Köhne Bizans’ın Yıldız Burcunda Oturan Baykuş Özentileri – Melih Demirel Yazdı
“Melih Demirel, Büyük Ortadoğu Projesi’nin son kaleye sirayet ettiğini belirterek ‘Cumhuriyet ve Atatürk’ten tarafım, baykuş özentilerine karşı yürekli bir direnişten yanayım’ diyor.”

Coğrafyamızda uzun zamandır bir proje işliyor. Adını bilmeyen yok: Büyük Ortadoğu Projesi. Kimi bunu küçümseyip komplo der, kimi de gerçeğin ta kendisi olduğunu bilir. Bu plan, parça parça ilerliyor; toplum mühendisliğiyle, kurum dizaynıyla, siyasi oyunlarla. Yavaş ama derin, sessiz ama kalıcı. Ve ne acıdır ki, bu projenin en önemli ayağı bugün, son kaleye, kuruluşun ve kurtuluşun adresine sirayet etmiş durumda.
Çünkü orası, ihtiras ve kibre kurban edilip, birileri tarafından ince ince işlenerek dizayn edilmek isteniyor. Kurumsal hafızasını budamak, kökleriyle bağını koparmak. İçine yerleştirilen “baykuş özentileri” eliyle, bir zamanlar halkın umudunu taşıyan o çınar, planın bir parçası haline getirilmek isteniyor.
Oysa bu plana karşı yıllardır mücadele eden bir figür vardı. Herkesin sustuğu yerde konuşan, herkesin görmezden geldiği yerde gerçeği işaret eden… Bu ülkenin üzerine çöken o karanlık gölgeyi ifşa eden tek adamdı o. Defalarca uyarıldı, defalarca tehdit edildi, defalarca yalnız bırakıldı. Ama inadından hiç vazgeçmedi. Çünkü biliyordu: Bu planı bozmazsa, bu ülkenin yarını kalmayacaktı.
Bugün geldiğimiz noktada, tablo açık: Eğer o kararlı duruş yeniden sahneye çıkmazsa, bu planın çarkları dönmeye devam edecek. Yüz bir yıllık çınar, kendi içindeki özentilerin elinde, artık milletin değil dizaynın parçası haline getirilecek. İçerideki küçük hesaplar, kişisel ikballer, sahte dostluklar; hepsi büyük oyunun taşlarını yerine koyacak.
Köhne Bizans’ın yıldız burcunda oturan baykuş özentileri, geceyi aydınlatıyormuş gibi görünür ama aslında karanlığı büyütür. Onlar gözlerini emperyalist rüyaların doruğuna dikmişken, aşağıda halkın gerçeği boğulmaya devam eder.
Şimdi önümüzde tek soru var: Bu plana dur diyecek bir direniş tekrar doğacak mı? Yoksa her şey sessizce, adım adım ilerleyip yarınımız elimizden mi alınacak?
Tarih bize şunu gösteriyor: Bu topraklarda hiçbir ihanet sonsuza dek sürmedi. Ama aynı tarih, bir gerçeği daha fısıldıyor: Eğer o sahici direniş yeniden ortaya çıkmazsa, bu kez rotasız gemi savrulup batacak.
Hanımlar beyler…
Gün; yalanlardan arınma günüdür.
Gün; silkelenme ve ufka bakma günüdür.
Gün; dayatmalardan, haftada çift gün gösterimde olan ‘’tiyatrolardan’’ kafayı kaldırıp, gerçek olana : Yahu! Problemlerinize dönme günüdür…
İş işten geçmeden,
Yanlış doğruyu yutmadan,
Şafak karanlıktan kaçıp, güneş solmadan…
Not olsun tarihe, şahidi de sizler olun…
Ben Melih Demirel…
Bu zamana kadar doğru bildiğimi kağıda nakşetmekten hiç imtina etmedim. Korkunun esiri olup, yanlışa menfaatin gölgesinde destek olmadım. Elbette tarafsız değil, tarafım. Açık seçik tarafım. Hak hukuk ve adaletten, bilim ve aydınlıktan, zulme karşı mukavemetten, en önemlisi de; Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’ten tarafım. Bugün okuduğunuz bu satırlar, bu taraftan kağıda yansıyan samimi bir yurtseverin haykırışıdır. Köhne Bizans’ın yıldız burcunda oturan baykuş özentilerine karşı yürekli bir direniştir…
Şafağın söktüğü yerde, aydınlık günlerde buluşmak dileğiyle…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:








