Elif Tuana… – Melih Demirel Yazdı

Melih Demirel, Elif Tuana ’nın ölümü üzerinden toplumun vicdanına sesleniyor: Bu sadece bir kaza mı, yoksa cevaplanması gereken sorular mı var?
Bazı acılar vardır; sadece bir ailenin değil, bir milletin yüreğine düşer.
Elif Tuana… Henüz 16 yaşında, hayatın eşiğinde bir genç kız… Şimdi ise adı, bir mezar taşının sessizliğine emanet.
Bir trafik kazası denildi, geçildi. Oysa mesele yalnızca bir “kaza” değil. Mesele; yarım kalan bir hayat, susturulan bir ses ve ardında bırakılan ağır sorular…
Elif’in adı, çok kısa bir süre önce çok daha karanlık iddialarla gündeme gelmişti. Toplumun vicdanını yaralayan, insanın içini ürperten iddialar… Ve şimdi, o iddiaların merkezindeki genç kız, şüpheli bir kazanın ardından aramızda değil.
Bu durum, yalnızca bir tesadüf olarak görülebilir mi?
İşte tam da bu noktada toplumun içine düşen o derin huzursuzluk başlıyor.
Bir çocuk… Evet, henüz bir çocuk…
Hayatının baharında, umutlarının filizlenmesi gereken bir yaşta, toprağa veriliyor.
Ve bizlere düşen yalnızca üzülmek mi?
Yoksa sormak, sorgulamak ve hakikatin peşine düşmek mi?
Çünkü bu mesele artık sadece Elif’in meselesi değildir.
Bu mesele, adaletin meselesidir.
Bu mesele, suskunluğun ve üzeri örtülen gerçeklerin meselesidir.
Toplumun vicdanı, bu tür olaylarda en güçlü pusuladır. İnsanlar şüphe duyuyorsa, bu şüphe yok sayılarak değil, aydınlatılarak giderilir. Aksi halde her karanlık nokta, yeni bir güvensizliğin kapısını aralar.
Nisan ayında görülecek dava öncesi yaşanan bu ölüm, ister istemez zihinlerde soru işaretleri bırakmıştır. Bu soruların cevapsız kalması, sadece bir dosyanın eksik kalması değildir; bu, bir toplumun adalete olan inancının zedelenmesidir.
Elif Tuana artık konuşamayacak.
Ama onun adına konuşacak olan bir vicdan var: bu milletin vicdanı.
Bu yüzden yapılması gereken açıktır:
En ince ayrıntısına kadar, hiçbir gri alan bırakılmadan bu olay araştırılmalıdır.
Şüphelerin yerini gerçekler almalı, karanlıkta kalan her nokta aydınlatılmalıdır.
Çünkü adalet, sadece suçluyu bulmak değildir.
Adalet, gerçeği eksiksiz ortaya koymaktır.
Unutulmamalıdır ki;
Bugün Elif’in başına gelen, yarın başka bir evladın başına gelmesin diye mücadele edilmelidir.
Elif kardeşim…
Sen artık bu dünyanın yüklerinden azadesin belki…
Ama senin hikâyen, bu toplumun omuzlarında bir sorumluluktur artık.
Ve o sorumluluk ağırdır.
Çünkü bu sadece bir kayıp değil, bir sınavdır. Sonucunu kişisel meselemiz olarak kabul ettiğimiz ağır bir sınav…
Yıldızlara yoldaş olasın.
İncitmesin toprak seni…








