“Azgın Güruh” Tartışması Büyüyor: Laiklik Meclisi’nden Anayasa Vurgusu
Laiklik Meclisi, son dönemde siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) cephesinden gelen laiklik karşıtı açıklamalara yönelik çok sert bir bildiri yayımladı. “Laikliği savunmak yurttaşlık görevidir” başlığıyla yayımlanan metinde, Anayasa’nın açıkça ihlal edildiği belirtilerek, iktidarın söylemlerine “Azgın güruh arayanlar, şeriat pankartı asanlara baksın” yanıtı verildi.

Cumhuriyetin ve laikliğin güvencesi olan Devrim Kanunlarının 102. yılına yaklaşılırken, Laiklik Meclisi tırmanan laiklik karşıtı söylemlere ve eylemlere karşı yazılı bir açıklama yaptı. Siyasi iktidarın, tarikat ve cemaat uzantılarıyla birlikte Anayasa’yı yok saydığının altı çizilen açıklamada, devlet kademelerinden gelen şeriat propagandalarına dikkat çekildi.
“Yargı Bir Sopa Olarak Kullanılıyor” Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının “ümmet” olarak adlandırıldığı ve laiklikle kazanılan toplumsal hakların büyük bir hızla gasp edildiği vurgulandı. Yargı organlarının laikliğe sahip çıkan yurttaşlara karşı bir “sopa” olarak kullanıldığını belirten Laiklik Meclisi, yeni bir tarih yazımına girişildiğine dikkat çekti.
İktidara ve MEB’e Sert Tepki: “Laikliği Savunmak Hezeyan Değildir!” Siyasi iktidarın en yetkili isminin laikliği savunan yurttaşları “azgın güruh”, laiklik hassasiyetini ise “hezeyan” olarak nitelendirmesine sert tepki gösterilen bildiride, Milli Eğitim Bakanı da eleştirilerin hedefindeydi. MEB koltuğunda oturan şahsın laikliği kendince yeniden tanımladığı ve laikliği savunanları yargıya taşımakla tehdit ettiği hatırlatılarak, bu durumun laikliği suç unsuru haline getirmeye dönük “tehlikeli bir saldırı” olduğu ifade edildi.
Laiklik Meclisi, tartışma yaratan “azgın güruh” nitelemesine ise şu sözlerle yanıt verdi: “‘Azgın güruh’ arayanlar; laikliği ve hukuku savunan yurttaşlara değil, siyasi iktidardan aldıkları güçle ülkemizin cadde ve meydanlarında ‘yaşasın şeriat, kahrolsun laiklik’ sloganları atarak pankart asanlara ve onları koruyup kollayanlara bakmalıdır!”
“Açıkça Suç İşleniyor” Laiklik Meclisi, iktidar yetkilileri ve yargı organlarının Anayasa’nın 2., 13., 14., 68., 81., 103., 174. maddeleri ile Altıncı Kısım Geçici 2. maddesine aykırı davrandığını belirterek, bunun “Laik Cumhuriyet’e ve halka karşı işlenmiş bir suç” olduğunun altını çizdi. Meselenin bireysel dini inançlar olmadığı, siyasal İslam’ın devlet ve toplumu dönüştürerek yeni bir rejim inşa etme hedefi olduğu vurgulandı.
1 Mart’ta Ankara’da Buluşma Çağrısı Böylesi bir tabloda laikliği savunmanın devrimci bir görev olduğunu belirten Laiklik Meclisi, tüm yurttaşları mücadeleyi büyütmeye davet etti. Açıklama, 1 Mart Pazar günü Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek “Laiklik Günü” etkinliğine katılım çağrısıyla son buldu.
Açıklamanın tümü şöyle:
Laikliği savunmak yurttaşlık görevidir!
Cumhuriyet ve laikliğin güvencesi olan Devrim Kanunlarının 102. yılına yaklaşırken siyasi iktidar ile destekçisi tarikat cemaat uzantıları Anayasayı yine yok sayarak laikliğe saldırılarını arttırmaktadır.
Laikliğe karşı açık açık şeriat propagandası ve dinci gerici saldırılar İslamcı terör örgütleri ile tarikat ve cemaat uzantılarının yanı sıra, bizzat devlet kademelerine yerleşmiş olan isimlerden gelmekte, yargı organları laikliğe sahip çıkan yurttaşlara karşı sopa olarak kullanılmakta, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları ümmet olarak adlandırılmakta, laiklikle kazanılan tüm toplumsal haklar büyük bir hızla gasp edilmekte, Laik Cumhuriyet yok sayılarak yeni bir tarih yazımı yapılmaktadır.
Siyasi iktidarın en yetkili ağzı, laikliğe sahip çıkan yurttaşları “azgın güruh”, laiklikten vazgeçilmemesini “hezeyan” olarak adlandırarak, bildikleri yolda devam edeceklerini ilan ederken, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan şahıs da laiklik tanımını kendince yeniden yazarak, laikliği savunanları asılsız iddialarla yargıya taşıyacağını söyleyebilmektedir. Bütün bunlar açık bir biçimde laikliğin ortadan kaldırılmasına, laikliğe sahip çıkan yurttaşların cezalandırılmasına, laikliğin bir suç unsuru haline getirilmesine dönük tehlikeli saldırılardır.
‘’Azgın güruh’’ arayanlar; laikliği ve hukuku savunan yurttaşlara değil, “kindar nesil yetiştirme” hedefiyle yola çıkan siyasi iktidardan aldıkları güçle ülkemizin cadde ve meydanlarında “yaşasın şeriat, kahrolsun laiklik” sloganları atarak pankart asanlar ve onları koruyup kollayanlara bakmalıdır!
Bir kez daha belirtiyoruz: Gerek siyasi iktidarın yetkili şahısları gerekse yargı organları, Anayasa’nın 2., 13., 14., 68., 81., 103., 174. maddeleri ile Altıncı Kısım Geçici 2. maddeye açıkça aykırı davranmakta, Laik Cumhuriyet’e ve halka karşı suç işlemektedir.
Mesele, laikliğe saldıranların manipülasyon şablonu olarak kullandığı, yurttaşların bireysel inançları değil, siyasal iktidarın, bireysel bir alan olan dini inançları kullanması, toplumu ve devleti dönüştürerek yeni rejimini inşa etme hedefidir. Bu tablo karşısında laikliği savunmak, hem Anayasal hem de Cumhuriyet’in yurttaşlara verdiği devrimci bir görevdir.
Laiklik Meclisi bütün yurttaşları, tarihsel haklılığa dayanan devrimci görevi yerine getirerek laiklik ve Cumhuriyet için mücadeleyi büyütmeye ve 1 Mart Pazar günü Ankara’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek Laiklik Günü etkinliğine katılarak güç vermeye çağırır.
Laiklik Meclisi, 19 Şubat 2026








