Kılıçdaroğlu, Ecevit’in yaptığını yapabilir mi? – Yusuf İpekli Yazdı

Türk siyasetine damga vurmuş politikacıları biliyor, yakından tanıyoruz değil mi?
İnişleri çıkışları olan bu politikacıların eylem ve söylemlerinin zaman zaman yüz seksen derece dönerek kulvar değiştirdiğini görmek ve söylemek için ise kahin filan olmaya gerek yok.
Lami cimi yok, bunun adı eksen kayması.
En çarpıcı siyasi figürlerden biri hiç kuşku yok ki Süleyman Demirel.
“Yollar yürümekle aşınmaz!“, ” Bezin vadı da biz mi içtik!“, “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler!” diyen Demirel’den, “İslamköy’den çıkıp gelen çoban Sülü şimdi cumhurbaşkanı. Bu cumhuriyet sayesinde olmuştur. Cumhuriyet işte benim.” diyen Demirel’e…
Diğer ünlü figür ise, Bülent Ecevit.
Neden?
Bir kere cumhuriyetin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi‘nin Atatürk ve İsmet İnönü‘den sonraki genel başkanı. Genel başkanlıktan önce ise CHP’nin genel sekreteri. Efsane Çalışma Bakanı.
CHP’yi yüzde kırk ikiye taşıyan lider. Halkın Karaoğlan’ı. Kıbrıs fatihi başbakan. Şair, yazar, siyaset ve düşünce insanı.
Peki, biraz geriye gidelim mi?
12 Eylül faşist askeri darbesinin tanıklarından biri de bizim 78 kuşağı. Ne oldu 12 Eylül sonrası? Herkes, her kurum siyasi deprem yaşadı değil mi? CHP dahil tüm partiler kapatıldı. Liderler tutuklandı. Demokrasi askıya alındı, Anayasa sisteme uyduruldu. Uluslararası sermaye içinde yaşadığımız şu günlerin temelini atmak için küresel dünyacı Özal‘ı iktidar yaptı. Gün geldi siyaset yasağı kalktı, partiler yeniden açıldı.
Süreç sonunda Ecevit hariç diğer liderler partilerinin başına geçmesine karşın O, hem de sıfırdan yeni parti kurmayı tercih etti: “Demokratik Sol Parti!”
Yukarıda özet olarak meziyetlerine değindiğim Ecevit günün sonunda DSP’yi iktidar yaptı mı, evet.
İlginç mi, dediniz?
Bence de…
Nasıl, cumhuriyeti kuran Atatürk’ün CHP’sine rağmen.
O zaman başlığa dönerek soralım.
CHP’nin seçim yenilgisine doymayan eksi pardon eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Ecevit modeli uygulanıp iktidar olabilir mi?
Kesinlikle olamaz!
Bir kere Kılıçdaroğlu, Ecevit gibi örgütten gelen bir politikacı değil, siyasete paraşütle inen bürokrat. Arkasında herhangi bir siyasi başarısı yok. Arka planı flu.
Genel başkanı olduğu partinin aldığı oy yüzde yirmi beş. Ecevit’in yüzde kırk ikisinin tozuna bile yetişemedi. Son cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde kırk sekiz asla ölçü değil, oradaki bileşenler çok farklıydı. Zira aday Kılıçdaroğlu’dan başkası olsa kesin cumhurbaşkanı seçilmişti, hem de yüzde elli beşle ki, sanki statüko devam etsin diye adaylığını dayattı.
Öyleyse Kılıçdaroğlu, Ecevit’in yaptığını yapabilir mi, sorusu nereden çıktı?
Yaklaşık bir yıldır CHP içinde baş döndürücü gelişmeler yaşandı değil mi?
Genel başkan değişti. Yerel yönetimlerde birinci parti oldu. Açıkladığı cumhurbaşkanı adayı tutuklandı. Belediye başkanları tutuklu. Dokunan yanıyor.
O arada ülkenin demokratik güçlerinin güvenerek yıllarca destek verdiği Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin vakasına aldırmadan, mühürsüz oyların hesabını vermeden on üç yıl genel başkanı olduğu partisine delege iradesini hiçe sayarak cepheden savaş açtı.
İtibarı yerle yeksan olmakla kalmayıp Özgür Özel’in lider olmasına farkında olmadan, istemeyerek katkı yaptı. O, partisine her vurduğunda partili partisiz yurttaş Özgür Özel’in mitinglerine koştu, koşmaya devam ediyor. Destek çığ gibi…!
Demek ki neymiş, ekseni kayan bir diğer politikacı da Kemal Kılıçdaroğlu imiş.
Ekseni kaymadı mı dediniz?
Öyleyse parti kursun boyunun ölçüsünü alsın.
İddia ediyorum Kılıçdaroğlu hiç bir zaman Ecevit olamaz.
Halep oradaysa arşın burada*, denemesi bedava.
Açıklamalar:
*Halep oradaysa arşın burada: Adamın biri atıp tutuyomuş, ben Halep’te bin arşın uzağa atladım. Dinleyenlerden birisi demiş ki, burada da atla da görelim. Sallayan adam, burada olmaz ben Halep’te atlarım deyince, bizimki Halep oradaysa arşın burda, atlada görelim demez mi?
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN








