Beceri Temelli Eğitim – İlkay Kumtepe Yazdı

Son zamanların moda tanımlamalarından bir olarak görebilirsiniz ama modası geçmeyen bir söz dizisi olarak belleğimizde yer almalı ”beceri temelli eğitim”.
Nedenine gelirsek; geleceğin toplumunda çocuklarımızın daha fazla yaşam becerisine gereksinim duyacağını öngörmemizdendir. Bazılarımız şu savunmayı yapabilir; artık her şey makineleşti, insanlar bir çok alanda işlerini makinelere, yapay zekaya devrediyor. Geleceğinin insanı çok becerikli olmasa da olur, çok bilgili olsun ki o makinelere hükmedebilsin. İnsan insanlığını makinelere devretmeyecekse eğer, becerikli olmak zorundadır. Kendi yaşam becerilerinin sürdüremeyen insan özgür olamaz. Zamanla da düşünme becerileri zayıflar.
Okula başlayan çocuklar hemen akademik bir yarışın içine girer ve bundan sonrası artık tamamen öğrenme/öğretmeye dayalı bir süreçtir. Ne kadar çok soruya ne kadar kısa sürede yanıt verdiği yarışının içinde kaybolan çocuk ve onu sadece odasına/test kitaplarına sıkıştırmaya çalışan aileler tablosu çıkar karşımıza. Birçok aile çocuğu okula başladıktan sonra hayatta en önemli şeyin ders çalışmak olduğunu söyler ve çocuğu bedensel ve sosyal gelişimini tamamlayacağı bir spor, sanat etkinliğine göndermek istemez. Bunun için kaybedilecek zamanı yoktur. Tüm zamanlarını soru çözmekle geçirmelidir.
Sadece sosyal, duygusal, bedensel gelişim için bir faaliyetin içinde bulunmaması değildir sorun. Daha da büyüktür. Çocuk ailenin içinde de birey olarak yoktur. Çünkü çocuk adına onun bütün sorumlulukları devralınmış “sen yeter ki dersini çalış, ben yaparım” anlayışı ile çocuk odasına ve kitaplarının arasına ittirilmiştir. Oradan kaçabileceği tek yer ise sanal ortamdır. Sanal ortamı zararsız gören aile biraz nefes alsın çocuk diye orda takılmasına izin verir. Hatta bu esnada odasında durduğu için çocuğun güvende olduğunu düşünür. Ancak işin boyutu bambaşka olur. Odaya ve test kitaplarına sıkıştırılan çocuk bazen öyle bir kaçar ki sanal ortama. Aile bu sefer çocuğunu oradan kurtaramamaktan dert yanar.
Elbette ki dersini çalışacak ama onun dışında özellikle de evde sorumlulukları olduğunu bilecek. Ev içerisindeki refahtan pay aldığı kadar o refahın oluşturulmasında emek ve söz sahibi olması sağlanmalıdır. Çocuğunuzun bedensel, zihinsel olarak gelişimini desteklemenin en önemli yolu onu ev içinde aktif olarak var etmektir. Evdeki işlerde yardımcı rolü değil, bazı işlerin ana sorumlusu kılmak gerekir. Hem fikrini almak hem emeği ile ev sorumluluklarına ortak etmek çocuklarınız için en iyi beceri temelli eğitimdir.
Okula başlayan çocuklarda ilk fark ettiğimiz evde ne kadar sorumluluk sahibi olduklarıdır. Bazı çocuklar gerçekten evde sorumluluk almış, kendi kişisel bakımını en azından yapabilecek beceriye sahip karar alma mekanizması işleyen bir yapıya sahipken bazıları ise en basit işleri yapamayacak kadar beceri yoksunu, en kolay sorunlarda karar mekanizmasını işletemeyen, bağımlı bireyler olarak karşımıza çıkar. Aynı yaş grubundaki bu iki uç nokta ailelerin tutumundan kaynaklı bir durumdur. Bu nedenle çocuk henüz okula başlamadan onu karar almaya zorlamak, kendi kişisel bakımını yapması konusunda yönlendirmek, yere düşünce kaldırmadan beklemek ona yapabileceğiniz en büyük iyiliktir.
Çok küçük yaşlardan itibaren basit adımlarla edinilecek beceriler gelecekte çocuklarınızın kurtarıcısı olacaktır. Fiziksel becerileri gelişen çocukların zihinleri de işler. Karar verme becerisi gelişir. Beceri eğitimi okulla birlikte başlamaz ama okulla birlikte gelişerek devam eder. Okul yıllarında sadece ders çalış yeter diyerek ev yaşamından uzaklaştırmayacağınız, okulla birlikte ev ve günlük yaşam sorumluluklarını devam ettirmesi gereken çocuklar ileride daha başarılı bireyler olacaktır mutlaka. Öncelikle becerileri gelişmiş çocukların okul başarıları da olumlu yönde gelişir.
İlkokula Başlama Yaşında Çocuk Neleri Yapabilir?
Anlaşılır bir konuşmayla 6-7 sözcüklük cümleler kurabilir ve bir olayı baştan sona sıralaması ile anlatabilir.
Rakamları tanır, rakamları gösterir, sayabilir, çokluk azlığı bilir, renkleri bilir, resim çizebilir.
Üstünü giyebilir, düğme, fermuar açıp kapar, yemeğini yer, tuvalet temizliğini yapar.
Yatağını toplar, sofra kurmaya toplamaya yardım eder, saçını tarar, dişini fırçalar.
Evcil hayvanı besler, bitki bakımı yapar, temizlik işlerine yardım eder.
Bunlar ve daha fazlasını yapabilir okula başlayan çocuk. Ancak bunlar için evde yeterince fırsat verilmiş olmalıdır. Çocuğun yerine bu işleri üstlenmek onun akademik başarısını da gölgeleyecek bir tutumdur.








