Güç ve İktidar Oyunları

Güç ve İktidar Oyunları
Yayınlama: 20.12.2022 21:00
Düzenleme: 20.12.2022 19:54
A+
A-

Her şeyin adil, eşit ve şeffaf olduğu bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Doğrusu özgür basın marifetiyle böyle olduğuna inanların sayısı da oldukça çok.

İstanbul’un iki kere seçilmiş Belediye Başkanı İmamoğlu’na iki yıl, yedi ay, on beş gün hapis cezası ve seçim yasağı kararı bütün siyasi hesapları değiştirdi.

Konuya ilişkin çokça yorum ve görüş var. Ancak görüşlerin ağırlıklı olanı kararın onaylanmasının uzun süreceği, dolayısıyla İmamoğlu’nun adaylığının önünün açık olduğu yönünde.

Kararın hemen ardından gerçekleştirilen Saraçhane mitingleri ile İmamoğlu’na yapılan haksızlık kamuoyu ile paylaşıldı ve kamuoyunun desteği alındı. Ancak süreklilik arz etmedi. Yine olayın tartışılması ekran yüzlerine bırakıldı.

Her zaman olduğu gibi sıra iktidar unsurlarına gelmişti. Nihayet içişleri bakanı ve YSK başkanının açıklamaları gündeme düştü.Bu açıklamalara rağmen kararın onaylanma sürecinin uzun olacağı yönündeki görüşlerin varlığını sürdürmesini anlamak mümkün değil.Kılıçdaroğlu ’da böyle düşünmüş olacak ki karar günü Almanya’ya uçmuştu.  Sonrasını biliyorsunuz.

Karar siyasi bir karar ve içinde birden çok hesap var. Kararın ilk basamağı,hapis cezası. Bu karar ile İstanbul Belediyesini 24 yıl elinde bulunduranlar onu yeniden geri almayı hedefliyorlar. Çünkü İstanbul sermayenin merkezi.İmamoğlu başkan seçildikten sonra musluklar kapatıldı. Yandaş basın, medya, dernek ve vakıfların gelirleri uçup gitti.

Kararın ikinci basamağı, siyasi yasak. Kamuoyuna yansıyan anketlere göre Millet ittifakının adayının İmamoğlu olması halinde Erdoğan’ı geçeceği yönünde.Erdoğan’ın bütün hamlelerini kamuoyu anketlerine dayanarak yaptığı da bilinen bir gerçek.

Öyleyse sonuç bir taşla iki kuş!…

Yani hem İstanbul belediyesini geri almak hem Erdoğan’ın en büyük rakibini elemine etmek!..

Hatta, hatta bir taşla çok kuş! Çünkü hapis cezası süresi bir sonraki belediye başkanlığı sürecini de kapsıyor. Yani İmamoğlu bir sonraki İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerine aday olamayacak!..

Bütün bunlar mümkün mü?

Elbette mümkün. Çünkü ülkede hiçbir şey olağan değil. Üstelik bu konuda yaşanmış örneklerimiz var. Selahattin Demirtaş’ın karar sonrası paylaştığı twitter mesajı şöyle:“Bana verilen ceza üst mahkemede sarayın talimatıyla 41 günde……onaylandı. Üzgünüm ama sarı öküzü vermeyecektiniz…”

Fazla söze gerek yok. Hiçbir şeyin olağan olmadığı bir ülkede olağan sonuçlar beklemek!…(a) ile başlayan dava konusu o sözcüğün tam yeri ama ben kullanmayacağım.

Gelelim Erdoğan’ın Anayasa’nın 101.maddesine göre üçüncü kez aday olamayacağı konusunda altılı masanın söylediklerine.

Masa centilmen davranma anlayışında. Ortaklardan biri daha şimdiden Erdoğan’a yeniden mağdur oldum deme fırsatını vermeyeceğiz diyor. Diğeri biz seçimlerin erken alınmasına itiraz etmeyiz diyor.

Bu durumda mevcut tablo iktidar lehine KAZAN KAZAN gibi duruyor.

Asıl soru muhalefet bütün bunları okuyamıyor mu?

Buna bağlı olarak ikinci soru: Eğer muhalefet tabloyu bütün yönleriyle okuyabiliyorsa İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı gösterilir mi?

Bu çok riskli, sanmıyorum.

Peki Kemal Kılıçdaroğlu?

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın en çok rakip olarak görmek istediği aday. Nitekim bu konudaki mesajlarını ortağı Bahçeli aracılığı vermeyi tercih ediyor. Hatta son açıklamasında Bahçeli; Kendine güveniyorsan yapacağın öncelikli iş altılı masayı dağıtmak, bağımsızlığını tescillemek, sonra da Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamaktır.şeklinde…

Bu açıklama ile altılı masanın dağıtılması hedefini de listeye ekleyebiliriz.

İktidar cephesi açıklamalarını yaptı. İlk hedef İstanbul’u geri almak!

Peki bu adımın devamında başka isimlere yönelik benzer kararlar olabilir mi?

 Ya da tersi olmaması için bir sebep var mı?

Öyleyse altılı masa durum tespitini doğru yapmalı, bütün olasılıkları masaya yatırmalı ve karşı hamleler gerçekleştirmeli.

Aksi Erdoğan hem bu oyunun kazananı hem de mağduru olabilir. Mağduru diyorum çünkü emin olun bu oyunun mağduriyet hesapları da çoktan yapılmıştır.

Halkın umudu olan altılı masaya gelince; Anayasa teklifine sarı ve yeşil ışık yakan, Anayasanın 101. Maddesini delmek için seçimlerin öne çekilmesine evet diyeceğini açıklayan bir masadan söz ediyoruz.

Üstelik ülkemizde hak, hukuk ve adaletti yeniden tesis edeceği sözü veren bir masa…

Üstelik masanın büyük ortağının bu amaçla “Adalet Yürüyüşü” yaptığı bir masa…

Şimdi bir yurttaş olarak soruyorum. Allah askına Anayasa hükmünü ortadan kaldıracak bir hamleye ‘evet’ diyerek mi bunu yapacaksınız?

Hukukun üstünlüğü hukukun uygulanması ile sağlanır. Siyasi hesaplara alet edilmesiyle değil.

Altılı masa kararlı ve güçlü duruşunu sürdürmeli ve elindeki kartları masaya sürmelidir.Anayasa değişikliği ve Anayasa’nın 101.maddesinin gereğini yerine getirme kararlılığını göstermelidir.Ayrıca Saraçhane mitingleriyle başlayan etkinin sürekliliğini de sağlanmalıdır.

Nasıl mı?

Belki bu sefer güzergahı İstanbul’da Ankara’ya olan ikinci bir “Adalet Yürüyüşü” ile. Aksi süreç halkın bütün umutlarını yok etmekle kalmaz, ülkeyi de felakete sürükler…

Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Rize’de tamamladı. Lisans eğitimini işletme alanında, yüksek lisans eğitimini; Eğitim Bilimleri, Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Politikaları Ana Bilim Dalı, Eğitim Yönetimi ve Teftiş Doktora Programına devam etti. Eğitim iş kolunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. 21.02.2019 tarihinde kamudaki eğitim yöneticiliği görevinden emekli oldu. Eğitimci-Yazar-Şairin; TODAİE Hazırlık Kılavuzu, iki adet şiir, on bir adet çocuk ve genç edebiyatı olmak üzere toplam 14 adet kitabı bulunmaktadır. Ayrıca eğitim bilileri aralında ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır. Meslek hayatı boyunca çok sayıda ulusal proje ile Avrupa Birliği projesi yazmış ve yönetmiştir. Eğitim bilimleri, proje döngüsü ve kişisel gelişim alanlarında çok sayıda eğitici eğitimi sertifikasına sahip olup yetişkin eğitimleri vermiştir. Halen çeşitli gazete ve haber sayfalarında makaleler yazmaktadır. Medya Siyaset YouTube TV kanalı Genel Yayın Koordinatörü ve programcılığı yapmaktadır.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Yusuf İpekli dedi ki:

    Tahlile katılıyorum. Şöyleki:
    Varan 1) Hedef CHP yi karıştırıp, ikilik üçlük çıkarmak. Kısmen oluşuyor.
    Varan 2) Altılı masa dağınık görüntüsü versin, yıpransın. Aynen istedikleri gibi gidiyor.
    Varan 3) İstanbul rantı tekrar bizim olsun isteği. Olacak gibi…
    Varan 4) Tüm bunların altında şeriat özlemi var ki, en korkuncu bu. Bu hedefe ulaşmak için her şeyi yapabilirler.