Okullar açıldı, yaralar kapanmadı – Yusuf İpekli Yazdı

Yusuf İpekli, eğitimdeki sorunlardan ekonomik çöküşe kadar birçok krizi kaleme aldı. “Varsa da CHP, yoksa da CHP” diyerek siyasetin kısır döngüsünü eleştirdi.

Okullar açıldı, yaralar kapanmadı – Yusuf İpekli Yazdı
Yayınlama: 14.09.2025 15:32
A+
A-

8 Eylül 2025, Pazartesi.

Ülke, içi boş, alt yapısı gerçeklerden çok uzak, iftira dolu dedikodularla bile doldurulamayan, çerçevesi skandal denebilecek yalanlarla,  ifadelerle dolu cümlelerle çizilen güya yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma gibi yüz kızartıcı suçlamalarla düzenlenen operasyon ve davalarla meşgul edilmişken okullar açıldı.

Halk açken, vatandaş ayda bir kilo et yiyemezken, aile büyükleri torunlarına elli lira harçlık veremezken, yetmiş yaşındaki emekliler bile çalışma zorunda bırakılmışken, köylü çiftçiliği bırakıp traktörlerini satışa çıkarmışken, esnaf hızla kepenk indirirken, sektörünün dün en iyisi olan sanayi kuruluşları bugün üçer beşer iflas ederken, çek / senet / krediler ödenemezken, icra dosyalarında patlama yaşanırken, işsizlik önü alınmaz boyutlara ulaşmışken açıldı okullarımız.

Tüm kademelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1.2 milyon öğretmen, bu yıl açılması planlananlarla birlikte ülke genelinde 74 bin 538 okul ve 761 bin 416 derslikte bir araya geldi*.

Hayırlı uğurlu olsun. İçimden gelmeye gelmeye öğrencilerimize, öğretmenlerimize başarılar, velilerimize kolaylıklar diliyorum.

Neden içimden gelmeye gelmeye dedim? En sonda söylemem gereken lafı dolaştırmadan, eğip bükmeden en başta söyleyeyim mi?

Peki!

İyi ki, memlekette CHP var. Yandaş medya ve trolleri sayesinde iyi ki var dediğimiz CHP yüzünden açlık, işsizlik, eğitim,sağlık başta olmak üzere hiç bir sorun konuşulmuyor, tartışılmıyor.

Mevcut iktidar yatıp kalkıp CHP’ye dua etmeli.

Neden?

Çünkü CHP özellikle Atatürk sonrası halktan kopuk bir biçimde, kendi iç sorunlarıyla uğraşıp durduğundan, ayrıca “Küçük olsun benim olsun!” anlayışı halkın malum duruma gelmesine dayanak oluşturduğu için sağın can simidi oldu. Bu işlevini içindeki hizipler, şahsi hırs ve kin ile hareket edenler yüzünden sürdürüyor.

CHP‘nin ikinci başkanı Milli Şef İsmet İnönü döneminde de, Kıbrıs fatihi, efsane Karaoğlan Bülent Ecevit zamanında da; etek düşkünü, hizipçi, klik ve kronik muhalefet Deniz Baykal‘ın genel başkanlığı sırasında da; Erdal İnönü‘nün SODEP’i, Murat Karayalçın‘ın SHP’sinde de; Hikmet Çetin ve Altan Öymen‘in kısa süren liderliği esnasında da parti içi kargaşa ve kavgalar bitmedi. Kemal Kılıçdaroğlu dönemi ise skandallarıyla tarihin çöplüğündeki yerini çoktan aldı. Bu durum Demokrat Parti‘ye, Adalet Partisi‘ne, Milliyetçi Hareket Partisi‘ne, Doğru Yol ve Anavatan Partisi‘ne, Refah Partisi‘ne, Adalet ve Kalkınma Partisi‘ne hayat verdi, can suyu oldu.

Özellikle ABD‘nin ülkemizdeki doğal temsilcisi olan sağ partiler ne zaman iktidardan uzaklaşsa din ve CHP sayesinde ayakta kalmayı başardı.

Tıpkı günümüzde, gözümüzün önünde cereyan eden olaylar gibi…

Bakınız okullar açıldı. Binlerce sınıfta hala öğretmen yok, dersler boş geçiyor. Yaz boyu yan gelip yatan milli eğitim bakanı öğretmen atamalarını hala tamamlayamadı. Anlamıyorum neden haziran, temmuz aylarında öğretmen atama ve yer değişikliği tamamlanmaz. Neden MEB norm fazlası öğretmen icat eder. İzahı olmayan müfredat değişiklikleri, bilimsellikten uzak hazırlanan ders dağıtım çizelgeleri binlerce öğretmeni mağdur etti, on binlerce öğrenciyi öğretmensiz bıraktı. O arada galiba norm fazlası olmayan tek grup din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri. Bakınız öğretmen norm fazlası yapılmış haberi yok. Üstelik bu öğretmen resen başka okula atanmış haberi yok. Atandığı okul öğretmen bekliyor kimsenin umurunda değil. Öğretmen mağdur, okul mağdur, en önemlisi çocuk mağdur. Bunun yanında bu yılda onbinlerce ücretli öğretmen var, on binlerce joker öğretmen var.

Joker öğretmen matematik öğretmeninin, beden eğitimi, müzik, yabancı dil, sosyal bilgiler derslerine girmesi demek. Joker öğretmen branşı teknoloji ve tasarım olanların özel alt sınıflarda görevlendirilmesi demek. Joker öğretmendin kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin tüm branşlarda yeterli ve yetkin görülmesi demek.

Okullar açıldı ama hala on binlerce öğrenci herhangi bir orta öğretim kurumuna yerleşmeyi bekliyor. Okullar açıldı ama binlerce öğrenci hala alan seçimi yapamadı. Okullar açıldı ama okullarda hala tamir tadilat işleri devam ediyor. Okullar açıldı ama 21. asırda hala milyonlarca yoksul halk çocuğu okula aç gidip geliyor. Özel eğitim alanının başı boş, rehabilitasyon merkezlerinde çalışan emekli veya atanamayan öğretmenler yoksulluk sınırının altında sefalet ücretine mahkum durumda. Biri hariç sahte diplomalar konuşulmuyor bile. Özel okul ücretleri ödenemez boyuta ulaştı, hızla özel okullardan devlet okullarına geçişler söz konusu. Mazot yüzünden servis ücretleri tavan yaptı. Özel eğitim kurumları ve özel alt sınıflara MEB tarafından sağlanması gereken servislerin henüz ihalesi bile yapılmadı, o çok özel çocuklar malesef ders başı yapamadı. Ders kitaplarının bir kısmı hala basılmadı bile. Okul yöneticileri her gün üç dört sefer ders programı yapmak zorunda kaldığı için çıldırmış durumda.

Bu arada  bir zamanlar Hasanoğlan’da son teknoloji ile harıl harıl çalışan Milli Eğitim Basımevi vardı. Ne oldu? Neden yok oldu? Ders kitaplarını hangi özel şirketler, kaça basıyor? Buralara akıtan rantla kaç çocuğa kaç öğün kahvaltı verilebilirdi, yanıt verecek bir yetkili var mı, yok mu?

Şimdi haksızlık yapmayalım Milli Eğitim Bakanı yatmıyor. Onun işi laik eğitim sistemini ortadan kaldırmak için gece gündüz çalışmak.

İşte okulların açıldığı şu günlerde bütün bu sorunlar hiç kimsenin umurunda değil.

Varsa da CHP, yoksa da CHP. Varsa da kayyum, yoksa da kayyum. Varsa da dün vatan haini ilan ettikleri Kılıçdaroğlu, yoksa da bugün kahraman yaptıkları Kılıçdaroğlu. Varsa da haksız hukuksuz açılan soruşturmalar tutuklanmalar, yoksa da suçsuz günahsız insanların sorgusuz sualsiz dama atılması.

İktidara hazırlık anlamında plansız, programsız, kadrosuz çıkışlar yapması yüzünden güvenimi tam sağlayamamış olan Özgür Özel lider olma yönünde hızla ilerliyor.

Parti hiç olmadığı kadar iktidara yakın. Büyük bir hak, hukuk, adalet mücadelesi içinde. Halkın desteğini büyük oranda arkasına almış durumda. Her yeni güne yeni soruşturmalar, sabaha karşı baskınları, tutuklamaları ile uyanıyor. Malesef yerel yönetimlerde yer alan kadrolar idealist değil. Çekirdekten yetişme kimi kadrolar ise ne yazık ki çürük elma. Genel başkanlık yapmış kimi isimler yine ne yazık ki dava adamı çıkmadı. Gerçi Montesquieu da Voltaire de bu gerçeği görmüş olmalı ki, “İhanet, cinayetten daha ağır bir suçtur…” tezini ortaya koymuşlar.

Doğru okullar açıldı ama CHP sayesinde yaralar kapanmadı.

O halde yaşasın CHP, yaşasın mutlak iktidarın umut bağladığı mutlak butlancı sahte kadrolar.

Not: Bugün aslında hafta içi beş gün olan mesainin dört güne indirilmesi çalışmalarından yola çıkarak hafta sonu tatilinin cuma, cumartesi, pazar günü olarak düzenlenmesini, bu çalışmanın altında yatanın,

1) Resmi tatil günü olan pazarın cumartesi yapılması,

2) Cuma gününün tatil edilerek araplarla daha yakın ilişki içine girilmesini, bu sayede Atatürk’ün zaman ölçüleri kapsayan devrimlerinin hedef alındığını,

3) Çalışanların maaş ve sigortalarının dört gün üzerinden ödeneceğini,

4) Bütün bunlara Avrupa’da yer alan uygulamaların dayanak yapılmak istendiğini,

5) Bir süre sonra mesainin tekrar beş gün yapılarak resmi tatilin cuma olacağını,

6) Ancak maaş ve sigortaların dört gün üzerinden yapılan ayarlamaya göre devam ettirileceği,

7) Tartışmanın nabız yoklamak ve zamana oynamak için açıldığı gerçeğini yazacaktım.

CHP sayesinde olmadı.

Olsun halkımın dediği gibi, terazi var tartı var her şeyin bir vaktivar.

Açıklamalar

————–

* Veriler Milli Eğitim Bakanlığı‘nın resmi web sitesinden alınmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1964 yılında Ankara Kalecik doğdu. Sınıf öğretmeni, Türkçe bölümü mezunu, halen özel eğitim öğretmeni. Edebiyatla ilgileniyor. Eserleri 1.Çığlığa çağrı (Şiir) 2.Sensiz akşamların yorgun geceleri (Şiir) 3.Gökyüzüne kafa tutan sağanak (Şiir) 4.Okulumuz Avrupa'da (Gezi Yazıları) 5.Benekli Çocuk Şiirleri) 6.Bir Garip Gönül Hikayesi (Şiir) 7.Oba (Roman)