CHP’nin düşmanları (KİMLER?) – Yusuf İpekli Yazdı

Baştan söyleyeyim mi, başlığı okuyunca bu yazıyı CHP üyesi, yöneticisi, yandaşı, taraftarı, seçmeni, ideloğu, kalemi, sempatizanı veya düşmanı filan olduğum için yazdığımı düşünmeyiniz.
Biliniz ki, bunların hiç biri değilim.
Kimseyle duygusalda bağım bağlantım yok. Kimseyi aklama, karalama; kimseyi aşağılama, (d)övme gayesi taşımıyorum.
Muradım nesnel bir bakış açısıyla tespitlerde bulunup tarihe not düşmek.
Başlayalım.
Ülke sorunları, ekonomi, eğitim, sağlık, dış politika, işçi hakları, sosyal devlet, derin yoksulluk, küresel dünya, yapay zeka, anayasa, demokrasi, liyakat gibi hayati konuları tartışması gereken CHP‘nin son günlerde bizzat kendisi tartışılıyor.
Şu günlerde iktidar alternatifi ve adayı olarak program, proje, kadro, reform hareketi, eylem planı hazırlaması gereken CHP içinde kaynadığını kazanın altına odun atmakla meşgul.
Vay efendim butlan.
Yok kayyum.
Olmadı şaibe.
Yolsuzluk.
Hırsızlık.
Rüşvet.
Kimse, özellikle KK duymasın ama bunların hiç biri doğru değil, süreç yasal olarak tanımlansa bile akılcı değil.
Çünkü iddiaların şüphelileri konumundaki CHP’liler bunları yapacak kadar becerikli değildir. Zira o kadar becerikli olsalar iktidar olurlar.
Maksat kısa vadede CHP‘yi bölüp parçalayarak uzun vadede fiili olarak olmasa bile en azından halk nezdinde mahkum etmek, yok etmek.
Olur mu, oldu bile!
Neden?
Sol siyasal anlayışta, gelenekte idelojik tartışmalar diyalektik bir realitedir. Fikir ayrılıkları, çatışmalar, kavgalar, ayrılıklar yaşanır mı? Yaşanır.
Örneğin Ecevit‘in 12 Eylül sonrası CHP‘ye dönmeyip DSP‘yi kurması bir anlamda ideolojik bir ayrılıktı.
Sosyal demokrasi yerine demokratik sol demesi bile başlı başına ele alınması gereken bir husustur.
İnançlara saygılı laiklik, yerli ve ulusal sol, kürt sorunu gibi alanlardaki ayrışmalar tezimi destekler nitelikteki güçlü yaklaşımlardır.
Şimdi CHP içinde yer alan tartışmanın ana nedeni ideolojik ayrışma değil, hizipçiliktir.
Mesele tamamen şahsidir. Biri ben Piro Kemal‘i seviyorum derken diğeri kahrolsunKK diyor. Biri Özgür ile CHP kendine geldi derken diğeri ona arsız, hırsız diyebilmektedir.
İşte bu yüzden CHP zorda, ha bölündü ha bölünecek.
Dikkatinizi çekerim bunu yapanlar aynı partiye mensup kişiler. Bunların hiç değilse parti hukuku var.
Tertemiz seçmeni tenzih ederek söyleyeyim mi? Anadolu halkı içi kavgalı eve kız vermez.
Seçmen de birbirini yiyen partiye oy vermez, açık söyleyeyim vermemeli.
Olmaz!
CHP, hep kavgaların, hizbin partisi olmuştur.
Hizbin başı dün Deniz Baykal‘dı. Bugün hiç kuşkusuz olmasın ki Kemal Kılıçdaroğlu’dur.
Bakınız sizi 13 yıl öncesine götürmek istiyorum.
Adı CUMHURİYET olan, cumhuriyet ile yaşıt olmakla kalmayıp ülkede cumhuriyet adını ilk olarak alan bir okulda müdür olarak çalışıyordum.
Geleneğimiz olduğu üzere müdür yardımcımın odasında idareci arkadaşlarla sabah çayı içerken, eğitim sistemimize önemli katkılar yapan yardımcılarımından biri Kılıçdaroğlu’nun seçildiği günün hemen ertesinde sormuştu.
“Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?”
Demiştim ki, “CHP’de yaşananlar değişim değil bir büyük projenin ilk adımıdır. Bu proje yoluyla laiklik yeniden dizayn edilecek. Atatürkçülük unutturulacak. Andımız kaldırılacak, Gençliğe Hitabe değersizleştirilecek. Özgürlükler anlamında benim de savunduğum başörtüsü meselesini onun üzerinden çözecekler. Kürt meselesi stres topuna dönecek. İktidar yerini perçinleyecek. Ortadoğu büyük sorun olacak. Sınırlar yeniden çizdirilecek. Siyasal islamın tüm argümanları hayata geçecek.Bütün bunlar Tuncelili, alevi kökenli Kılıçdaroğlu’na yaptırılacak. Çünkü onun geldiği yer, itiraza müsade etmeyecek. Üstelik bürokratik geçmişi nedeniyle bağlantılı olduğu derin devletin iyiden iyiye adamı olacak.”
Tanıklar hayatta.
Aktör bulundu. Adı sanı bilinen bir kaç kişi kefil düzeyinde referans oldu. Demirel‘in DYP‘sinin bürokratı, Özal‘ın ANAP‘nın genel müdürü olarak önüne üç beş yolsuzluk dosyası konulan KK bir anda popüler hale geldi, kendine oy veremese bile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, milletvekili yapıldı. Kökten parti emekçisi olmamasına karşın hoooppp CHP genel başkanı seçtirildi. Seçim başarısı olmayan zat BOP‘un yedek başkanı olamasa da devleti yönetme yerine kendini devletin yerine koyan AKP‘nin can simidi olmayı başardı. Sıra az biraz nefes alan CHP‘ye geldi. Gün gelip koltuğu kaybedince partili olmadığı halde partide etkin konuma getirdiği Mansur Yavaş gibi devlet adamları hariç sağcılar aracılığıyla yargı sürecini organize etti.
Dahası uluslararası sermaye mevcut iktidar yoluyla rejimi dizayn ederken, mevcut iktidar yargı ve KK yoluyla ana muhalefeti dizayn ediyor.
Peki Kılıçdaroğlu bu kadar akıllı mı, onu da lütfen aşağıda yer alan bağlantıdan okuyunuz. *
Neyse devam edelim.
Bakınız CHP ana muhalefet partisi olmanın ötesinde rejimin en deneyimli partisi. Devlet kurdu. Devrimler yaptı. Türkiye Cumhuriyeti çağdaş dünyadaki onurlu yerini onunla aldı. Bir anlamda rejimin teminatı. Koca bir tarih.
Tamam da söz konusu olan bu CHP, son elli yılı bırakın son on üç yılda ne yaptı? İstanbul ve Ankara belediye seçimlerini kazanma dışında hangi somut başarıyı elde etti? Halka ne verdi? Kavgadan başka bir icraatı var mı? Yine örneğin son on üç yılda ideolojik olarak CHP ile doku uyuşmazlığı yaşayacağı besbelli olan transferlerin kime neden oy verdiği veya kime neden oy vermediği niçin sorgulanmıyor?
Sözün özü CHP düşmanını sağda solda aramasın. CHP’nin düşmanı AK Parti, MHP, DEM filan değildir.CHP’nin düşmanı bizzat CHP’dir. Bu anlamda AKP ülkeyi siddin sene yönetir. Buna vesile olanlara hiç bir şey olmaz, olan güzel ülkeme, canım insanıma, bereketli doğaya, pırıl pırıl gökyüzüne, engin denizlerimize olur.
Çünkü sol amip gibi bölünerek büyüyeceğini sanır ama her bölünme iktidar umudunu onlarca yıl geriye atarak mevcut iktidarın yerini sağlamlaştırır.
CHP’li dostlar ister alınsın hatta hatta isterse kızsın ama CHP ana muhalefet partisidir. Ama neyin ana muhalefeti, hiç kuşkusuz olmasın kendinin…
Müstehak efendim CHP’liler olmasa bile bu CHP her şeye müstehak!
*https://www.odatv.com/yazarlar/hurrem-elmasci/kemal-kilicdaroglunun-ortulu-hayati-120104232
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








