CHP Nerede ? – Melih Demirel Yazdı

Malumunuz gündem çok hızlı. AKP ve MHP ittifakına DEM’in dahli, İmralı – Kandil – Ankara arası yaşanan gelişmeler, Suriye’de yeniden tansiyonun yükselmesi, ülkedeki ekonomik şartların günden güne daha da ağırlaşması, mevcut şartlarda köşeye sıkışması gereken iktidarın sürekli şapkadan tavşan çıkartıyor olması ve CHP’nin siyasetsizliği…
Evet yineliyorum, CHP’nin Sİ-YA-SET-SİZ-Lİ-Ğİ!
Peki CHP nerede?
Sokakta değil,
Fakültede değil,
Fabrikada, tarlada da değil.
Emekçinin, emeklinin, işsizin, öğrencinin, madencinin yanında mı?
Hayır değil.
İç Anadolu’nun bozkırında, Doğu’nun kara kışında, Çukurova’nın pamuğu, Trakya’nın günebakanında CHP’yi göreniniz var mı?
Ben söyleyeyim CHP nerede…
CHP kabuğunda, CHP siyasetsizliğin en dibinde, ana gündemden uzak, kırk aklı varsa kırkıda Silivri’de.
Hukuk mücadelesine omuz vermeye eyvallah, vereceksin de! Ama sabah Ekrem, akşam İmamoğlu tüm gündemin odağı… nereye kadar böyle…
Memlekette olağanüstü gelişmeler yaşanıyor, bir zamanlar gündemin merkezine oturup gündem belirleyen CHP, adeta figürana dönüşmüş, olandan bitenden neredeyse milletle birlikte haberi oluyor. Biri çıkıp hatırlatsın bu Söğütözü’nde ki arkadaşlara; Ana Muhalefet, sadece söylemde değil eylemde muhalefettir. İktidar kadar senin de sorumluluğun vardır ve CHP’nin genel merkezi ” Silivri” değildir. Örnek verecek olursak; Bir zamanların CHP’si Aslan’ın ağızından payı alır gibi ”Emeklilere bayram ikramiyesini” iktidara kurduğu baskıyla alabiliyordu. Üstelik bunu kuru gürültü bağırış çağırışla değil, akılcı bir muhalefetle yapıyordu. Tabi o zamanlar CHP’nin ülke gündemi diye bir derdi vardı. Ez cümle, bu işler otuz altında yokuz deyip olmaya, emekli zam alana kadar meydanlardayız deyip üç gün sonra meydanlardan yok olmaya benzemiyor.
Bugün CHP’nin başında sadece ama sadece bağırıp çağıran ” onu yaparız, bunu ederiz” deyip günün sonunda hiçbir kazanım elde edemeyen bir akıl var. Üstelik bu akıl bırakın kazanım elde etmeyi, freni patlamış kamyon gibi şarampole doğru gidiyor. İşin şaşırtıcı tarafı ” Alkışlar ve tezahüratlar” eşliğinde… Sevgili CHP seçmenleri, parti gönüllüleri, parti emekçileri… Bu gidiş gidiş değil, bugün bizlere bunları yazıp çiziyoruz diye kızıyorsunuz ama, CHP’ye dar gelecek olan ”BİAT” ceketinin bir kolunu giydirdiler, rehavetten ütopik politikanın esiri olmaktan farkında değilsiniz belki ama, bu ceket CHP’ye dar gelir! Dar gelen ceket ise hareket halinde yırtılır. İşin mühim tarafı ise yırtılan şeyin adı bir kumaş parçası değil, ” kurumsal yapıdır ‘’
Ancak müsterih olun ki,
Birileri vardır birleştirici olan. Biatı reddeden, topluma kulak veren, BOP gibi tehlikelerin karşısında son kale olan, akılcıl siyaset izleyip taşların yerine oturmasını bekleyen…
Çıkagelir, o ceketin giydirilmemiş kolundan tutar, yırtar ve atar…
Şafağın söktüğü yerde mücadele edenlere, halkı için güneşin altında durmayı göze alanlara, çizili konfor alanlarına sığınmayarak; adı linç olan taş yağmurunun altında ” Doğruları” haykıranlara bin selam ile…








