Demokrasi Nerede? | Hatice Topçu Yazdı

Sus desem dilim,
Düşünme desem beynim,
Görme desem gözlerim,
İşitme desem kulaklarım
İsyan eder komutlarıma;
Konuşur, düşünür, görür, duyar, yazarım
Çünkü insanım…
Öylesine aktı sözcükler.
Bitti mi bu şiir, devamı mı var?
Bilemem çünkü gördüklerim, duyduklarım, düşündüklerim, konuştuklarım, yazdıklarım beni nereye taşır bilemem!
Bildiğim yıllardır acı çektiğimiz. Her geçen gün biraz daha çürüdüğümüz.
On bir ilimizi etkileyen büyük bir deprem yaşadık, “Asrın Felaketi” dediler adına. Oysa asrın felaketi deprem miydi, depreme bu adı koyanlar mı?
Çünkü enkazın altında kurtarılmayı bekleyen canlar dayanamadılar, teslim oldular soğuğa ve ölüm uykusuna…
Ve geride kaldı acılar, travmalar, isyanlar.
Geride kaldı öksüz, yetim,sakat çocuklar!..
İnsan olmanın ağırlığı çöktü omuzlarımıza ve isyan ettik insan olduğumuza…
Acıçektik;
Hak etmeden yaşanan acılara,
İsyan ettik;
Amaçları uğruna insanı araçsallaştıranlara
Ve öldük her gün, her gün biraz daha…
Ne çok yordu bizi bu sistem. Ne çok bedel ödedik. Yıllarımız yaşanmadan uçup gitti.
Çocuk ve gençlerimiz gelecekleriyle ilgili planlar yapmak yerine yurt dışına çıkmanın planlarını yapar oldular.
Diplomasızlar çifter çifter maaş alırken, çift diploması olanlar, yüksek lisanslılar, doktoralılar ve birden çok dili konuşanlar taksi şoförlüğü, pazarcılık yaptılar.
Düzeni kurgulayanlara gelince, onlar bu durumdan hiç rahatsız olmadılar. Olmadılar çünkü onlar için geçerli olan liyakat değil sadakatti.
İşin ilginç olan yönü bize bu ucube sistemden kurtulmayı vaat edenler önümüze sisteme benzemeyi koydular.
Nasıl mı?
Ankara 1. Bölge 4. Sıra CHP adayı, Ergenekon ve Balyoz kumpasları süreci Adalet Bakanı Sadullah Ergin oldu.
Durum şöyle!
Kendisi millet ittifakı DEVA partisi adayı.
Açıkçası yazık oldu CHP’ nin 5. Sıra adayına!
Gelelim millet ittifakının ikinci büyük ortağı İYİ Partiye!
Onun Ankara 1. bölge2. Sıra adaı Ahmet Eşref Fakibaba. Kendilerikısa süre önce AKP’den hicret edenlerden.
Özetle ne yana baksak AKP!
Adı mı?
Demokrasi!
Otokrasiye hayır demekte kararlıydık, kararlıydık da karşılığı ne?
Demokrasi mi?
Bu durum geçmişte de farklı değildi. Bakın şairin söylediklerine:
“Komşu komşuhuu-huuu!
Işığı kapadın mı?-Kapadım.
Işığı örttün mü? -Örttüm.
Camı açtın mı?-Açtım.
Aydınlığa ses verdin mi?-Verdim.
Zil çaldın mı? – Çaldım.
Sokağa çıktın mı?-Çıktım.
Mumu söndürdün mü? -Söndürdüm.
Demokrasi diye haykırdın mı?-Haykırdım.
Ne getirecek diye?-Özgürlük.
Kime kime?-Hepimize.
Daha kime?-Güneydoğu’ya
Ne getirecek ki?-Barış, barış.
Güneydoğu nerede?-Dağa çıktı.
Dağ nerede?-Cumhuriyetin içinde.
Yangın söndü mü? -Sönecek.
Yurttaş, yurttaş, huu -huuu!
Işığı kapattın mı? -Kapattım
Işığı açtın mı? -Açtım.
Nereye, nereye açtın? -Aydınlığa, sürekli aydınlığa.
Komşu, komşu, huu -huuu!
Seni çok, çok seviyorum.” (Can Yücel)
Dahası mı?
“Görmedim, duymadım, bilmiyorum!”
Bitti mi?
Bitmedi, bitemez!..








