Keklik çantada olunca… | Yusuf İpekli Yazdı

Keklik çantada olunca… | Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 16.01.2024 22:27
A+
A-

Notlarımı karıştırırken gördüm. Gözlerim fal taşı gibi açıldı.

Neden mi?

Ölmeden bir ay kadar önce, temmuz 2023’te rahmetli babamın bağkur emekliğinden kaynaklı maaşının günü gelmişti.

Köydeydim yine. Zira son zamanlarda babamın en büyük keyfi, dileği benimle yolculuk yapmak, birlikte zaman geçirmekti. Her seferinde “arkanı unutma” der, ben de her hafta sonu mutlaka yanında olurdum.

O gün maaş almak için ilçeye gidecektik. “Haydi Mıstağa efendi”, dedim; “gidip maaşını alalım”.

Gelmedi, gelmek istemedi, sustu.

Beynimde bin bir soru ile gidip maaşını aldım. Yedi bin beş yüz lira aldığı maaşına zam yoktu, artış oranı sıfırdı. Geldim, utana sıkıla maaşını teslim ettim.

“Biliyom hoca. Bize zam virmedi. Sandikası olmuyanın mayışı da bu kadar olur. Hemi biz çantada kekliğik. Verse de veriyoz, vermese de veriyoz.”

TÜİK’in zayıflatılmış rakamları açıklanınca dili damağına yapışan emeklinin maaş artış oranları bu yıl da belli oldu. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine reva görülen artış yüzde otuz yedi buçuktu.

Yandaş medya başladı böl parçala yönet yaygarasına: “Memur emeklisine yüzde elli, ötekilere verilen belli…”

Öncelikle bu oran bir maaş zammı değildir. Zira bu artış alım gücü her dakika azalan maaştan lime lime azalan yani cepten hayat pahalılığı, enflasyon nedeniyle adım adım alınan aylığın bir an için minnacık minnacık iadesidir.

Lafı uzatmaya, dolandırmaya gerek yok aslında.

Neden?

Bu memlekette çalışan, emekli, emekçi, esnaf, köylü perişan. Hayat çok pahalı çünkü. Yetmişini geçmiş bir emekli çalışmak zorunda. Acı bile olsa hakkın, hukukun, adaletin olmadığı yerde insanlar vitrinleri, tezgahları uzaktan seyre alışmak zorunda (!)

Neymiş efendim en düşük maaş on bin lira olmuş. Neymiş efendim yüzde beş daha verilmiş. Neymiş efendim iki bin yirmi dört emekli yılı olacakmış.

Desenize e(mek)lim darda, e(mek)lim perişan, e(mek)lim çantada keklik…

Olsun, verse de veriyoz, vermese de…

Vah ki vah!

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)