Hakan Paksoy’dan Sert Çıkış: “Meclis Var Ama İradesi Yok, Egemenlik Tek Adama Bırakıldı”

Medya Siyaset TV’de Murat Selamoğlu’nun sunduğu programda konuşan Hakan Paksoy, okullardaki şiddetin arkasında eğitim sistemindeki çöküş ve toplumsal ayrışmanın yattığını söyledi.
Medya Siyaset TV‘de Murat Selamoğlu’nun sunduğu Asıl Mesele programında, Türkiye’nin kanayan yaraları ve siyasi açmazları masaya yatırıldı. Millî Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy‘un konuk olduğu programda; okullarda artan şiddet olayları, 23 Nisan’ın tarihsel önemi ile bugünkü tablo arasındaki uçurum ve siyasetteki “kurucu felsefeye dönüş” tartışmaları ele alındı.
İşte Hakan Paksoy’un açıklamalarından öne çıkan çarpıcı başlıklar:
“Okullardaki Şiddet Bir Sonuçtur, Asıl Neden Milli Eğitim’deki Dağılmadır”
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan silahlı saldırıları değerlendiren Paksoy, meselenin sadece bir güvenlik zafiyeti olmadığını vurguladı. “Bugün olanlar bir sonuçtur. Türkiye’yi 20 yılı aşkın süredir yönetenlerin yarattığı toplumsal ayrışmanın bir tezahürüdür,” diyen Paksoy, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Milli Eğitim’de büyük bir dağılma var. 2002’den bu yana gelen her bakan ‘reform’ yaptı. Aynı partinin bakanları bile birbirinin yaptığını bozdu. Sonuç olarak eğitim sistemi çöktü, güvenlik teşkilatları yoruldu, toplum deforme oldu.”
Fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını ve eğitimin ideolojik bir zemine çekildiğini belirten Paksoy, “Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz diyerek yola çıktılar, bugün kendi değerlerini bile kaybeden, psikolojik sorunlarla boğuşan bir gençlik yarattılar” ifadelerini kullandı.
“Egemenlik Milletin Elinden Alınıp ‘Tek Adama’ Bırakıldı”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ruhu ile günümüz siyasal rejimini karşılaştıran Paksoy, 1920’de işgal altındaki bir ülkede bile egemenliği kayıtsız şartsız millete veren o büyük iradenin bugün yok edildiğini savundu:
“Bugün Meclis var ama iradesi yok. Kararların tamamı, güvenlikten adalete kadar her şey tek bir kişiye bırakılmış durumda.”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte devletin kurumsal işleyişinin sekteye uğradığını vurgulayan Paksoy, “Milli Güvenlik Kurulu fiilen yok, sadece tavsiye veriyor gibi duruyor. Yürütme ve yasama arasındaki denge kayboldu. Dünyada eşi benzeri olmayan, Meclis’in sadece yönetiyormuş gibi yaptığı bir sistemin içindeyiz” dedi.
Ümit Özdağ’ın ‘Kurucu Felsefe’ Çağrısı: “Beraber Yürümek Şart”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “Kurucu felsefeye inananlar bir araya gelmeli” çağrısına da değinen Hakan Paksoy, Türkiye’nin içinde bulunduğu açmazdan kurtulmasının yolunun Atatürk’ün kurucu ilkelerine dönmekten geçtiğini belirtti:
Hem iktidarın hem de ana muhalefetin kurucu ayarlardan saptığını dile getiren Paksoy, “Cumhuriyet Halk Partisi de 1923’teki kucaklayıcı milli karakterinden uzaklaştı, Türk milliyetçileri de geçmişte farklı akımlarla sakatlandı. Hepimizin cumhuriyetin kurucu fikriyle; milliyetçilikle ve halkçılıkla yeniden sağlıklı bir ilişki kurması gerekiyor” dedi.
Siyasi partilerin tek bir çatı altında birleşmesinin şart olmadığını ancak “birlikte yürüme” iradesinin gösterilmesi gerektiğini söyleyen Paksoy, “Partilerin birleşmesine gerek yok ama ilkelerde anlaşıp uygun adım yürümek zorundayız. Aksi takdirde, ufak tefek pazarlıklarla Türkiye’nin geleceğini kurtaramayız” uyarısında bulundu.
Murat Selamoğlu’nun “Türkiye bir yön tartışması yaşıyor” tespitiyle noktaladığı program, izleyicilerden de büyük ilgi ve destek mesajları aldı.
İŞTE O YAYIN:








