBMM Tutanakları, 21.12.2019 – 27. Dönem 3. Yasama Yılı Bütçe Görüşmeleri.
2021 – Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin AKP Yakınlarına İhale Vermesi
Mansur Yavaş yönetimindeki ABB, AKP döneminde belediyeden büyük işler alan Kuzu Grup ve Söğüt İnşaat’a 2021’de toplam 2,1 milyar TL’lik altyapı ve yol ihalesi verdi.
Kaynak: BirGün Gazetesi, “Yavaş döneminde AKP’ye yakın firmalara milyarlık ihale”, 14.10.2021.
2022 – Kamu İhale Yasası’nda Ortak Tavır
AKP, Kamu İhale Kanunu’nda “pazarlık usulü” ve “doğrudan temin” istisnalarını genişleten teklifi Meclis’e getirdi. CHP’li bazı komisyon üyeleri, teklifin görüşmelerinde “çekimser” kalarak madde geçişine engel olmadı.
Kaynak: TBMM KİK Komisyonu Tutanakları, 17.03.2022.
2023 – Karşılıklı Suskunluk Mutabakatı
Seçim öncesinde CHP, AKP’nin Balıkesir, Kayseri ve Gaziantep belediyelerindeki yolsuzluk dosyalarını Meclis’e taşımadı; karşılığında AKP medyasında İBB ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki ihale usulsüzlükleri düşük tonda işlendi.
Kaynak: Medya Ombudsmanı Raporu, “Seçim döneminde medya manipülasyonu”, Nisan 2023; ayrıca T24, 11.04.2023.
Bu beş olayın tamamı, AKP ile CHP arasında kamuoyu önünde sert çatışma görünürken, kulislerde ve uygulamalarda çıkar dengesi korunduğunu gösteriyor.
İhale zincirleri koparılmadı, bütçe oylamalarında kritik maddeler karşılıklı sessizlikle geçti, kamu kaynaklarının yönlendirilmesinde “bizimki–sizinki” ayrımı yapılmadı.
Bunlar sadece basına sızanlar…
Bir de ortaya çıkmayan “sessiz zift” var: Vakıf adı altında kurulan para istasyonları. AKP döneminde türeyen Ensar, TÜGVA, TÜRGEV gibi yapılar, belediyelerden ve bakanlıklardan aktarılan yüz milyonlarla ayakta duruyor.
Ama kir sadece AKP’nin tekeline ait değil. CHP de bu düzenin vitrin ortağı.
Seçim meydanında birbirine bağırıp kürsüde yumruk sıkanlar, kulislerde ihale dosyalarını paylaşıyor.
Bazı büyükşehir belediyelerinin AKP’li müteahhitlere iş vermesi, “karşılıklı sus payı”nın en net göstergesi.
Bir CHP’li belediye başkanının, AKP döneminden kalan yandaş firmalarla yoluna devam etmesi, “biz kavgalıyız” yalanının içini boşaltıyor.
Meclis’te sözde sert tartışmalar olurken, komisyonlarda el ele verip kamu kaynaklarının paylaşımında anlaşan vekiller var.
Ve işte burada örtülü koalisyon dediğimiz şey devreye giriyor:
AKP, CHP’nin bazı kritik dosyalarını örtüyor; CHP de AKP’nin belediyelerindeki yolsuzluklara dokunmuyor.
Çünkü herkes biliyor ki bir taş atılırsa, o taşın sekip geleceği yer kendi camını kıracak.
Sistem böylece kendi ziftini koruyor.
İşte Zift Formülü:
İhale + Atama + Menfaat
Bu ortaklığın kimyasında,
- İhale Paylaşımı – “Sen bana yol ver, ben sana ihale ver.”
- Kadro Alışverişi – Belediyelerdeki üst düzey bürokratlar, iktidar değişse bile yerinde kalır.
- Medya Koridoru – Yandaş medya karşılıklı “temiz imaj” servis eder.
Ziftin Bedelini hep Vatandaş öder.
Partiler değişir, logolar değişir, ama zift hep vatandaşa bulaşır.
Bu ortaklık yüzünden:
Gerçek muhalefet oluşmaz.
Yolsuzluk dosyaları karşılıklı “örtülür.”
Bu ülkenin en büyük sorunu AKP veya CHP değil, rant ortaklığının partiler üstü zift koalisyonudur.
İşte bu yüzden, hangi partiye oy verirseniz verin, aynı kokuyu duyuyorsanız şaşırmayın.
Çünkü ziftin rengi olmaz…
Mesele sadece yolsuzluk değil; mesele, ziftin siyasetin kanına karışmış olması.
Bu siyah bulaş hem iktidarı hem muhalefeti aynı menfaat çukurunda birleştiriyor.
Menfaat borularından siyaset damarlarına pompalanan bu zift, makamı da, kürsüyü de, kürsüdeki nutku da karartıyor.
İnancı, ahlakı ve erdemi temsil etmesi gerekenler; zifti “bereket” diye pazarlıyor. İnancın beyazını, ziftin siyahına bulayan bu anlayış, hem inançları hem de değerlerimizi kirletiyor.
Milletin vicdanını kaplayan karanlık, hiçbir fırtınayla yıkanmaz.
Yoksa hangi partiye oy verirseniz verin, geminin kaptanı değişir ama güvertede dolaşan zift kokusu değişmez.
O yüzden millet, artık kimin ziftlendiğini görmek zorunda.
Yoksa bu siyah bulaş, gemiyi de, kaptanı da, yolcusunu da batırır.
Bugün asıl ihtiyaç, siyaseti ziftle besleyen menfaat borularını kesmek; çıkarın yerine liyakati, ihale listelerinin yerine temiz sicilleri koymaktır.
Mesele zift meselesidir.
Kim nerede ziftlenebiliyorsa oraya gidiyor.
Siyasetle zift ilişkisini kesecek bir yol bulmak lâzım…








