CHP, oyuna (mı) geliyor… – Yusuf İpekli Yazdı

CHP, oyuna (mı) geliyor… – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 30.01.2025 22:05
A+
A-

Siyasette mühendislik, mühendislikte matematik.

İyi bir korelasyon gibi görünse de, bence değil…

Çünkü, siyaset sosyal, hem mühendislik hem matematik pozitif bilimdir.

Sosyal bilimlerde sonuç kişiye göre değişir, pozitif bilimlerin sonucu ta bilimselliğini yitirene kadar her yerde, her zaman, herkes için aynıdır.

Örneğin bir hukuk metnini milliyetçiyim diyen biri farklı yorumlar. Muhafazakâr olan farklı yorumlar. Sosyalist için aynı metin çok farklı bir anlam içerir.

Bakarsınız hepsi doğru, ancak siz kendi ideolojinizi okşayan yorumu alır, gerisini kaldırır atarsınız.

Sosyal bilimlerin sonuçları günümüzde yaşadığımız gibi eğilip bükülür, istenilen kaba sığdırılır. Pozitif bilimlerde bunu yapmak mümkün değildir. Deniz seviyesinde su hep yüz derecede kaynar.

Konumuz siyaset iken, sözümüz siyasetçiye…

Aşağı yukarı ülkeyi yirmi beş yıldır kim yönetiyor?

Aktörler değişse de değişmeyen lideriyle mevcut iktidar.

Liderin pek çok özelliği var ama ekonomistliğini saymazsak en önemli özelliği siyaset okumamış olmasına karşın siyasi mühendis oluşu.

Prompter yazarlarına rağmen hamlelerini çok iyi hesap ediyor. Bu hesabı yaparken her türlü hamleyi yapıyor.

Desteği aslında basından geliyor. Öte yandan üniversitelerin suskunluğu önemli bir avantaj. DİSK gibi, EĞİTİM-SEN gibi dünkü gündemi belirleyen sendikaların muhalefet yap(a)maması aranıp da bulunmayacak bir alan. Elbette paraya hükmeden tarikat ve cemaatlerin desteği yabana atılacak bir destek değil. Kazan kazan formülüyle müteahhitlere akıtılan rant ise müthiş bir kaynak. Öte yandan yargının durumu, meclisin etkisizleştirilmesi bambaşka bir artı. Bir de yüzyıllık CHP, hem bal hem kaymak.

Yaşadığımız bütün bu gelişmeler siyaseti, siyaset mühendisi olan üst akla teslim etmiş, bir başka bakış açısıyla siyaset, siyaset mühendisi tarafından şu veya bu yöntemle teslim alınmıştır.

Yerel seçim başarısının hiç eğildiği bir ortamda, acemi muhalefet sayesinde cumhurbaşkanı A ve B olmak üzere iki plan hazırlamıştır.

A Planı

Cumhurbaşkanının ilk planı son yerel seçimlerin birinci partisi olan CHP’yi paramparça etmektir.

Belediye başkanlarının tutuklanması, gözaltılar, turp meselesi filan A planına hizmet eden argüman.

İlk iş, İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu yolsuzluk gibi halkın asla tasvip etmediği uygulamalarla suçlamak. O’nun sinir uçlarına basıp hata yapmasını sağlamak. Böylece İmamoğlu’nun ağzından, “cumhurbaşkanı adayıyım” cümlesini duymak. Ya da CHP’ye şu veya bu şekilde İmamoğlu’nu açıklatmak. Plan tıkır tıkır işliyor.

Sonra, sonrası kolay.

Çünkü süreç Mansur Yavaş’ı, Türk milliyetçilerini ve aklı selim yurttaşı rahatsız edecek, kamuoyu anketlerinde açık ara önde çıkmasına karşın aday yapılmayan Sayın Yavaş ile CHP arasına karakedi girince plan amacına ulaşacak.

Hem de CHP’nin parti üyeleriyle ön seçim yaparak aday belirleme stratejisinin açık seçik desteğiyle.

Oysa cumhurbaşkanını CHP’liler değil ayrımsız bütün seçmenler belirleyecek. En azından hiç bir partiye üye olmadığım için çok istememe rağmen ben bu süreçte oy kullanamayacağım.

Bu yüzden isteyen herkesin katılarak oy kullanacağı ön seçime evet, ancak CHP’nin sadece kendi üyeleriyle yapacağı ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylaştırılması için yapılacak tuzak ön seçime hayır.

Neden?

Şimdi, İmanoğlu’nun adaylığı açıklandı mı, evet. Yavaş ile CHP’nin arası açıldı mı, evet. Seçime yakın İmamoğlu’nun dosyaları karara bağlanarak, O’na siyaset yasağı gelecek. Böylece iki güçlü cumhurbaşkanı adayı ekarte edilince Özgür Özel cumhurbaşkanı adayı olacak.

Böylece mevcut cumhurbaşkanı kendi rakibini kendisi belirleyerek istediği zaman erk(en) seçimi yapacak. Ve tekrar seçilecek.

B Planı

A planı yeterli mi? Değil.

Çünkü her şeye rağmen cumhurbaşkanının yeniden seçilmesi pek mümkün görünmüyor.

Yoksulluğa, yolsuzluğa ve yasaklara bir de yozlaşma eklenerek 3 Y, 4 Y oldu.

O zaman ikinci planın adı ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ.

Cumhurbaşkanı kesinlikle anayasayı değiştirmek istiyor. Hem de 400 vekilin kabul oyu sayesinde halk oylamasına gerek kalmadan.

400 vekili bulabilir mi? Bulur, çok zor değil.

Anayasa değişikliği iki nedenle önemli.

1. Ya anayasaya geçici bir madde yazıp anayasa değişikliği ile süresini kendinin belirleyeceği düzenekle cumhurbaşkanı seçilmiş olacak.

2. Ya da bence ihtiyaç kalmayacak ama, “Anayasa yeni, cumhurbaşkanlığında birinci dönemim…” diyerek yeniden aday olacak, seçilecek.

Üstelik, CHP’nin yakın geçmişte Meral Akşener sayesinde edindiği engin olduğu kadar yaşadığı derin tecrübe sayesinde.

Nasıl?

Siyasi mühendislik iyi işliyor, CHP oyuna geliyor, değil mi?

O zaman, iktidar için işler ayna, muhalefet için biraz daha çal çal oyna!

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

 

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)